28 Ağustos 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Bir şey kıpırdıyordu

Bir şey kıpırdıyordu

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
17 Mayıs 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Bir şey kıpırdıyordu
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Giovanni Papini’nin “Gog” diye bir kitabı vardır. Türkçeye Fikret Adil çevirmişti, eski bir baskı. Bulan bulur, bulamayan kaybeder, fark etmez.

Kitap kendi başına bir hikâye değil, anılar; ama kimin anıları olduğu önemli. Devletleri satın alacak kadar zengin bir adamın akıl hastanesinden yazdığı anılar. İnsanın aklı önce paraya gidiyor, sonra hastaneye. İkisi yan yana geldiğinde başka bir şey çıkıyor ortaya. Belki de bilgelik dediğimiz şey tam orada başlıyor ya da bittiği yerde.

Bu zengin deli her şeyi merak ediyor. Çağının tüm akımlarını, kuramlarını, dâhilerini. Para döküyor, randevu alıyor, gidip kendi ağızlarından dinliyor. Bilgi satın alıyor başka bir deyişle. Bilgi satın alınır mı, ayrı mesele. Ama o satın aldığını sanıyor ki belki de tek farkı bu sıradan insanlardan; sandığını biliyor.

Bir gün Einstein’a gidiyor. Görecelik kuramı kafasını kurcalıyor. Anlamak istiyor. Einstein gibi bir adamın karşısında oturuyor, gözleri parıldıyor herhalde, “Anlat” diyor, “üç beş sözcükle, yeter ki anlayayım.” Einstein düşünüyor. Karmaşık bir şey nasıl basitleştirilir? Basitleştirilebilir mi gerçekten, yoksa basitleştirdiğin şey artık o şey olmaktan çıkar mı? Sonra söylüyor:

“Bir şey kıpırdıyordu.”
Bu kadar.

Zengin deli şaşırıyor. Hatta biraz da kazıklanmış hissediyor. “Bula bula bunu mu buldunuz?” diyor. “Binlerce yıllık insan düşüncesinin vardığı yer bu mu?” Einstein omuz silkiyor herhalde, “Evet, sonunda bunu bulduk” diyor. Bir şey kıpırdıyordu.

İlk okuduğumda bu sahneye ben de gülmüştüm. Sonra büyüdüm. Şimdi gülmüyorum. Şimdi
anlıyorum.

Çünkü ben de uzun bir süredir yazıyorum. Çok değil, ama az da değil. Onlarca, yüzlerce yazı. Her birinde bir şey söylemeye çalıştım, bir şey görmeye, bir şey anlamaya. Sonra bir gün masaya oturdum ve sordum kendime: Bunca yazıdan sonra ne öğrendin? Bir cümleyle özetle. Tek bir cümle.

Cevap ürkütücü derecede kısa çıktı.

Kimsenin kendi toplumunu doğru dürüst tanımadığını öğrendim. O kadar.

Bu kadar. Yüzlerce sayfa, yüzlerce gece, yüzlerce kahve. Vardığım yer bu. Einstein’ın “bir şey kıpırdıyordu”su gibi bir şey. Bunu söylemek için bu kadar uğraşmaya değer miydi diye sorduruyor. Belki de değmezdi. Ama söyleyene kadar bilmiyordunuz değmediğini. İşte ironi tam burada.

“Biz şöyleyiz, biz böyleyiz” diye bir refleksimiz var. Konuşmaya başlar başlamaz çıkıyor ağzımızdan. Biz misafirperverizdir. Biz duygusalızdır. Biz çalışkanızdır. Biz, biz, biz. Peki gerçekten öyle miyiz? Bilmiyorum. Bilen var mı? Yok. Çünkü bunu bilmek bir aynaya bakmak demek ve aynaya bakmak risklidir. Ne göreceğinizden emin değilsiniz çünkü. Görmek istemediğiniz şeyi gördüğünüzde ne yapacaksınız?

Görmemeyi tercih ediyoruz. Bunun adına da “kimlik” diyoruz.

Tanzimat’tan beri bir sürü insan kalem oynattı bu topraklarda. Yazarlar, şairler, düşünürler, bilim insanları. Hepsi bir şeyler söyledi, hepsi bir şeyleri tarif etmeye çalıştı. Toplumumuza ayna tutmaya, kendimize bakmamızı sağlamaya. Sonuç ne oldu? Birkaç küçük çevrede tartışıldı yazdıkları. Birkaç salon, birkaç dergi, birkaç akşamüstü sohbeti. Sonra unutuldu. Toplum hayatına geçmedi. Toplum aynaya bakmadı ya da baktıysa bile görmedi ya da gördüyse bile kabul etmedi.

Yüz elli yıl. Yüz elli yıllık bir çaba, yüz elli yıllık bir birikim ve hâlâ aynı yerdeyiz. Kendimizi bilmiyoruz. Daha kötüsü, bilmediğimizi de bilmiyoruz. En kötüsü, bilmek istemiyoruz.

Bilmek istemeyen bir toplumun bilgi üretenleri çaresizdir. Yazarsınız, kimse okumaz. Okuyan da anlamaz. Anlayan da hatırlamaz. Hatırlayan da uygulamaz. Bilgi havada asılı kalır, sahibi olmayan bir şey gibi. Sonra yeni nesil gelir, aynı keşifleri yeniden yapar, aynı yorgunlukla aynı hayal kırıklığına ulaşır. Tekerlek dönüyor ama gitmek bilmiyor.

Einstein “bir şey kıpırdıyordu” derken bir evrenin işleyişini özetliyordu. Ben “kendimizi tanımıyoruz” derken bir milletin yüz elli yıllık emeğini özetliyorum. Onunki bilim, benimki itiraf. Onunki başlangıç, benimki sonuç. Onunki keşif, benimki yenilgi.

Ama belki de yenilgi de bir tür keşiftir. Bunu görene kadar, görmediğinizi bilmiyordunuz. Şimdi biliyorsunuz. Bu da bir şey.

Bu kadar büyük bir bilgisizliğe ulaşmak için ne kadar çok çalıştık, anlatamam. Belki başarımız bu
zaten. Cehaletin de bir doruğu var, oraya çıkmak emek istiyor.

Çıktık.
Buradayız.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Traktörüyle dereden geçerken mahsur kalan sürücüyü ekipler kurtardı

Sonraki Haber

Gümrük Kriminal’den değişen suç tiplerine karşı 4 yeni bölüm

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

İstanbul’un görünmeyen mesaisi: Şehirde yaşamak için kaç saatimizi yolda bırakıyoruz?
Yazarlar

İstanbul’un görünmeyen mesaisi: Şehirde yaşamak için kaç saatimizi yolda bırakıyoruz?

28 Ağustos 2026
1981’den bugüne: “Yeni Dünya Düzeni”ni anlatan bir Yeşilçam sahnesi üzerinden topluma bakmak
Yazarlar

1981’den bugüne: “Yeni Dünya Düzeni”ni anlatan bir Yeşilçam sahnesi üzerinden topluma bakmak

28 Ağustos 2026
Ankara’nın garip trafik ve sürücü hâlleri
Yazarlar

Ankara’nın garip trafik ve sürücü hâlleri

28 Ağustos 2026
Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM
Yazarlar

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

27 Ağustos 2026
Kimsesiz çocukların çığlığı
Yazarlar

Kimsesiz çocukların çığlığı

26 Ağustos 2026
Argiros rüzgarı bu kez Ankara'da esecek
Yazarlar

Argiros rüzgarı bu kez Ankara’da esecek

26 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Gümrük Kriminal'den değişen suç tiplerine karşı 4 yeni bölüm

Gümrük Kriminal'den değişen suç tiplerine karşı 4 yeni bölüm

En Güncel Haberler

Mehmet Akif Ersoy üzerinden ‘tahliye’ vaadi! Biri avukat 4 şüpheli suçüstü yakalandı
Öne Çıkan

Mehmet Akif Ersoy üzerinden ‘tahliye’ vaadi! Biri avukat 4 şüpheli suçüstü yakalandı

28 Ağustos 2026
İstanbul Boğazı'nda makine arızası nedeniyle sürüklenen tekne kurtarıldı
Yerel Haberler

İstanbul Boğazı’nda makine arızası nedeniyle sürüklenen tekne kurtarıldı

28 Ağustos 2026
Mohamed Salah’tan Trabzonspor mesajı: Buraya kazanmaya geldim
Spor Haberleri

Mohamed Salah’tan Trabzonspor mesajı: Buraya kazanmaya geldim

28 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Kapıkule Sınır Kapısı’nda son 3 yılın araç çıkış rekoru kırıldı

28 Ağustos 2026
Yaşam

Güngören’de taksi ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

28 Ağustos 2026
Yaşam

Serik’te 3 mahallede zirai alan yangını: Evlere sıçramadan söndürüldü

28 Ağustos 2026
Yaşam

YÖK Başkanı Özvar: Küresel ölçekte süper güçlerle rekabet edebilecek bir altyapıya ve kapasiteye sahibiz

28 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Düğün dönüşü uçuruma yuvarlanan araçta ölen 4 kişi toprağa verildi

Düğün dönüşü uçuruma yuvarlanan araçta ölen 4 kişi toprağa verildi

- Haberton
28 Ağustos 2026

Bingöl’ün Genç ilçesinde düğün dönüşü hafif ticari aracın yaklaşık 600 metrelik uçuruma yuvarlandığı kazada hayatını kaybeden 2’si çocuk, 4 kişinin...

Telefonunuz sizi dinliyor mu? Dijital gözetleme, mikrofon izinleri ve gizlilik özelliklerine dikkat

Üzerinize kayıtlı taşınmazları kontrol edin! e-Devlet’ten tapu sorgulama nasıl yapılır?

Türkiye’de deniz koruma alanları ve mavi vatan stratejisi: Ekolojik güvenlikten, jeopolitik egemenliğe

Özgürlükten rutine sert iniş: Tatil dönüşü sendromu ve işe uyumun psikolojik haritası

Güncel Haber

Mehmet Akif Ersoy üzerinden ‘tahliye’ vaadi! Biri avukat 4 şüpheli suçüstü yakalandı

Mehmet Akif Ersoy üzerinden ‘tahliye’ vaadi! Biri avukat 4 şüpheli suçüstü yakalandı

28 Ağustos 2026
İstanbul Boğazı'nda makine arızası nedeniyle sürüklenen tekne kurtarıldı

İstanbul Boğazı’nda makine arızası nedeniyle sürüklenen tekne kurtarıldı

28 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton