Travma, çocuğun ruhsal dünyasında derin izler bırakabilen, ani ve yoğun duygusal yük taşıyan olaylardır.
Depremler, kazalar, fiziksel veya duygusal istismar, ani kayıplar, aile içi şiddet gibi olaylar çocuklarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişmesine neden olabilir. Çocuklarda TSSB, yetişkinlere kıyasla farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Kimi çocuk içine kapanırken, kimi saldırganlaşabilir ya da travmatik anıyı oyunlarında sürekli tekrarlayarak ifade etmeye çalışabilir.
Travmatik Yaşantılar Çocuklarda Nasıl Belirtiler Gösterir?
Her çocuk travmaya farklı tepki verir. Ancak genel olarak şu belirtiler gözlenebilir:
- Geceleri kabuslar görme, uyku bozuklukları
- Olayla ilgili konuşmaktan kaçınma
- Sürekli korku, kaygı ve huzursuzluk hali
- Ani öfke patlamaları veya içe kapanıklık
- Okul başarısında düşüş, dikkat eksikliği
- Fiziksel yakınmalar (karın ağrısı, baş ağrısı vb.)
- Oyunda veya çizimlerinde travmayı tekrar tekrar sahneleme
Derin (7 yaşında) ve Efe (10 yaşında), büyük bir deprem sırasında evlerinin zarar görmesiyle bir gecede hayatları değişti. Aileleriyle birlikte güvenli bir bölgeye yerleştiler ancak Derin ve Efe için bu olay kolay atlatılabilecek bir şey değildi.Derin, geceleri kabuslar görmeye başladı. Sürekli annesinin yanında olmak istiyordu ve ondan ayrıldığında ağlıyordu. Oyunlarında sürekli “evleri yıkılan insanlar” figürleri vardı. Gündüzleri neşeli görünse de aniden içe kapanıyor, bazen sebepsiz yere sinirleniyordu.Efe ise farklı tepki veriyordu. Travmatik anıyı zihninden silmek istercesine hiç konuşmamaya başladı. Eskiden çok konuşkan ve enerjik bir çocukken, artık sessiz ve kaygılıydı. Geceleri uyuyamıyor, annesinin ona dokunmasına bile tahammül edemiyordu.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisi
Travmaya uğrayan çocuklar, doğru destekle iyileşebilirler. Tedavi sürecinde kullanılan en etkili yöntemlerden bazıları şunlardır:
Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi (TF-CBT):Çocuğa ve ailesine psikoeğitim verilir. Kaygı ile baş etme becerileri öğretilir. Travmatik anılar düzenlenerek çocuğun zihninde bir hikâye haline getirilir. Çocuk, “Bu benim suçum değil, ben güvendeyim” gibi olumlu bilişsel inançlar geliştirmeye teşvik edilir. Derin, terapide “Güvenli Yer” egzersizini yaptı. Bir kağıda kendisini güvende hissettiği bir yeri çizdi: Büyükannesinin evi. Seanslarda burayı hayal ederek gevşeme egzersizleri yaptı ve yavaş yavaş kaygısı azaldı.
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme):Beynin travmatik anıları sağlıklı bir şekilde işlemesine yardımcı olur. Çocuk, travmatik anıyı düşünürken göz hareketleriyle veya farklı duyusal uyarıcılarla yönlendirilir.Anılar üzerindeki duygusal yük hafifletilir. Efe, terapide depreme dair en korkutucu anısını anlatırken bir ışığı gözleriyle takip etti. Birkaç seans sonra o anıyı düşündüğünde daha az korktuğunu fark etti.
- Oyun Terapisi:Küçük çocuklar duygularını sözcüklerle ifade edemez, bu yüzden oyunla anlatmalarına izin verilir. Çocuk, oyuncaklar veya resimler aracılığıyla travmayı işler. Derin, terapide oyun hamuruyla bir ev yaptı. Ama evi yaparken sürekli yıkıyordu. Ona “Evinin yıkılmasının seni ne kadar etkilediğini görüyorum” diyerek ona alan açtım. Sonraki seanslarda Derin, “Ama yeni evler de yapılabilir” diyerek hamurdan sağlam bir ev yapmaya başladı.
- Aile Terapisi ve Psikoeğitim
Çocuğun travmaya verdiği tepkinin anlaşılması sağlanır. Aileye, çocuğun kaygısını nasıl yatıştırabilecekleri öğretilir. Efe’nin annesi, sürekli ona “Korkma, geçti” diyordu. Ancak terapist ona şu öneride bulundu: “Efe’nin hislerini kabul edip, ‘Biliyorum çok korktun. Ama şimdi güvendesin’ dersen, kendini daha iyi hisseder”.
Çocukluk Travmasının Yetişkinlikteki Etkileri
Travma yaşayan çocuklar uygun destek almadığında, yetişkinlikte şu sorunlarla karşılaşabilir:
Travmadan Güçlenerek Çıkmak Mümkün
- Kaygı bozuklukları, depresyon
- Bağlanma problemleri
- Kendine güvensizlik
- Ani öfke patlamaları
- Güvensiz ilişkiler ve terk edilme korkusu
Bu nedenle çocukluk travmaları erken müdahale ile ele alınmalıdır. Her çocuk travmadan sonra iyileşebilir, yeter ki onu anlayan ve destekleyen bir çevrede büyüsün.
Derin ve Efe’nin hikâyesi, travmanın kalıcı olmadığını ve doğru destekle çocukların iyileşebileceğini gösteriyor. Travmaya uğramış bir çocuğa destek olurken:
Onun hislerini küçümsemeyin. ”Geçti gitti” demek yerine, “Güvendesin, seni anlıyorum” diyerek yanında olun. Profesyonel destek almasını sağlayın. Travmadan çıkış yolu, sevgi, anlayış ve doğru terapötik müdahale ile mümkündür.













