İnsanlık tarihi acı olaylarla doludur hep… Topluma yeni bilgiler veren, farkındalık sağlayan ve değişimin öncülüğünü yapanların işi her zaman zor olmuştur. Aydınlığın önü her zaman kesilmiştir. Bunun kadını erkeği diye de bir ayrımı yoktur, her yeni gelişme her zaman zor olmuştur.
Zor demek az gelir, o insanlar hayatlarını kaybetmişlerdir.
Vahşice öldürülmüşlerdir.
Dünyada yeniliklerin kapısını açan insanların buluşları bir zaman sonra tüm insanların faydalanmasına vesile olmuş olsa da bu insanlar yaşadıkları tarihte hak ettikleri saygıyı görmemişlerdir, dersek doğru olacaktır.
İşte bir örnek!
Antik Yunan…
Takvimler MÖ 4. yüzyılı gösteriyor…
Yeni bir dönemin açılmasını sağlayan bir kadının öyküsüdür bu öykü…
Öykü değil, yaşamının gerçeğidir.
Adı: Agnodice’dir bu cesur kadının…
Agnodis olarak okunur…
Tarihe yön vermiş, tarihin akışını değiştirmiş Antik Yunan’ın ilk kadın doktorudur.
Antik Yunanlı Agnodice’dir…
MÖ 300 doğumludur…
Doktor olmak istiyordur fakat kadınların tıp okuması o dönemde yasaktır.
Okula gidip okuması mümkün değildir.
Hevesinden ve hayalinden vazgeçmez, yılmaz, çözümünü kendisi üretir…
Çözümü aslında hiç de kolay değildir…
O çok sevdiği saçlarını erkek gibi kestirir!
Elbiselerini değiştirir…
Elinden geldiğince sesini düzenler…
Erkek kılığına girerek tıp fakültesinde eğitimine başlar…
Özlemini başarmıştır, İskenderiye’deki tıp okulundan doktor olarak mezun olur.
Kimseye fark ettirmeden tıp eğitimini tamamlar.
Kılığı erkek gibidir.
Yıllarca kadınlığını gizler.
Erkek arkadaşlarının yanında erkek gibi davranışlar sergiler…
Bir gün Atina sokaklarında gezerken bir kadının çığlıklarını duyar, yanına gittiğinde kadının doğum sancısı çektiğini, doğumun başladığını fark eder.
Agnodice hemen müdahalede bulunmak ister fakat kadın sokakta bir erkeğin kendisine dokunmasını istemez.
Doğumu başlamış kadın, “Dokunma bana” diye bağırır…
“Nasıl dokunursun bana, sen bir erkeksin!” diye söylenir…
Agnodice giysilerini kaldırarak kadın olduğunu gösterir ve sancıdan kıvranan kadının doğum yapmasını sağlar.
Bu olay kadınlar arasında gizlice hızla yayılır, kadınlar doğum için Agnodice’e gitmeye başlarlar.
Görünüşte bir erkek gibidir…
Dikkat çekmez, onun kadın olduğunu sadece doğuma gelen kadınlar bilirler.
Kadın olduğunu açıklasa kadınların doktor olması zaten yasaktır, kadın olarak çalışmasının imkânı yoktur…
Bu yeni doktorun bu kadar ilgi çekiyor olması ve müşterilerinin fazla olması diğer erkek doktorların dikkatini çekmiştir.
Kıskanmaya başlamışlardır.
Çünkü kendilerine doğum için gelen kadınlarda azalma görülmüştür.
Kıskanç doktorlar erkek sandıkları Agnodice’i şikâyet ederler…
“Bu doktor kadın hastaları baştan çıkarıyor, hastalarını istismar ediyor” diye söylenti çıkarırlar…
Durumda bir değişiklik olmayınca, hastaların çoğunluğu yine aynı doktora gitmeye devam edince bu defa daha da ileri giderler ve…
“O doktor hastalarına her şey yapıyordur, cinsel tacizci” diye etrafa yayarlar…
Bu suçlamayla birlikte mahkemeye çıkarılır Agnodice…
Ölüm cezasına çarptırılır!
Cezası büyüktür, kadınlara cinsel tacizde bulunmak affedilemez…
Ölümden kurtulmak ve iftira diyebilmek için kendisinin kadın olduğunu itiraf etmek zorunda kalır.
“Ben bir kadınım” der.
“Nasıl derler, sen erkek gibisin. Kısa saçların ve giyimin erkek.”
“Ben kadınım!” der doktor. “Sizin karınız gibi, normal bir kadınım ben” der ve kadın olduğunu ispat eder…
Yaptıklarını, bunu nasıl başardığını anlatır.
Ölüm cezasından kurtulur…
Bu ilk suçtan kurtulur ama mahkeme ikinci bir suç üretir…
Bir önceki kararından vazgeçmez!
Kadınların tıp okuması yasak olduğu için, tıp okuduğu ve doktorluk yaptığı gerekçesiyle tekrar ölüm cezasına çarptırılır…
Bu kararın ardından kadınlar ayaklanır…
Hatta ölüm cezası veren erkek yargıçların eşleri de tepki gösterirler.
Tarihteki bu kadın dayanışması ve kadınların gücü tüm toplumda karşılık bulur.
Bazı kadınlar, “Agnodice idam edilirse biz de onunla birlikte ölüme gideriz” diyecek kadar sert bir direniş gösterirler.
Eşlerinin ve diğer kadınların yoğun baskılarına dayanamayan yargıçlar, Agnodice’in cezasını kaldırmak zorunda kalırlar ve bundan sonra sadece kadınlara bakmak şartıyla doktorluk yapmasına izin verirler.
Böylelikle Agnodice, ilk kadın doktor ve jinekolog olarak tarihe adını yazdırır…
Anısına, hizmetlerine ve cesaretine saygıyla…













