Merhaba kıymetli okurlar. Edebiyat dünyasında fantastik türde, emin adımlarla ilerleyen genç bir yazarımızla birlikteyiz.
Edebiyat alanında oldukça faydalı çalışmalar yapan, yazarlık sürecinin yanında, çocuk kitabı çizeri, mizanpaj ve kapak tasarımcısı olan sevgili yazar A. Eda Eroğlu Oral’a konuk olduk. Gelin hep birlikte kendisini tanıyalım…
Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ben A. Eda EROĞLU ORAL. Yazar, Seramik ve Cam Sanatçısı, Tasarımcıyım. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Seramik ve Cam bölümünden mezun olduktan sonra grafik tasarım üzerine aldığım belgeler ve eğitimler sonucunda profesyonel hayatım tasarım üzerine şekillendi. Tasarım alanında birçok işlere imza atarken, edebiyat alanı ile ilgili kitap kapağı / mizanpaj tasarımı ve çocuk kitabı çizeri alanında ilerliyorum. Şu anda Sakarya Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Seramik ve Cam Bölümünde yüksek lisansımı tamamlarken eser yazmaya, çizmeye ve edebiyat alanında çalışmalarıma devam ediyorum.
Kitabınızın içeriği nedir?
Yetişkin edebiyatı üzerine iki, çocuk edebiyatı üzerine bir basılı eserim var.
Yükseliş Hilde: Baedan Evrenin de Aşk Tanrısı’nın, Majoni’ye âşık olması sonucunda meyveleri olan Hilde’yi anlatıyor. Dünya da her şeyden habersiz yaşarken bir gün bebekken bulunduğu ağacın dibinde Parkot ile karşılaşarak ailesi ve yaşadığı Dünya için seçim yapması gerekiyor ve Baedan evrenine yükseliyor. Ailesini korurken âşık olduğu adam ile beraber Dünya’yı ve onu yok etmeye çalışan karakterlerle savaşıyor.

Darfen Krallığı: Kendilerinden önce kimsenin ayak basamadığı topraklara hükmetmiş bir krallığın yüz yıllar sonra bir kadın tarafından kurtarılmasını anlatıyor. Cazıların yazdığı tablet sonrası hüküm sürmeye başlamış bir krallık tabletin kaybolması ile zorluklar yaşarken gelecekten gelen İzbel onlara topraklarında bulduğu tableti vererek aslında geçmişini ve geleceğini kurtarıyor.

Çocuk edebiyatı alanında yazdığım eserim ise, Dedektif Yağız İş Başında; Annesi Dedektif olan Yağız, Jr. Dedektif olarak müzede Lidya’lılara ait kaybolan parayı annesi Dedektif Akça Hanım ile araştırıp bulmasını anlatıyor. Bu sürede müzede gizli bir mağara keşfederek tarihe önemli bir bilgi ekliyor.

Proje ve planlarınız var mı? Biraz ipucu alabilir miyiz?
Evet, şuanda farklı bir evrende geçen fantastik bir kurgunun üzerine taslak çalışmalarımı sürdürüyorum. Verebileceğim en güzel ipucu, bir imparatorluk üzerine çalıştığım olabilir.
Kitap yazmaya nasıl karar verdiniz? En büyük desteği kimlerden aldınız?
Benim için kitap yazmak kâğıt ve kalemlerle başlamadı. Okuduğum kitapların sonlarını veya olayları kafamda farklı şekilde kurguladığım bir çocukluğum oldu. Hala da yapmayı sevdiğim bir özelliğimdir. Bu özelliğimi ailemin ve öğretmenlerimin keşfetmesi üzerine ufak ufak hikâyeler, öyküler yazmaya başladım. Üniversite zamanımda ise artık hikâyeler ve öykülerden çok romanlara dönüşmeye başladılar.
Ailemin desteği oldukça büyük, küçüklüğümden bu yana “Yapabilirsin” kelimesi hem özgüvenimi hem de kalemimim kuvvetlendirdi. Babam Adem EROĞLU, annem Belgüzar EROĞLU ve kardeşlerim İrem ve Mehmet EROĞLU’na çok teşekkür ediyorum.
Elbette Sevgili Editörüm İlknur Artuğ hocamın katkıları ve emekleri oldukça fazla. Kendisine sadece bir editör demek mümkün değil. Kitaba atılan bir noktadan tutunda, okurların önüne gelip imzaladığınız ana kadar yanınızda dimdik duran kişidir İlknur ARTUĞ. Editör bir yazarın en büyük şanslarından biridir ve ben oldukça şanslı bir yazarım. Sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Ve Sevgili Eşim Batuhan ORAL’ın her konuda olduğu gibi yazarlık hayatımda da varlığını ve desteğini her zaman hissettim. Tüm önemli kararlarımda yanımda dimdik duran eşime sonsuz teşekkür ediyorum. Bu eserlerin yazarı bensem ilhamım her daim sen oldun…
Özellikle fantastik veya bilim kurgu gibi türlerde yazarken, dünya kurma sürecine nasıl yaklaşıyorsunuz?
Önce bir kemik oluşturmamız, ne anlatmak istediğimizi ve neden bu evrende değişik türde hayatlar olduğunu oturtturmamız gerekiyor. Daha sonrasında evren zaten kendiliğinden kurulmuş oluyor. Fantastik türünde yazmak aslında sonsuz bir olanak sağlıyor gibi gözükse de o ilk başta attığınız temeller sağlam olmadıkça evrenimiz veya karakterlerimiz o kadar mantık hatasına düşüyor. Bundan dolayı önce ne anlatmak istediğimi belirliyor, sonrasında evrenimi inşa ediyorum.
Eda Hanım bizlere zaman ayırıp söyleşimize konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Sizin gibi genç bir kalemi tanımaktan, tanıtmaktan büyük keyif aldık. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun.
Tüm emekleriniz için ben teşekkür ediyorum. Nice nice eserlerde görüşmek dileğiyle…













