Bir çocuğun elini tutan anne babanın aslında görünmeyen bir yük taşıdığını çoğu zaman fark etmeyiz.
O yük; sadece çocuğun çantasını hazırlamak, yemeğini yapmak ya da okul ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Asıl yük, çocuğun kalbine iyi bir iz bırakabilme sorumluluğudur.
Bir anne gece çocuğunun üzerini örterken sadece battaniyeyi düzeltmez; onun geleceğine dair hayallerini de örter. Bir baba çocuğunun ayakkabısını bağlarken sadece bir bağı değil, güven duygusunu da güçlendirir.
Fakat ebeveynlik yolculuğunda kimsenin konuşmadığı bir gerçek vardır: Anne babalar da büyürken öğrenir. Çünkü çocuk dünyaya geldiğinde sadece bir çocuk doğmaz; aynı zamanda bir anne, bir baba ve yepyeni bir öğrenme süreci başlar.
Çocuk ağladığında bazen sakin kalmayı öğreniriz.
Çocuk hata yaptığında bazen kendi çocukluğumuzla yüzleşiriz.
Çocuk bizi zorladığında aslında sabrımızın sınırlarını keşfederiz.
Çocuk gelişimi alanında gördüğüm en önemli şeylerden biri şu; Çocukların ihtiyaçları kadar ebeveynlerin de anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Çünkü desteklenen bir ebeveyn, çocuğuna daha güvenli bir dünya kurabilir.
Belki de ebeveynlere sormamız gereken soru “Çocuğum bugün ne yaptı?” değil, “Bugün çocuğumun kalbine nasıl dokundum?” olmalıdır.
Çünkü çocuklar bizim söylediklerimizi zamanla unutabilir; fakat yanında hissettikleri duyguyu uzun yıllar taşırlar.











