“Bazı çiçekler bazı topraklarda olmuyor” diye bir söz duymuştum Aykut Kocaman’dan.
Futbola ilgi duyanlar söz ettiğim kişinin Fenerbahçe efsanesi olduğunu rahatlıkla bilir. İlk okuduğunda oldukça basit ve sıradan bir cümle gibi geliyor insana ancak tane tane okuduğunda ne kadar da derin ve doğru olduğunu anlıyorsun. İnsanlarda birer çiçektir ve bazı insanlar bazen kendisi için doğru olduğunu düşündüğü insanda ihaneti, nankörlüğü, yüzüstü bırakılmayı ve daha nice kötü ve talihsiz şeyi görebiliyor yahut yaşayabiliyor. Ve günün sonunda da solup gidiyor. Elbette kimse mutsuz olmak için birini sevmiyor ancak bazen büyük bir iştah ve umutla sevdiğimiz insanlar bize en büyük kötülüğü ve zararı yaşatmayı kendine bir marifet sayabiliyor. Sonrasında ise hayal kırıklıkları ile boğulan yaralı kalbimiz adeta sinir bozucu bir çöplüğe dönüşebiliyor. Ziyan olabiliyor ve göz göre göre ölüme terk edilebiliyor insan. Baharın o temiz ve heyecan veren kokusu ile papatya ve menekşelerin arasında mutluluktan koşmayı hayal eden insan bir de bakmışsın acı ve zulüm kokan merdivenleri çıkarken karşına çıkıyor. Hayat ve insanın bu yönü açıkçası beni hep korkutmuştur.
Yazdığım satırlar sadece nankör sevgili için geçerli değil, aile üyeleri, eş dost akraba ve arkadaş yani kısacası kötü olan herkes için geçerli. Kötü ve asi ruhlardan söz ediyorum. Peki bunun önüne geçebilir miyiz? Bence kesinlikle hayır çünkü istediğin kadar ele, araştır, dene, ne bileyim farklı farklı testlerden geçir ancak bunu asla öğrenemezsin daha doğrusu öğrenemeyiz. Aşırı karamsar ve küstahca bir eminlikle yazdım son satırları ama keşke yanılsam ve yanıldığım için mutlu olsam ve hep böyle güzel yanılgılar yaşasam ve yaşasak. Ancak görünen bulutlar yağmur getirmeyecek gibi ki bu yüzden şimdilik bu konu hakkındaki fikirlerime güvenim tam.
Çiğ süt emmiş insan, bebekleri tecavüz eden insan, hastaneleri bombalayan insan, kul hakkı yiyen insan, gelinine, kızına ve yolda geçen kadına tecavüz eden insan, kardeşinin hakkını yiyen insan, ekmek yediği yere ihanet eden insan, saflığını kullanıp seni sömüren insan, umudunu ve emeğini çalan insan, hayallerinle dalga geçen insan, kusurlarını yüksek sesle millete anlatan insan, arkandan iş çeviren insan, sokaktaki hayvanlara işkence eden insan, komşusuna bir tabak yemek bile götürmeyen insan, dolandırıcı insan, hain insan, satılmış insan, dönek insan, doğayı zehirleyen insan…
Anlatacağım ve yazacağım çok insan var ama hepsini yazmaya ne ömrüm yeter ne de kalemim. Böyle insanların olduğu dünyada bazı çiçeklerin solup gitmesi ne yazık ki kaçınılmaz bir son ve böyle sonlar beni hüzünlendiriyor. Bazı çiçekler keşke solmadan o yanlış topraklardan çıkartılıp ait olduğu ve mutlu olacağı topraklarla buluşsa Aykut Hoca.













