15 Eylül 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Doksanlarda çocuk olmak

Doksanlarda çocuk olmak

Ömer Kırlı - Ömer Kırlı
26 Eylül 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Doksanlarda çocuk olmak

Doksanlarda çocuk olmak

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Doksanlarda çocuk olmak, hayatın en masum ve neşeli dönemlerinden birini yaşamak demekti.

O yıllar, sokaklarda arkadaşlarla geçirilen saatler, hayal gücünün sınırsız olduğu oyun alanları ve paylaşmanın gerçek mutluluğunu hissettiğimiz zamanlardı. O dönemin özlemi, sadece anılarımızda değil, içimizde de derin bir yer tutuyor. Her köşesinde farklı bir hikaye barındıran bu günler, zorluklara rağmen dostlukların kalpten bağlandığı, sevgi ve aidiyet hislerinin yoğun yaşandığı yıllardı. Hatırladıkça gülümsememek elde değil. İşte bu yazıda, Doksanlarda Çocuk Olmak ve onun eşsiz anılarına doğru bir yolculuğa çıkacağız.

Doksanların çocuğu olarak büyümek, birçok zorluğun yanı sıra eşsiz bir keyif de vaat ediyordu. Bu dönemde, insanların birbirine daha yakın olduğu, sokaklarda saatlerce oynandığı günleri hatırlamak hoş. Ancak, bu keyiflerin yanında, hayatta imkansızlıklar da vardı. Oyuncakların pahalı olması, bazen arkadaşlarla bir araya gelmekte zorluk çekmek gibi. Hiç unutmam oyuncak almak için ,gazete kuponları biriktirmişliğimiz bile olmuştur. İşte, bu zorluklar, çocukluk anılarımızın bir parçası haline geldi. Ama yine de, o dönemlerde yaşanan dostluklar, hâlâ değerli. İmkansızlıklar içerisinde imkan yaratabilme becerisi de gelişiyordu doğal olarak. Mesele sadece oyun oynamak değil; hayal gücümüzü zorlayarak yaratmaktı. Yani yoklukla bile Mutlu olmayı başarabilmekti, Tüm mesele.

Ne var ki, o zamanlar her şeyin daha basit olduğu da bir gerçek. O yıllardan aldığımız heyecan ve mutluluk, hayatımızı şekillendiren en önemli unsurlardan biri oldu. Bence, doksanların hatıraları, her noktasıyla bizi biz yapan birer yapı taşıdır. Bir çoğumuzun karakterinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Doksanlarda çocuk olmak, her ne kadar günümüz teknolojisinden uzakta görünse de, aslında bir nevi o dönemin ruhunu taşımaktı. Oyunlar, yalnızca bir eğlence değil, aynı zamanda dostluk bağlarını pekiştiren bir mecra haline gelmişti. Bu dönemde ahde vefa duygusu, sokak oyunlarıyla yaşarken, ufak şeylerle bile mutluluk yaşanırdı.
Sadece evin içinde değil, dışarıda da oynanan oyunlar, çocukların sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyordu. Doksanların sokaklarında, mahalle arkadaşlarıyla oynanan oyunlar, anılara dönüşerek yüreğimizde yer etti. Belki de bu yüzden, o günlerin değerini hala bilincimizde taşırız.

Doksanlar, yalnızca modası ve müziği ile değil, aynı zamanda aile yapıları ve eğitim sistemleri ile de hatırlanır. O dönemde çocuklar, ailelerinden aldıkları değerlerle büyürken, eğitim kurumları bu değerleri pekiştiriyordu. Özellikle, eğitim süreçleri dışındaki etkileşimler, toplumsal hayatı şekillendiriyordu. Doksanlarda çocuk olmak, bir oyun alanında koşup gülerken, anlam arayışını da beraberinde getiriyordu. Ancak, ailelerin desteği ve öğretmenlerin özenli yaklaşımları, her çocuğun gelişiminde belirleyici rol oynadı. Kısacası, geçmişteki bu dinamikler, bugünümüzü anlamamıza yardımcı oluyor. Mesela benim için rol model olan Barış Manço, sevgisini ben eğitim hayatımda tatmışımdır.

Doksanlar, bir çoğumuz için unutulmaz bir çocukluk dönemi. O zamanlar sokaklarda oynadığımız oyunlar, gün batımında eve dönme telaşı ve televizyonun sınırlı sayıda kanalında izlediğimiz diziler. Her bir anı, bir parça nostalji olarak kalp çarpıntılarımızda yer ediyor. Bu bağlamda, bu döneme dair hatırladığımız birkaç detay, hala gülümsetiyor.

İşte o yıllardan aklımızda kalan bazı diziler ve filmler anlar:

  • Bizimkiler
  • Süper Baba
  • Deli Yürek
  • Yılan Hikayesi
  • Jackie Chanın Filmleri
  • Cüneyt Arkın Filmleri

Günümüzde, bu deneyimlerin hatıraları derinlerde yankılanıyor. Bir çocuğun özlemle andığı zaman dilimi. Sadece renkli topuklar, tahta ve ip atlayışları değil, aynı zamanda samimiyetle dolu anılar. O yüzden, doksanlarda çocuk olmanın tarifsiz hazinesini her hatırladığımızda içimizde bir sıcaklık doğuyor. Unutulmaz bir nostalji yaratıyor. Doksanlarda çocuk olmanın getirdiği o saf mutluluğu, zamanla kaybetmemek adına sürekli hatırlamak gerekiyor. Yine de, belki de hayatta en değerli kazanım, bu anılarla genç kalmakta saklıdır.

Doksanlı yıllar, çocukların hayal gücünü besleyen, sokakların oyun alanı olduğu bir dönemdi. O yıllarda oyun kavramı, teknolojinin henüz hayatımızda bu kadar baskın olmadığı bir gerçeklikte şekillendi. Çocuklar, arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçirir, bisiklete biner ve sokaklarda saklambaç oynardı. Ancak sosyal çevreleri de çok belirleyiciydi. Aile dinamikleri ve komşuluk ilişkileri, çocukların birbirleriyle etkileşimlerini derinlemesine etkiliyordu. Oysa günümüzde bu etkileşimlerin yerini daha sanal bir yaşam alıyor. Ne var ki, her nesil kendi izini bırakıyor ve doksanlar, belirli bir nostaljiyle anılıyor.

Doksanlı yıllarda çocuk olmak, tamamen farklı bir dünyada yaşamak gibiydi. O dönemde dışarıda saatlerce oynanırdı; sokakta arkadaşlarla geçirdiğimiz anılar, unutulmaz kılınmıştır. Ancak, bugün bu yaşantının yerini sanal ortamlar almış durumda. Çocukların oyunları sosyal medya ve dijital platformlarda şekilleniyor. Buna rağmen, o dönemden kalan bazı değerler, günümüz çocuklarında da kendini gösteriyor. Mesela, paylaşmanın ve dayanışmanın önemi hâlâ geçerliliğini koruyor. Bu nedenle, geçmişe dönüp bakmak önemli.

Doksanlarda çocuk olmak, birçok açıdan özel bir dönemin kapısını aralar. O yıllar, bilgisayarların yeni yeni hayatımıza girdiği ve sokakların hâlâ oyun alanı olarak kullanıldığı bir zaman dilimiydi. Arkadaşlarla sokakta geçirdiğimiz saatler, hayal gücümüzü besleyen oyunlar ve bunun yanında diziler, kasetler… Hepsi bizi bugünkü yaşamımıza hazırlayan anılar olarak kalacak. Teknolojinin henüz bizden uzak olduğu o saf dönemlerde, hayattan aldığımız keyif şimdiye göre daha yoğundu. Hatırlıyorum, bir araya geldiğimizde zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık. Elbette, o zamanların zorlukları da yok değildi. Ama bu zorluklar, birlikte geçirdiğimiz süreler sayesinde daha anlamlı hale geliyordu. Doksanlarda çocuk olmanın getirdiği o masumiyet ve özlem, günümüzde çoğu zaman kaybolmuş gibi hissediyoruz. Şimdiki çocukların dünyasında birçok şey değişti. Ancak o dönemin büyüsü, hâlâ kalplerimizde saklı duruyor. İşte bu yüzden Doksanlarda çocuk olmak, sadece bir dönem değil; daha ziyade hayatımızın bir parçası. Ve bu hatıralar, bize ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu her daim hatırlatıyor.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Doğdukları hastaneye atanan 5 genç doktor, ilk nöbetlerini tuttu

Sonraki Haber

5 Türk çocuğuna kanser tedavisinde ışık ve ümit olacak

Ömer Kırlı

Ömer Kırlı

Ömer Kırlı, 15 Mayıs 1991'de Muğla'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Atatürk İlköğretim ve Ortaokulu`nda bitirdi. Liseyi Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Teknik-Elektrik bölümünde; üniversiteyi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Meslek Yüksekokulu, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünde tamamladı. Birçok özel şirkette çalıştı. Yıllarca emek mücadelesi verdi. Çeşitli alanlarda çok sayıda kitap okudu araştırmalar yaptı. Kendini daima geliştirmeye adadı. 2017 yılında yakalandığı testis kanserini yendi. Bu süreçte kemoterapi tedavisi gördü. Hastalık dönemi, büyük bir dönüm noktası oldu. Sonrasında daha çok okuma, daha çok bilgi edinme gayesinin yanında, yazarlık serüvenine başlayarak çocukluk hayalini gerçekleştirdi. Hayatı "kısa ve anlamlı" olarak tanımlıyor ve fikirlerin ölümsüzlüğüne inanıyor. Kırlı, "İş hayatımız", "Meşin yuvarlak" ve "Demir Kaymak-Knidos Legend" adlı kitapların yazarıdır.

İlgili Haberler

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”
Yazarlar

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”

14 Eylül 2026
Taksi sarı da plakadaki o, "T" ne iş gardaşım?
Yazarlar

Taksi sarı da plakadaki o, “T” ne iş gardaşım?

14 Eylül 2026
Bozulmalar ve bozukluklar
Yazarlar

Bozulmalar ve bozukluklar

13 Eylül 2026
Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır
Yazarlar

Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır

13 Eylül 2026
Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta
Yazarlar

Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta

13 Eylül 2026
Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi
Yazarlar

Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi

12 Eylül 2026
Sonraki Haber
5 Türk çocuğuna kanser tedavisinde ışık ve ümit olacak

5 Türk çocuğuna kanser tedavisinde ışık ve ümit olacak

En Güncel Haberler

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı
Yerel Haberler

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

15 Eylül 2026
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli
Spor Haberleri

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

15 Eylül 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun'da gençlerle buluştu
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’da gençlerle buluştu

14 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Edirne’de apartman dairesinde 10 kaçak göçmen yakalandı

14 Eylül 2026
Yaşam

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

14 Eylül 2026
Yaşam

Adana’da okul önlerinde denetim gerçekleştirildi

14 Eylül 2026
Yaşam

Yerde gördüğü Türk bayrağını alan kuryeye vali tebriği

14 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

- Haberton
14 Eylül 2026

Kayseri Emniyet Müdürü Atanur Aydın, 2026- 2027 eğitim öğretim yılının ilk gününde, şehit polis memuru İlhan Odabaşı’nın kızı Elif’i özel...

Türkiye’de erken çocukluk eğitimi: Kreş ve anaokulu standartları

İnternetten alışveriş yaparken sitenin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır? İşte kontrol edilmesi gerekenler

WhatsApp’tan gelen APK dosyalarına dikkat: Tek dokunuşla telefonunuz tehlikeye girebilir

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız dikkat: Nedeni sadece az yemek olmayabilir

Güncel Haber

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

15 Eylül 2026
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

15 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton