4 Ağustos 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - İnsanlığın distopya sevgisi

İnsanlığın distopya sevgisi

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
20 Eylül 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
İnsanlığın distopya sevgisi

İnsanlığın distopya sevgisi

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Aklınıza bitik bir dünya getirin. Zaman da şartların zorlandığı olumsuz, umutsuz bir gelecek olsun. Korkunç, baskıcı, iç karartıcı. Ütopya’nın tam tersi yani. İşte bu konsepte Distopya deniyor.

Böylesine karanlık bir konu olmasına rağmen yazarlar var ya, yıllardır bayılırlar bu konu üzerine romanlar yazmaya. İşe bakın ki biz de onları okumaya bayılırız. Bu işte bir gariplik var sanki, değil mi? Neden bile bile böylesine iç karartıcı kitaplar okuyoruz ki? Bir de bunların filmleri var. Hatta Fritz Lang‘in yönettiği, neredeyse yüz yıl önce çekilmiş, bilim-kurgunun sinemadaki ilk örneklerinden sayılan Metropolis filmi bile aslında distopik bir dünyayı ele alıyor. E biz bu filmleri de severek izliyoruz? Yoksa kendimize acı çektirmeyi seviyor muyuz? Sorulması gereken ve en net cevabı hak eden bir soru buydu.

Böylesine açık uçlu bir soruyla geldim karşınıza. Distopik romanları neden okuduğumuz konusunu birkaç başlık altında örnekler vererek şöyle bir inceleyelim diyorum. Yani mesela Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sında olup da aşk romanlarında olmayan neler varmış, biraz kafa yoralım isterim.

TOPLUMSAL BAKIŞ VE ELEŞTİRİ

Distopik romanların en belirgin özelliği toplumsal eleştiri yapmaları değil midir zaten? Hatta toplumsal eleştiri yapmak için belki de en iyi yol distopik bir roman yazmaktır çünkü yazar bazen gerçeği maskeleyerek bazense şartları durum ve yapıları dilediği kadar ekstrem kılarak anlatmak istediği şeyi çok daha etkileyici bir şekilde aktarabilir okuyucuya.

Dışarıdan baktığımızda masum görünen toplumların bile bir şekilde yozlaşmış olabileceğini, belki de hiç kimsenin yüzde yüz masum olamayacağını etkileyici, açıklayıcı ve bir o kadar açık bir şekilde anlatır. Böylece distopik romanlar, okurlara sosyal bilinç kazandırır. Bakış açıları ve düşünce yapılarında yeni pencereler açılır. Demem o ki etrafımızda olup biteni daha iyi, daha ince irdeleyebiliyorsak şüphesiz distopik eserlerin bunda payı çok fazla.

Bu yönüyle distopik romanlar bizi ayrıca korkutur. Zira yazarlar, gelecek hakkında yaptıkları yorumlarda pembe gözlüklerini takmamış olurlar, böylece anlattıkları şeyler her ne kadar karanlık ve şu anki halimizden olabildiğince uzak da olsa bize tek boynuzlu atların etrafta dolaştıkları kurgusal evrenlerden daha hayatın içerisinden gelir. Örnek olarak George Orwell’in 1984’ü diyorum, başka da bir şey demiyorum.

Alegori

Gerçekliği maskeler desek de elbette bütün romanlar belli bir durumun alegorisi olma zorunluluğu taşımaz. Tamamen sıfırdan kurgusal olarak yaratılan evrenler de mevcut, Alexandra Bracken’in Karanlık Zihinler serisi bunun en güzel örneği olabilir. Onları da farklı nedenlerden seviyoruz elbette fakat alegorik romanlara duyduğumuz sevgiyi de yok sayamayız.

Bu konuda Anthony Burgess‘in yazdığı Otomatik Portakal’ı örnek vermek istiyorum. Okuması gerçekten çok zordur ki sadece yazarın dilinden bahsetmiyorum, içerik olarak da çok ağır olayların art arda yaşandığı ve gerçekte görsek yüzüne bile bakmayacağımız türden bir baş karakteri içeren bir roman kendisi. Buna rağmen okuyoruz çünkü anlattığı şey aslında bizlere farklı bir bakış açısı gösteriyor kolay kolay karşılaşmadığımız bir açı “Bakın bu kötü karaktere insanlar nasıl eziyet ediyor,” değil.

İnsanlığın distopya sevgisi
İnsanlığın distopya sevgisi

Yazar o romanın içinde aslında insanların mükemmeliyetçiliğini eleştiriyor, otoritenin toplum üzerinde kurduğu baskıyı ve etik kavramını sorguluyor. Distopik olması da yazarın vermek istediği mesajı daha etkili bir şekilde vermesi için gereken ortamı sağlıyor. Böylece tüm koşullar uygun olunca ortaya farklı bir eser çıkıyor. Başkarakterin başından geçen travmatik olaylar bizi normalden daha çok etkiliyor çünkü. Böylece onun yaşadıklarını daha derinden sorgulamaya başlıyoruz. Bazı tatsız paralellikler kurmak ve dehşete düşmek de güzel ve farklı bir tat katıyor.

Özgür ve Güçlü Karakterler

Distopik romanlar içinde genelde bir otoriter boşluk veyahut çürümüşlük söz konusudur dersek çok da yanlış bir şey söylemiş olmayız. Bu da karakterlere kendi bağımsızlıklarını göstermek için bir fırsat verir. Yani karakterler, herhangi başka bir romanda otoriteye başvurarak çözecekleri sorunları tek başlarına veya çevresindekilerden yararlanarak onlarla beraber iş birliği ile çözmek zorunda kalırlar.

Hatta bazen baskı altında kalıp hızlı kararlar vermek zorunda kalırlar ve öyleyken bile içinde bulundukları durumdan en sağlıklı şekilde çıkabilmek için ne gerekiyorsa yapmak durumundalardır. Basit terimlerle: zeki ve pratik olmak zorundadırlar. Biz okurlar bayılırız buna çünkü karakterlerin aldıkları kararlar bize onlar hakkında çok fazla şey anlatır. Böylece karakter derinleşir, okurların kendilerini yerine koyabileceği üç boyutlu hale gelirler.

Otorite eksikliği bize karakterlerin sadece güçlü olduklarını değil, özlerinde nasıl insanlar olduklarını da söyler. Distopik romanlardaki başkarakterler, yaşadıkları toplumu iyileştirmek için çaba sarf ederler genelde, değil mi? Yani esasında otoritenin yapması gereken şeyleri, başkarakterler kendi başlarına yaparak olayı başka bir boyuta getirirler. Bu da olay örgüsünü etkilediği için okuyucu ile kitap arasında özel ve başka bir bağ kurmasına yol açar.

Belki de tüm bu yazılanların haricinde sadece yazarların karamsar tutumundan hoşlanıyoruzdur, bu bize kendimizi hatırlatıyordur. Kim bilir?

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Datça açıklarında 48 kaçak göçmen yakalandı

Sonraki Haber

TKKD: Kadınlar için şiddetsiz ve eşit bir dünya

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Yarın da avukat olmak istiyorum!
Yazarlar

Yarın da avukat olmak istiyorum!

1 Ağustos 2026
Ahlak ve davranış ilişkisi
Yazarlar

Ahlak ve davranış ilişkisi

1 Ağustos 2026
Sonraki Haber
TKKD: Kadınlar için şiddetsiz ve eşit bir dünya

TKKD: Kadınlar için şiddetsiz ve eşit bir dünya

En Güncel Haberler

YAŞ kararları açıklandı! 94 personel terfi etti, Hava Kuvvetleri Komutanı değişti
Öne Çıkan

YAŞ kararları açıklandı! 94 personel terfi etti, Hava Kuvvetleri Komutanı değişti

4 Ağustos 2026
Bennu Gerede serbest bırakıldı
Gündem

Bennu Gerede serbest bırakıldı 

4 Ağustos 2026
Bakan Kurum: Üniversiteler olmazsa COP31'de süreklilik sağlayamayız
Politika

Bakan Kurum: Üniversiteler olmazsa COP31’de süreklilik sağlayamayız

4 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Vücutlarında 1 kilo 392 gram metamfetamin taşıyan 4 şüpheli tutuklandı

4 Ağustos 2026
Yaşam

Gaziosmanpaşa’da metro durağında sigara tartışması kamerada

4 Ağustos 2026
Yaşam

Hükümlünün daksil talebine ‘örgütsel iletişim’ reddi

4 Ağustos 2026
Yaşam

Fahri müfettişin yazdırdığı ceza, delil olmadığı gerekçesiyle iptal edildi

4 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Devlet Bahçeli 'Çerçeve yasa' teklifini imzaladı

Devlet Bahçeli ‘Çerçeve yasa’ teklifini imzaladı

- Haberton
4 Ağustos 2026

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne imza...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir? Hafife almayın

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

YAŞ kararları açıklandı! 94 personel terfi etti, Hava Kuvvetleri Komutanı değişti

YAŞ kararları açıklandı! 94 personel terfi etti, Hava Kuvvetleri Komutanı değişti

4 Ağustos 2026
Bennu Gerede serbest bırakıldı

Bennu Gerede serbest bırakıldı 

4 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton