27 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
27 Ağustos 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir bilim insanına vefa, yalnızca geçmişte yapılan çalışmaları hatırlamak değil; geleceğin teknolojilerine yön veren bilimsel emeği görünür kılmaktır.

“Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa” başlığıyla bir yazı dizisi hazırlamaya başlarken, zamanla aklıma daha geniş kapsamlı vefa yazıları kaleme almam gerektiği fikri düştü. Çünkü vefanın yalnızca edebiyat ve sanat alanında değil; bilime, akademiye, topluma ve insanlığa katkı sunan herkes için bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.

Bir toplumun hafızası yalnızca sanatçılarını, şairlerini ve yazarlarını hatırlamakla oluşmaz. O toplumun bilim insanlarını, araştırmacılarını, öğretmenlerini, düşünürlerini ve insanlığın bilgi birikimine emek veren isimlerini de hatırlaması gerekir. Çünkü bilimsel ilerleme çoğu zaman görünmeyen bir emeğin sonucudur.

Bir akademisyenin yıllarını verdiği araştırmalar, laboratuvarlarda geçirilen uzun saatler, okunan sayısız makale, yetiştirilen öğrenciler ve bilimsel çalışmalar çoğu zaman toplumun günlük hayatında görünmez. Oysa bugün sahip olduğumuz bilimsel bilginin ve geleceğe ilişkin umutlarımızın arkasında bu görünmeyen emeğin büyük payı vardır.

İşte bu nedenle bilim insanlarına vefayı önemli buluyorum.

Bazen bir bilim insanını tanımak, hiç beklemediğiniz bir araştırmanın peşine düşmenizle mümkün olur.

Prof. Dr. Erol KAM’ın çalışmalarını tanımam da böyle bir araştırma sürecinin sonucunda gerçekleşti.

Bir bilimsel konu üzerine yaptığım araştırmalar sırasında, bu alanda Türkiye’de çalışmalar gerçekleştirmiş akademisyenleri incelemeye başladım. Araştırmalarım sırasında Prof. Dr. Erol KAM’ın adına ve çalışmalarına rastladım.

Bir ismin karşısına çıktığınızda yalnızca akademik unvanına bakıp geçebilirsiniz. Ben ise biraz daha araştırmayı tercih ettim. Çünkü bir insanın gerçek hikâyesi çoğu zaman unvanının arkasında saklıdır.

Prof. Dr. Erol KAM kimdir?

Prof. Dr. Erol KAM, nükleer bilimler, nükleer teknoloji, nükleer uygulamalar ve radyasyon teknolojileri alanlarında çalışmalar yürüten bir akademisyendir. Günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Anabilim Dalı’nda profesör olarak görev yapmaktadır.

1977 yılında doğan Prof. Dr. Erol KAM, 1999 yılında fizik bölümünden mezun olmuş; yüksek lisansını çevresel radyoaktivite, doktorasını ise dijital nötron radyografi sisteminin tasarımı üzerine tamamlamıştır. Doktora sonrası çalışmalarını Münih Teknik Üniversitesi NECTAR II Araştırma Reaktörü’nde dijital nötron tomografisi alanında sürdürmüş; farklı ülkelerde ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı bünyesinde nükleer uygulamalar alanında eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmuştur.

Bilimsel çalışmalarının yanı sıra genç araştırmacıların yetişmesine de katkı sunan Prof. Dr. Erol KAM’ın danışmanlığını yaptığı çalışmalar arasında 2019 yılında tamamlanan, “Nikel-63 ve Prometyum-147 Radyoizotopları ile Güçlendirilmiş Betavoltaik ve Doğrudan Şarjlı Nükleer Pillerin Deneysel İncelenmesi” başlıklı doktora tezi de bulunmaktadır.

Akademik proje kayıtlarında da Ni-63 ve Pm-147 radyoizotoplarıyla güçlendirilmiş betavoltaik ve doğrudan şarjlı nükleer pillerin deneysel incelenmesine yönelik bir araştırma projesi, 2019 yılında yürütücülüğünü yaptığı çalışma olarak yer almaktadır.

Prof. Dr. Erol KAM’ın akademik çalışmalarına baktığımda karşıma, nükleer bilimler, nükleer teknoloji, nükleer uygulamalar ve radyasyon teknolojileri gibi alanlarda uzun yıllara yayılan bir akademik emek çıktı.

Bu yazıyı kaleme alma düşüncem de tam olarak burada oluştu. Bir bilim insanının yaptığı çalışmaların yalnızca akademik çevrelerde kalmaması, toplum tarafından da bilinmesi gerektiğine inanıyorum.

Çünkü bir bilim insanının asıl hikâyesi yalnızca sahip olduğu unvanlarda ve yayımladığı çalışmalarda değil; yıllar boyunca bilgi üretmek, araştırmak, öğrenciler yetiştirmek ve kendisinden sonra gelecek araştırmacılara bir bilimsel birikim bırakmak için harcadığı emekte saklıdır.

Bilim yalnızca laboratuvarlarda üretilmez

Bilim, yalnızca laboratuvarlarda gerçekleştirilen deneylerden ibaret değildir. Bilim aynı zamanda bir toplumun geleceğe bakış biçimidir.

Bir toplumun bilim insanlarına verdiği değer, aslında o toplumun bilgiye verdiği değerin de göstergesidir.

Bilim insanı yalnızca bugünün problemlerine çözüm aramaz. Aynı zamanda gelecekte karşılaşılabilecek sorunlar karşısında insanlığın bilgi birikimini güçlendirecek çalışmalar yürütür.

Bu nedenle akademik çalışmaların toplumsal karşılığını yalnızca “ne işe yarıyor?” sorusuyla değerlendirmek eksik kalabilir. Bazen bir araştırmanın gerçek değeri yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Bazen bugün küçük görünen bir bilimsel çalışma, gelecekte önemli bir teknolojik gelişmenin altyapısına katkı sağlayabilir. Bazen de bir bilim insanının yetiştirdiği öğrenciler, onun bilimsel mirasının en önemli parçalarından biri hâline gelebilir.

Bilimin gücü biraz da buradadır.

Bilim insanlarını görünür kılmak

Günümüzde toplum olarak çok sayıda insanı tanıyoruz. Sanatçıları, sporcuları, televizyon programcılarını, sosyal medya fenomenlerini ve kamuoyunda görünür olan pek çok kişiyi biliyoruz.

Fakat bilim insanlarının isimleri aynı ölçüde gündelik hayatımıza girmiyor.

Bu durum üzerinde düşünmemiz gerektiğine inanıyorum.

Çünkü bir toplum gençlerine hangi insanları örnek gösteriyorsa, aslında gelecekte nasıl bir toplum olmak istediğini de anlatıyor.

Gençlerimize yalnızca şöhreti değil, emeği de göstermek zorundayız.

Başarıyı yalnızca görünürlükle değil, bilgi üretmekle de ilişkilendirmeliyiz.

Bir bilim insanının yıllarca süren çalışmasını gençlerin önüne koymak, onlara başarının yalnızca alkışlanmak olmadığını; bazen yıllarca sessizce çalışmak ve bilgi birikimine katkı sunmak anlamına geldiğini göstermenin de bir yoludur.

Vefa, geleceğe karşı da bir sorumluluktur

Ben vefayı yalnızca geçmişe dönük bir duygu olarak görmüyorum.

Vefa aynı zamanda geleceğe karşı bir sorumluluktur.

Geçmişte emek veren insanları hatırlamak, bugün emek verenleri görünür kılmak ve geleceğin gençlerine örnek olacak isimleri tanıtmak bu sorumluluğun parçalarıdır.

Bu nedenle Prof. Dr. Erol KAM’ın çalışmalarına dikkat çekmek benim için yalnızca bir akademisyeni takdir etmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bilimin toplumdaki görünürlüğüne küçük bir katkı sunmak anlamına geliyor.

Çünkü bilim insanlarının yaptığı çalışmalar ne kadar değerli olursa olsun, toplum onları tanımıyorsa bilim ile toplum arasındaki bağ zayıflayabilir.

Oysa bilimin toplumla buluşması gerekiyor.

Bilginin yalnızca üniversitelerin duvarları arasında kalmaması gerekiyor. Gençlerin bilim insanlarının hikâyelerini bilmesi, araştırmaya ve öğrenmeye özendirilmesi gerekiyor.

Gençlere bırakılacak en değerli miras

Bir gencin bilime merak duyması, soru sorması, bilmediği bir alanı araştırması ve öğrenmeye çalışması başlı başına değerlidir.

Elbette bilimsel bir iddianın değer kazanması için uzmanlık, yöntem, araştırma ve doğrulama gerekir. Ancak merakın kendisi de korunması gereken bir başlangıçtır.

Bir çocuğun veya gencin “Bunu daha fazla öğrenmek istiyorum.” diyebilmesi, toplum açısından küçümsenecek bir şey değildir.

Tam tersine, o merakın doğru insanlarla, doğru kurumlarla ve doğru bilimsel yöntemlerle buluşmasını sağlamak hepimizin sorumluluğudur.

Bu nedenle gençlerin karşısına yalnızca başarı hikâyelerini değil, bilimin gerçek emekçilerini de çıkarmamız gerektiğine inanıyorum.

Prof. Dr. Erol KAM’ın çalışmalarını araştırırken benim için ortaya çıkan düşünce de budur.

Bir teşekkür ve vefa

Bilime yıllarını veren, ömrünü bu uğurda adayan Prof. Dr. Erol KAM’ın emeğini fark etmek ve bunu toplumla paylaşmak, benim için bir teşekkürden çok daha fazlasıdır; onun bilimsel emeğini görünür kılmak, vefanın en güzel ve en anlamlı biçimlerinden biridir.

Bugün bilim dünyamızda araştıran, öğreten, üreten ve gelecek kuşaklara bilgi aktaran pek çok değerli akademisyenimiz bulunuyor. Onları yalnızca akademik başarılarıyla değil, toplumumuza ve geleceğimize yaptıkları katkılarla da hatırlamamız gerektiğine inanıyorum.

Prof. Dr. Erol KAM da bu vesileyle çalışmalarına dikkat çekmek istediğim değerli bilim insanlarımızdan biridir.

Kendisine ve bilim dünyasına emek veren bütün akademisyenlerimize teşekkür ediyor; çalışmalarının genç kuşaklara ilham olmasını diliyorum.

Çünkü bir toplumun zenginliği yalnızca sahip olduğu maddi kaynaklarla ölçülmez. O toplumun bilgi üreten, araştıran, düşünen ve gelecek kuşaklara bilimsel bir miras bırakan insanları da toplumun en kıymetli değerleri arasındadır.

Ve bazen vefa, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; bugün emek veren insanları fark etmek ve onların emeğini yarına taşımaktır.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Muhtar, hayırseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü oldu

Sonraki Haber

Bodrum katında yangın çıktı; üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

Kimsesiz çocukların çığlığı
Yazarlar

Kimsesiz çocukların çığlığı

26 Ağustos 2026
Argiros rüzgarı bu kez Ankara'da esecek
Yazarlar

Argiros rüzgarı bu kez Ankara’da esecek

26 Ağustos 2026
Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek
Yazarlar

Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek

26 Ağustos 2026
Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış
Yazarlar

Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

26 Ağustos 2026 - Güncellenme Tarihi 27 Ağustos 2026
Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası
Yazarlar

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası

25 Ağustos 2026
Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu
Yazarlar

Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu

25 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Bodrum katında yangın çıktı; üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı

Bodrum katında yangın çıktı; üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Hayat kurtaracak 'Akıllı Yama' geliştirdiler
Bilim & Teknoloji

Hayat kurtaracak ‘Akıllı Yama’ geliştirdiler

27 Ağustos 2026
Rize'de denizde kaybolan çocuğu arama çalışmalarında 3'üncü gün
Yerel Haberler

Rize’de iki kardeşi dalgalar ayırdı! 11 yaşındaki Arif Kerem 3 gündür aranıyor

27 Ağustos 2026
Bodrum katında yangın çıktı; üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı
Yerel Haberler

Bodrum katında yangın çıktı; üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı

27 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bakan Göktaş: 2 milyon 94 bin 831 haneyi ziyaret ettik

27 Ağustos 2026
Yaşam

Muhtar, hayırseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü oldu

27 Ağustos 2026
Yaşam

Burdur’da yeni akademik yıl tedbirleri görüşüldü

27 Ağustos 2026
Yaşam

6 bin 600 nüfuslu Amasra’ya 8 ayda 1 milyon turist geldi

27 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

6 bin 600 nüfuslu Amasra'ya 8 ayda 1 milyon turist geldi

6 bin 600 nüfuslu Amasra’ya 8 ayda 1 milyon turist geldi

- Haberton
27 Ağustos 2026

Bartın'ın Amasra ilçesi, 3 bin yıllık tarihi, doğal güzellikleri ve bakir koylarının yanı sıra deniz ürünleri ağırlıklı mutfak kültürü ile...

Özgürlükten rutine sert iniş: Tatil dönüşü sendromu ve işe uyumun psikolojik haritası

Facebook hesabınıza başkası girmiş olabilir! Hesabınıza giriş yapan cihazları böyle kontrol edebilirsiniz

ATM kartınızı yutarsa ne yapmalısınız? Kartı geri almak için yapılan bu hata risk oluşturabilir

Şifreniz çalınmış olabilir! Hesaplarınız ele geçirilmeden önce bu işaretlere dikkat

Güncel Haber

Hayat kurtaracak 'Akıllı Yama' geliştirdiler

Hayat kurtaracak ‘Akıllı Yama’ geliştirdiler

27 Ağustos 2026
Bakan Göktaş: 2 milyon 94 bin 831 haneyi ziyaret ettik

Bakan Göktaş: 2 milyon 94 bin 831 haneyi ziyaret ettik

27 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton