26 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Hayatta kalma şansı olanlar

Hayatta kalma şansı olanlar

Levent Civan Külahoğlu - Levent Civan Külahoğlu
19 Ocak 2022 - Güncellenme Tarihi 15 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Hayatta kalma şansı olanlar

Hayatta kalma şansı olanlar

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Savaşın pek bildiğidir en çok masumların canını yakmak. Bugün Suriye iç savaşında ailelerini kaybeden hayatta kalma şansı olan çocuklardan bahsedeceğim.

Geçmiş haftalarda Suriye sahasında gördüklerimi anlatmam, yaşamayanlar için anlaması güç bir durum. Dolayısıyla duygusal içeriklerden elimden geldiğince kaçınacağım ki olayın ehemmiyetinin ve ciddiyetinin farkına olabildiğince maneviyattan bağımsız şekilde yaklaşabilelim.

Ben UNICEF’in yalancısıyım, 2011 – 2020 yılları arasında Suriye’de 12.000 çocuk yaşamını yitirmiş. Pek tabi bu kadar sanmayın nitekim bu kaydı tutabilen kısmı. Bilmeseniz daha iyi ancak belki filmlerden şahit olmuşsunuzdur, tepeden düşen bombanın vücuttaki etkisine. Hele ki bahsi geçen minicik bir bedense. Hayatını kaybetmeyen şanslı kesime gelelim; 1 Haziran 2021 yılı itibariyle yani bugünden yaklaşık 8 ay öncesine kadar tahmini 110.000 ölen insan var. Kimi kaynaklar bu sayıyı 400.000’in üzerinde gösteriyor ki aradaki uçurumun sebebini düşen bombaların bedene verdiği zarar ölçüsünde değerlendirebilirsiniz.

Hayatta kalma şansı olanlar- Çileğin Tadını Öğreniyor – Görselin tüm hakları Levent Civan KÜLAHOĞLU’na aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Konumuz; çoğunlukla babası bazen de annesi şehit olan minikler. Bu arkadaşlar, genelde anneleriyle birlikte çadır topluluklarında (kent demeyeceğim çok organize düşünülüyor) sosyal yaşamdan tamamen izole yaşamaya çalışıyorlar. Peki bu ne demek ? Şöyle anlatayım; baktığınız her yerin çamur kaplı olduğunu, ayaklarınızda ayakkabı varsa şanslı olduğunuzu ve havanında buz gibi olduğunu öncelikle hayal edelim.

Sonrasında bu görsele bir de yer yer su birikintileri yerleştirelim ki böylece koşmamız, oyunlar oynamamız dolayısıyla bir çocuğun akla gelen yapabileceği hemen her aktiviteyi yok edelim. Gün boyunca yapabilecekleriniz; soğuktan korunarak hayatta kalmak (haftalık 100 kişilik yerleşimlerde ortalama 5 çocuk donarak ölüyor), varsa yemeğiniz afiyet olsun ve havaların ısınmasını beklemek. Kardeşlerinizle araç gerektirmeden oyunlar üretebilirsiniz aslında yada çamur deryalarında zıplayıp, koşturup belki saklanıp (saklambaç) enerjinizi atmayı deneyebilirsiniz. Çünkü başka şansınız yok !

Görselin tüm hakları Levent Civan KÜLAHOĞLU’na aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Şimdi bu durum çadırda yaşayan yetim minikler için. İdlib’in güvenli bölgesine (hiç güvenli değil aslında patlama sesleri duyuluyor) doğru ilerlediğimizde biraz daha topluma karışmış çocuklar görmek mümkün. Burada sıkıntı ne biliyor musunuz ? Bu çocukların bazılarını savaşa dahil ediyorlar yani basit manada ellerine silahı tutuşturuyorlar.

Aslında bu kesim biraz daha yaşı büyükler için geçerli yani en azından silahı taşıyabilmesi gerekir öyle değil mi ? Zaten anladığım kadarıyla Birleşmiş Milletler’e göre çocuk olma yaş sınırı 18 ancak bu durum Suriye’de 13 civarı. Heh gelelim Levent neden 13 dedi ? Bunun temelinde ne yatıyor. Hemen anlatıyorum; ilgili bölgede bir devlet yönetimi bulunmuyor. Dolayısıyla yönetim Heyetu Tahriru’ş Şam denen bir örgütün elinde. (Ek. Devlet olmanın şartlarına bakılabilir ne alaka o zaman diyen arkadaşlarım için) Dolayısıyla bir düzen var diyemeyiz rahatlıkla her yer karman çorman deriz.

Trafik serbest, akıllı olanlar sağdan gidip soldan gelirken geri kalanlar tamamen özgür. Her an arabanın altında kalabilirsiniz. Burada yakaladığım bir şey var hemen oracıkta araştırdım anlatacağım. Yollarda bulunan kasisler aşırı yüksek. Nasıl diyelim, şöyle düşünün yüksekliği aşırı yüksek ve genişliği çok dar. Biraz İskandinav ülkelerine bakılacak olursa bu kasisler yüksek değil ancak geniş olur.

Detaydan birlikte çıkaracağımız sonuca bakın şimdi; toplumsal ahlaki değerleri yüksek olan ve etik kuramları benimsemiş ülkelerde kasis pek fazla kullanılmaz. Oralardaki insanlar bilinçli olarak belli başlı uyarıları “görür” ve uygular. Dolayısıyla fiziksel bir önleme gerek kalmaz. Bu durumun tersi ülkelerde ise insanların ilgili karakteristik özellikleri gelişmemiş olduğundan mecburen fiziksel önlemler alarak işi insanlara bırakmazmış kural koyucular. Bunu ülkenin tamamı olarak düşünmeyelim nitekim belli başlı şehirlerde, şehirlerin dahi mahalle ve sokaklarında bu durum farklılıklar göstermektedir. Bu kuralı eğer bana inanmıyorsanız gözlemleyerek test edebilirsiniz.

Şimdi gelelim Suriye’nin kasislerine! Bakın nereden ne çıkacak.

Yerli bireylerin bu durumu açıklama yöntemi şu; Suriye İç Savaş’ı sebebiyle muhaliflerin son kalesi olan İdlib, mevcudiyet bakımından aşırı derecede fazla çocuk barındırıyor. Bu oransal olarak çünkü babaları çoğunun yok. Henüz yukarılarda bahsettiğim çocukların oyun alanının olmamasıyla benim meşhur kasis örneğim birleştiğinde, dediklerine göre her sokaktan çocuk fırlama ihtimali varmış. Yahu saçmalık bu! gayet denebilir ancak realite bu. Sokak ve caddelerde tamamen kargaşa hakim, çocukların oyun alanları bu sokak ve caddeler.

Velhasıl kelam, trafikte ölen çocuk sayısı hayli fazla. Arkadaşlarda çözüm olarak kasisleri yükseltmekte bulmuşlar. Park yapsanıza ! Yapmışlar yapmışlar da bakım yapacak belediye yok ki. Oralar da tehlikeli demir yığınlarına dönüşmüş. Bu konuyu bu denli uzun uzun anlatmamın sebebi ufaktan gözünüzün önüne şehirdeki yaşamın resmini çizdirebilmek.

Parklardan Kastettiğim – Görselin tüm hakları Levent Civan KÜLAHOĞLU’na aittir. İzinsiz kullanılamaz.

En zor kısma geldik, “kız çocuklar”. Yukarıda bahsettiğim örgüt yumuşak, korkutmadan bir şeriat yönetimini (yok böyle bir yönetim şekli ben söyledim) topluma entegre ederek alıştırmaya çalışıyor. Bunu kız çocukları üzerinde nasıl yaptığından biraz bahsedeyim sizleri sıkmadan. Şimdi öncelikle 13 yaşından küçük bir kız çocuğuysanız önerilen dini olarak kapanmanız. Arkadaşlarınızla birlikte çok bağırmadan oyunlar oynayabilir, belki özel günlerde danslar edebilirsiniz (abartmadan ve alçak sesle). Sonrasında 13 yaşınıza geldiğinizde kapanmak zorundasınız. Bu duruma ek olarak artık sizlerin oyun oynamak, topluma karışmak, arkadaşlarınızla (akrabanız, komşunuz değilse) görüşmeniz pek hoş değil. Yalnız kalmalısınız ki, muhtaç kalasınız. Muhtaç kalasınız ki… Evlenesiniz.

Görselin tüm hakları Levent Civan KÜLAHOĞLU’na aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Minik bir anı : Arkadaşlarımla birlikte İdlib’de bir yetim kampına gittik. Bu kampa girdiğimizde bize çok tatlı bir karşılama töreni hazırlamışlardı. Minik kız çocukları danslar etti bizde izledik. Sonrasında kendilerine balon şişirmek suretiyle oyunlar oynamaya başladık. Balonu havaya atınca bilirsiniz rüzgarın yönüne doğru gider. Sevgili okurlarım, çizgi çekmişler ! (Uluslararası İlişkilerciler bilir; Güvenlikleştirme) Çizginin bu tarafına biraz büyük (13 yaş üzeri) kızların geçmesi yasak. Yahu balon kaçıyor o tarafa patlatıyorlar balonları veya tekrar içeri atıyorlar. Dayanamayıp oyun oynamak isteyen kızları da bağırarak çizginin arkasına itiyorlar. Acımasızca öyle değil mi ?

Görselin tüm hakları Levent Civan KÜLAHOĞLU’na aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Sonlara yaklaşırken, ilerleyen yıllarda bu örneklerin daha vahimleriyle karşılaşacağımızın sinyallerini de işittik. Onu da açıklayayım hadi sizlere. Alakalı yönetim yetim kamplarını kapatıyor. Bunun sebebi olarak ise buralarda yaşayan insanların topluma uyum ve entegrelerinin sağlanması. Ne güzel fikir ! Hayır efendim maalesef değil. Nitekim orada kalarak hayatta kalabilen binlerce çocuk var. Ne olacak bu çocuklar ? İyi ihtimalle çadır bulacaklar. Kötü ihtimalle ? Erkekler çocuk asker olacak. Kızlar mı ? Evlenecekler efendim. Muhtemelen bu zorla olacak. Tecavüz ? Zorla alıkoyma ? Bazen de satılacaklar. Nasıl ? Tüyleri diken diken eden bir senaryo değil mi ? Ancak bu bir film senaryosu değil tamamen gerçek !

Savaş 11 yaşında. Yani 13 yaşında bir çocuk 2 yaşından beri bu savaşı tadıyor. Bu ne demek ? Şu demek; dünyayı yaşadığı bu iğrençlikten ibaret sanıyor. Zaten özellikle çocukları gerçekleri görmesinler diye toplumdan olabildiğine izole büyütmeye çalışıyorlar ki ilerde isyan bayrağını çekmesinler dünyanın aslında öyle bir yer olmadığını görüp. Sıcak evimde yazıyorum bunları aslına bakılırsa gerçek dünya orasıdır bilemiyorum buna siz karar verin hadi. Ya arkadaşıma zorla tülbent taktırdılar kızlar görüp açık da yaşanabileceklerini öğrenmesinler diye. Ucundan çıkan saçı görüp böyle durabilir misin, kızmıyorlar mı ? diye soruyor yavrucak.

Sonuç olarak, sadece çok zor ve çok kötü. Acımak değil bu. Bize göstermiyorlar, öğretmiyorlar. Hep teorik yaklaşıyorlar şu ülke şunu yaptı bu ülke bunu yaptı. Yahu insanlar işte bu halde o yapılanlardan dolayı. Birileri de çıkıp yazsın göstersin değil mi ? Yapamazlar efendim, giremezler oralara kolay kolay maalesef. Siz kardeşinize bakmayın sahip olduğum iş vasıtasıyla dahil olabildim sınır ötesine.

Şimdi yazımızın sonuna geldik, umuyorum böylesi bir durumu sizleri çok sıkmadan anlatmayı becerebilmişimdir. Gerçekten okuyanlarıma şükran duyuyorum, teşekkür ederim. Bu mecra benim için çok değerli nitekim konuşmayı pek sevmem.

Kendinize çok dikkat edin. Anlattıklarımdan ağır değilse yaşadıklarınız güler yüzünüzden tasarruf etmemeyi öneriyorum.

Kalın sağlıcakla.

Etiketler: Suriye
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Neden dans ederiz?

Sonraki Haber

Adana’da 3.8 büyüklüğünde deprem

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Çalışmaları programında Yüksek Lisans yapıyor. Ek olarak DTM projesi kapsamında 1.5 senelik Birleşmiş Milletler / Uluslararası Göç Kuruluşu çalışma deneyimi bulunuyor. Yüksek Lisans tez konusu göç üzerine olup göçmen kadın hakları ile ilgili çalışma içerisinde.

İlgili Haberler

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Türkiye'de Vali, Libya'da Başbakan: Sadullah Koloğlu
Yazarlar

Türkiye’de Vali, Libya’da Başbakan: Sadullah Koloğlu

24 Haziran 2026
Yemişim tramvayı
Yazarlar

Yemişim tramvayı

23 Haziran 2026
Sonraki Haber
Adana'da 3.8 büyüklüğünde deprem

Adana'da 3.8 büyüklüğünde deprem

En Güncel Haberler

Ucuz Ama Şık Giyinmenin 8 Etkili Yolu
Moda ve Kadın

Ucuz Ama Şık Giyinmenin 8 Etkili Yolu

26 Haziran 2026
Fatih’te 5 katlı iş hanında yangın: 1 yaralı
Yerel Haberler

Fatih’te 5 katlı iş hanında yangın: 1 yaralı

26 Haziran 2026
Her Kadının Dolabında Mutlaka Olması Gereken Zamansız Parçalar
Moda ve Kadın

Her Kadının Dolabında Mutlaka Olması Gereken Zamansız Parçalar

26 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada’da Darlington Nükleer Tesisi’ni ziyaret etti

26 Haziran 2026
Yaşam

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

26 Haziran 2026
Yaşam

Iğdır’da Kerbela şehitleri anıldı

25 Haziran 2026
Yaşam

Meslek lisesi, elektriğini güneşten karşılıyor

25 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada'da Darlington Nükleer Tesisi'ni ziyaret etti

Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada’da Darlington Nükleer Tesisi’ni ziyaret etti

- Haberton
26 Haziran 2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada'da Darlington Nükleer Tesisi'ni ziyaret etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada...

Dil öğrenirken yapılan en büyük hatalar

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahtesi nasıl ayırt edilir?

Gece sık sık uyanmak hangi hastalığın habercisi olabilir?

Market fiyatları neden sürekli artıyor? Uzmanlar perde arkasını anlattı

Güncel Haber

Ucuz Ama Şık Giyinmenin 8 Etkili Yolu

Ucuz Ama Şık Giyinmenin 8 Etkili Yolu

26 Haziran 2026
Fatih’te 5 katlı iş hanında yangın: 1 yaralı

Fatih’te 5 katlı iş hanında yangın: 1 yaralı

26 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton