16 Mayıs 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Ekonomi, sanayi ve kalkınmada çözümler-2

Ekonomi, sanayi ve kalkınmada çözümler-2

Yiğit Köymen - Yiğit Köymen
30 Ağustos 2020 - Güncellenme Tarihi 18 Ağustos 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Ekonomi, sanayi ve kalkınmada çözümler-2 Uzun sürecek yazı serimde ki çözümler bana ait olup yılların emeğidir. Amacım sadece dikkate alınması ve uygulanmasıdır. Kaldığımız yerden devam edelim.

Ekonomi, sanayi ve kalkınmada çözümler-2 Uzun sürecek yazı serimde ki çözümler bana ait olup yılların emeğidir. Amacım sadece dikkate alınması ve uygulanmasıdır. Kaldığımız yerden devam edelim.

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Ekonomi, sanayi ve kalkınmada çözümler-2 Uzun sürecek yazı serimde ki çözümler bana ait olup yılların emeğidir. Amacım sadece dikkate alınması ve uygulanmasıdır. Kaldığımız yerden devam edelim.

Türkiye’de başlamış olan sanayileşme sürecinin tamamlanmasına öncelik verilmelidir. Geleceğin uzay çağının madenlerinin önemli bir kesiminin Türk topraklarında bulunması nedeniyle, ETİ işletmeleri gibi stratejik öneme haiz  madenlere el koyan yabancı tekeller veya yerli işbirlikçilerin önleri kesilmelidir. Küresel şirketler piyasa üzerinden ulus devletleri yıkmak üzere saldırıya geçerken, Türk ulus devletinin varlığını sürdürebilmesi için yeniden ulusal ekonomisini Ankara merkezli olarak yöneteceği, yeni bir ekonomi düzen bir an önce kurulmalıdır.

İstihdamın artırılması için, öncelikle büyüme beklenen sektörler değerlendirilmeli ve beceri ihtiyacı olan alanların tespiti yapılması (örneğin sektörel ve küresel talepler üzerine araştırma ve değer zinciri analizleri) gerçekleştirilmeli ve ikinci olarak eğitim programlarının buna uygun şekle getirilmesi maksadıyla mesleki eğitim kurumları güncellenerek kapasiteleri artırılmalıdır.

İthalatın disiplin altına alınması en önemli gereklilikler arasında bulunmaktadır. Ülkemiz de imal edilmesi daha ekonomik olan ara mallar veya işlenmiş her türlü ürünün, yerli sanayici tarafından üretilmesine önem verilmelidir. Çünkü kurlardaki her ani yükseliş, ara malı ithalatının toplam ithalat içindeki payı % 70’lere varan bir ekonomiye sahip ülkemiz de yüksek cari açıklara sebebiyet vermektedir. İmalat sanayinde maliyetler artmakta, sonrasında da fiyatlar yükselmektedir. Bu nedenle, özellikle ithal edilen ara mallara bağlılığı önlemek adına imalat sanayinde belirli sektörlere imtiyazlar tanınmalıdır.

Mevcut küresel koşullarda, ülkemizin mukayeseli avantajları ve faktör fiyatları değiştiği gibi global ham madde ve ara malların fiyatları ile birlikte (ekonomik kriz nedeniyle) ihracat pazarlarımızın da değişmesi muhtemeldir. Bu nedenle, yeni ihracat pazarları bulma ve ihracatta avantajlı konuma geçmek adına ihracata dayalı sektörlerde, yüksek ücretlerin düşmesi gibi girdilere yönelik çeşitli sübvansiyonlar getirilmelidir.

Özelleştirme uygulamalarında tek önemli kriter fiyat olmamalı, fiyat tekliflerinden önce talip olan kuruma ve ekibine, ödeme şartlarına, yatırım imkanlarına, yönetim yapısına, ihaleye giren şirket ve kuruluşların o güne kadar ki faaliyetlerinde mevzuata, hukuk kurallarına uygun hareket edip etmediklerine v.b hususlara bakılmalıdır. Aynı hususlar, özelleştirme dışı büyük devlet ihalelerinde de uygulanmalıdır.

Özelleştiren kuruluşlarda, özelleştirme sonrası, teknolojik yatırım yapılmış mı, istihdam durumunda ne gibi değişikler olmuş, vergi öncesi kar ve ödenen vergi mukayeseleri, ar&ge ye önem verilmiş mi gibi bazı kriterler geçmiş 10 yıla dönük olarak analiz edilmelidir. Analizler sonucu negatif değerlendirmeye tabii olan kuruluşlar ya devletleştirilecek veya başka bir özel gruba değeri üzerinden satılması sağlanmalıdır. Diğer özelleştirmelerde bu mantıkla yapılmalıdır.

Yeni yapılacak özelleştirmelerde, rekabetçi ortamın oluşturulmasına, tüketici haklarının korunmasına, yeni tekellerin oluşturulmamasına (süt ve süt ürünlerinde ya da çimento sektöründe olduğu gibi) özen gösterilmelidir. Dahası, özelleştirme gelirlerinin bütçeye faiz ödemelerine kullanılmak üzere gelir kaydedilmesi yerine “iş ve ücret güvencesi” ile yeniden yapılanma fonlarında toplanmalı, “yıllık gelir taahhüdü” yöntemi uygulanmalı, hisse satışlarında öncelik çalışanlara, sektörle doğrudan ilgili üreticilere ve kooperatiflere uygun koşullarda devrine öncelik tanınmalıdır.

Hatta, özellikle tarıma dayalı sektörlerde, o ürünün üretimini yapan üretici kooperatiflerinin, üretim tesislerinde % 50’den az olmamak kaydı ile çoğunluk hisseleri edinmeleri sağlanmalı ve bu hisseler hiçbir koşulda özel sektöre devredilmemelidir.

Özelleştirme süreçleri kurumsallaştırılmalı, politik amaçlar için olmayan kurallara bağlanmalıdır. Gerektiği durumlarda ilk aşamada kurum çalışanlarına satış yapılması, üst kullanım hakkının verilmesi, borsada talep toplama sonrası belirli fiyat aralığına göre satış veya mülkiyet hakkının devri yerine farklı metotlara öncelik verilmelidir.

Büyümenin sürdürülebilmesi için yeni mukayeseli avantajlarımıza uygun bir sanayileşme stratejisinin kabulü ve teşviki ile ihracatta yeni pazarlara yönelinmelidir.

Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) uygulamalarını düzenleyen çerçeve bir mevzuat çıkartılmalıdır. KÖİ modelinin, faydalanıcıların yaptığı ödemelerle kendini finanse eden projelerle sınırlı tutulması esas olmalıdır. KÖİ projelerinin fizibilite çalışmalarına paydaşların katılımını, ihalelerde eşitliği, şeffaflığı, rekabetin arttırılmasını ve bu projelerin bağımsız denetime tabi tutulmasını sağlanmalıdır. Yap-İşlet-Devret (YİD) ile yapılan tüm projeler gözden geçirilmeli, haksız menfaat sağlayan projeler tespit edilip, yerli ve yabancı işbirlikçilerinden hesap sorulmalı ve sözleşmeler yeniden gözden geçirilmelidir.

Bölgesel eşitsizlik, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olup, bu sorun hem gelecekteki iktisadi gelişmeler için bir darboğaz oluşturmakta, hem de sosyal sorunlara kaynaklık etmektedir. Toplumsal yaşam farkı, Atatürk devrimlerinin sonuçlarının bu bölgelerde 100 yıldır etkisiz kalması, bilimsel laik eğitiminin buralarda tam olarak etkin olamaması asıl sorundur.

Sosyo-ekonomik  gelişmişlik  düzeyi bakımından ayrıca bölgelerin kendi içinde de göreli olarak gelişmiş ve az gelişmiş kısımları bulunmaktadır. Ülke  içindeki  bu  gelişmişlik farkları pek çok sosyal ve ekonomik soruna  ve partilerin siyasal propaganda arasındaki farklılıklara ve dini siyasete alet etmelerine neden  olmaktadır. Gelişmişliğin tarihsel açılımına baktığımızda: Osmanlı Devleti döneminde birinci ve ikinci sanayi devriminin ıskalanması ile geri kalmanın ilk adımının da atıldığını, özelikle eğitim, bilim, sanat, kentleşme, ticaret, üretim v.b alanlarda çok geri kalmamız ile birlikte her alanda bağnazlığın hüküm sürmesini en büyük etken olarak saymalıyız.

Daha sonra özellikle, Avrupa’nın hammadde temin etmek için liman kentlerini kullanmaya başlaması ile ülkemizde bölgelerarası gelişmişlik farklılıkları çok daha belirgin hale gelmeye başlamıştır. Yani, bölgeler arasında gelişmişlik farklarının ortaya çıkmasının o yıllardaki en büyük nedenleri arasında ticaret yolları bulunmaktadır. Liman şehirleri ticaret bakımından gelişmişlik gösterirken limanı olmayan diğer şehirlerin gelişmişlikte geri kaldığı görülmektedir. Öte yandan, tarihi olarak sermayenin ve emeğin tek yanlı ve dengesiz olarak belli bölgelerde yoğunlaşması da bir diğer etkendir.

17. yüzyıldan itibaren gelişmiş  ülkelerin  hammadde sağlamaya yönelik kısmi ticari entegrasyon faktörü ile bazı batı ve güney illerin de odaklanan ekonomik gelişmeler Doğu, Güneydoğu, Karadeniz ve İç  Anadolu  bölgeleri aleyhine farklılıkların belirginleşmeye başlamasına neden olmuştur.

Ülkemizde az  gelişmiş  bölgelerin  temel  özelliklerine baktığımızda ise; faktör verimliliğinin zayıflığını, faktör dağılımının bozukluğu, altyapı yatırımları yetersizliğini, doğal çevrenin gelişmeye imkan vermemesini, gelir  dağılımının  düzensiz  olması  ve nüfusun  dışarıya  göçlerini hızlandırmasını, bilim adamlarının sayılarının azlığını, kullanılan teknolojinin basit ve gelişmemiş olduğunu, nüfusun beslenme düzeyinin düşük ve artış oranının ise yüksek olduğunu, eğitim ve sağlık düzeylerinin düşüklüğünü, ekonomik yapının tarıma dayalı olduğunu, ayrıca halkın çoğunluğunun  tarımsal  kesimde  çalışmasına  rağmen, bu kesimin yarattığı katma değer artış hızının oldukça küçük olduğunu görmekteyiz.

Buna karşılık, gelişmiş bölgelerimizde ise; üretim faktörlerinin verimliliği yüksektir, faktör dağılımında aşırı dengesizlik yoktur veya azdır, altyapı yatırımları yeterlidir, doğal çevre gelişmeye elverişlidir, bölgede gelir dağılımı düzenlidir ve sürekli ucuz işgücü bakımından dışarıdan göç alır, tasarruflara bağlı olarak yatırımların da yüksek olduğunu görürüz. Türkiye’de bölgelerarası eşitsizliğin durumunu ortaya çıkaran göstergeler ise:

1. Kişi başına banka mevduat oranları,

2. Öğrenci-öğretmen oranları,

3. Ortaöğretimde okullaşma oranları,

4. Hekim başına düşen nüfus miktarları,

5. Kişi başına elektrik tüketimi,

6. Kırsal yerleşimlerde asfalt karayolu oranları,

7. Kişi başına düşen katma değer miktarları,

8. İnsani gelişmişlik endeksi,

9. Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla miktarları,

10. Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerindeki istihdam oranlarıdır. Devam edecek..

Etiketler: Ekonomi
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Türk savaş gemilerinin Kaş’taki bekleyişi sürüyor

Sonraki Haber

Enner Valencia takımla birlikte ilk antrenmanına çıktı

Yiğit Köymen

Yiğit Köymen

Goldensheaf hayvancılık ve yem sanayi. Dış ticaret ve finanstan sorumlu CFO görevini yürüten, Dr. Capital Management Holding (Stutgart-Almanya) Türkiye Temsilciliği yapan, Dış Ekonomik İlişkiler, Terör, Organize Suçlar, E-devlet üzerinde çeşitli çalışmaları olan yazarımız.

İlgili Haberler

Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Ruhsuz kalabalıklar
Yazarlar

Ruhsuz kalabalıklar

13 Mayıs 2026
Yazarlar

Ya sevdiğini al ya da aldığını sev!

11 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Enner Valencia, ilk antrenmanına çıktı

Enner Valencia takımla birlikte ilk antrenmanına çıktı

En Güncel Haberler

'Sahte araç kiralama' dolandırıcılığında 44 tutuklama
Yerel Haberler

‘Sahte araç kiralama’ dolandırıcılığında 44 tutuklama

16 Mayıs 2026
Yüksekova'da işçileri taşıyan minibüs, uçuruma yuvarlandı; 1 ölü, 7 yaralı
Gündem

Yüksekova’da işçileri taşıyan minibüs, uçuruma yuvarlandı; 1 ölü, 7 yaralı

16 Mayıs 2026
Hindistan'da şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle 111 kişi hayatını kaybetti
Dış Haberler

Hindistan’da şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle 111 kişi hayatını kaybetti

16 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Hava ısındı, Konyaaltı Sahili’nde yoğunluk oluştu

16 Mayıs 2026
Yaşam

Geçen yıl kuruyan Sülüklü Göl, son yağışlarla yeniden doldu

16 Mayıs 2026
Yaşam

Yaralı bulunan ebabiller tedavi edilip doğaya salındı

16 Mayıs 2026
Yaşam

Göçük altında kalıp yatağa mahkum olan maden işçisinden fizik tedavisi için yardım talebi

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

SunExpress uçağındaki bomba ihbarı asılsız çıktı

- Haberton
16 Mayıs 2026

SunExpress Havayolları’nın Bristol-Antalya seferini yapan uçağında bomba ihbarı yapıldı. Uçak, kalkıştan kısa süre sonra yapılan ihbar nedeniyle Londra Stansted Havalimanı’na...

Yoga spor kadar etkili mi? Uzmanlara göre etkisi sanıldığından daha büyük olabilir

Misafir sofraları için uyumlu menü önerileri

Borsada nasıl para kazanılır? Uzmanlar en kritik hatayı açıkladı

Çocuklarda kekemelik neden olur? Uzmanlara göre erken fark etmek büyük önem taşıyor

Güncel Haber

Hava ısındı, Konyaaltı Sahili'nde yoğunluk oluştu

Hava ısındı, Konyaaltı Sahili’nde yoğunluk oluştu

16 Mayıs 2026
'Sahte araç kiralama' dolandırıcılığında 44 tutuklama

‘Sahte araç kiralama’ dolandırıcılığında 44 tutuklama

16 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton