Bazı sabahlar uyanmak zor gelir. Perde aralığından sızan ışık bile ağır gelir gözlerine. Bazen bir cümle, bir bakış, bir sessizlik delip geçer insanın kalbini.
Hayatın kırılgan olduğu zamanlarda, biz de onunla birlikte çatırdarız. İşte tam da bu anlarda hatırlarız: İnsan sadece güçlü değil, esnek de olmak zorundadır.
Esneklik Güçtür, Ama Başka Türlüsünden
Danışanlarımdan biri şöyle demişti:
“Kırıldım sanıyordum, meğer sadece bükülmüşüm.”
İşte bu farkı anlamak, insanı yaşama geri döndüren şeydir.
Ruhsal esneklik, acıya rağmen yolunu bulabilmektir. Yeniden sevebilmek, tekrar güvenmeyi seçebilmek, her şeye rağmen “yine de” diyebilmektir. Bazen ağlayarak, bazen susarak… Ama mutlaka içinden geçerek.
“Benim de Canım Yandı” Diyebilmek
Psikoterapi odalarında çoğu zaman söylenmemiş cümlelerle karşılaşırım.
“Güçlü olmak zorundaydım.”
“Ona bir şey belli etmedim.”
“Ağlamak zayıflıktı.”
Oysa güçlü olmak her şeyi taşıyabilmek değil, taşıyamadığını fark ettiğinde yardım isteyebilmektir. Ve yardım istemek, esnekliğin en yüce halidir: insan olmayı kabul etmek.
Hayat Değişir, Biz de Değişiriz
Bazen eşimizi kaybederiz, bazen bir arkadaşımızı, bazen hayalini kurduğumuz geleceği. Kaybettiğimiz her şeyde biraz eksilir, sonra zamanla başka yerlerden çoğalırız. Psikoterapi, bu eksilmeleri anlamlandırmak ve yeniden çoğalmak için bir köprüdür.
Değişen hayat karşısında dimdik durmak zorunda değiliz. Eğilmek, durmak, beklemek ve sonra yeniden yürümek… Bu da bir cesaret biçimidir.
Esnek Olmak Ne Demek?
Esnek olmak, şunları fısıldayabilmektir kendine:
“Bu da geçecek, ama canım yandığında yanımda olacağım.”
“Kontrol edemediklerim kadar, tepki biçimim de önemli.”
“Her şeyi çözemem ama anlamaya niyet edebilirim.”
“Yeniden başlayabilirim. Bu defa daha yavaş, daha farkında.”
Psikoterapi bize bu cümleleri kurmayı öğretir. Kendimize sarılmayı, geçmişle barışmayı, geleceğe daha yumuşak bir gözle bakabilmeyi…
Hayat hep planladığımız gibi gitmez. Bazen kayıplar olur, bazen kırıklar. Ama unutma, en sağlam ağaçlar rüzgârda esneyebilenlerdir. Eğilmek, kırılmak değildir. Bükülmek, vazgeçmek değildir. Esnek olmak, hayata “ben buradayım” demenin en zarif halidir.
Ve unutma: Ruhun da zaman zaman esnemeye, dinlenmeye, şekil değiştirmeye hakkı vardır.
Çünkü sen insansın. Çünkü sen canlısın. Çünkü sen değerlisin.













