9 Eylül 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Alayça Öztürk Gidişoğlu anlatıyor: Sahne mi, kamera mı?

Alayça Öztürk Gidişoğlu anlatıyor: Sahne mi, kamera mı?

Çağdaş Özgül - Çağdaş Özgül
7 Nisan 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bugün, ekranların ve sahnelerin sevilen, başarılı oyuncusu Alayça Öztürk Gidişoğlu’nu ağırlıyoruz. Değerli konuğumuza hoş geldiniz diyor, keyifli röportajımıza başlıyoruz.

Oyunculuğa ilginiz nasıl başladı? Bir çocukluk hayali mi yoksa sonradan evrildiğiniz bir alan mı oldu?

Küçük yaşlarımdan beri annem beni sürekli tiyatro oyunlarına götürürdü ancak ilk kez Ortaoyuncular’ın “Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu” oyununu seyrettikten sonra karar verdim. Türk tiyatrosunun neredeyse bütün efsane isimleri oradaydı. Münir Özkul, Ferhan Şensoy, Erol Günaydın, Demet Akbağ, Derya Baykal, Rasim Öztekin kimler kimler. Sanırım ilk zehiri orada aldım. Kendimi bilmeye başladığım küçücük yaşımdan beri hep tiyatro sahnesini hayal ettim. Başka da bir eğitim ya da kariyer hedefim hiç olmadı.

Kamera önü oyunculuğu ve tiyatro oyunculuğu arasındaki farklar neler gözünüzde?

En temel fark ölçek farkı. Bunu derslerimde de öğrencilerime anlatıyorum. Oyunculuk temelde aynı olsa da sergilediğimiz mecra farklı. Oyuncu olarak sorumluluklarınız, karakterinizi yaratma biçiminiz ya da metotlarınız sahnede ve kamerada aynı olabilir ancak uygulamaya gelince fark ortaya çıkıyor. Kamerada gözünüzün bebeğini bile okuyabilen şahane bir teknoloji size eşlik ederken abartma büyütme şansınız yok. 500 kişilik bir salonda oynarken de doğal olacağım diye oyunculuğu küçültmenin alemi yok. Temelde karaktere bakış, rolün içine girmek için yapılan ön hazırlık vs. aynı olsa da uygulamada en önemli fark ölçeğin büyümesi (sahne) ve küçülmesine (kamera) göre oyuncunun dengeyi kurabilmesi sanırım. Ayrıca sahne oyuncunun, kamera ise yönetmenin sanatı.

Bir oyuncu olarak rol teklif edildiğinde ön koşulunuz var mı? Yoksa bir oyuncu senaryonun gerektirdiği her şeyi yapmalı görüşüne mi katılıyorsunuz?

Senaryoyu sevmek ve yazılan karakterde bir şeytan tüyü bulmak asıl hedefim oluyor. Senaryoya inanmadığım için ret ettiğim roller oldu. Zorlama olduğunu hissettiğim işlerde genelde iyi performans gösteremiyorum. Kendimi ve sınırlarımı iyi bildiğim için de böyle işlere mesafeli yaklaşıyorum. Asıl mesele iyi ve samimi senaryo aslında. Kendi inanmadığım şeye seyirciyi inandırmam çok zor. Oyuncu rolün getirdiği şeyleri elbette yapmalı ancak inanmadığı ya da boşlukta hissettiği yerlerde de yönetmen tarafından sağlam temellerle ikna edilmeli.

Şu anda ilgi gören bir tiyatro oyununuz var. Bundan konuşalım isterim. Bahseder misiniz?

Bu sezonun başında eşim Sercan Gidişoğlu ile beraber Tiyatro Fam’ı kurduk. İlk prodüksiyonumuz ödüllü ve dünyaca ünlü yazar Dennis Kelly’nin “Aşk ve Para” metni oldu. Teksti okuduğum anda vuruldum, Sercan’a yönetmesini teklif ettim ve başından beri çalışmaktan onur duyduğum muhteşem oyuncu arkadaşlarımla projeyi ve heyecanımı paylaştım. Laf olsun diye söylemiyorum bu oyun beni adeta büyüledi. İçine hapsolduğumuz hızla akan bir dünyanın içinde içimizde gittikçe büyüyen “daha fazlası olma” hissini böyle çarpıcı anlatan bir başka metin daha okumadım. Oyun insanın maddesel her şeyi tüketen bir varlığa dönüşüp esasen kendini ve aşkı nasıl tükettiğini anlatıyor.

Tevfik Şahin, Sefa Tantoğlu ve Tuba Karabey Özkök’le beraber oynuyoruz. Bir oyuncu için güvendiği yetenekli oyuncularla sahneye çıkmak büyük lüks. Dönüp dönüp hem onlara hem kendime “iyi ki yaptık bu işi” diyorum. Seyircimizin tepkisi ise beklediğimizden daha iyi. Geçen hafta 25. Adana Devlet Tiyatroları Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’ne katıldık. Adana seyircisi bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki sezon daha çok turne yapıp daha çok seyirciye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu sezonun son 3 oyununu İstanbul’da Nisan ve Mayıs aylarında oynayacağız.

Tiyatro izleyicisinin ilgisinden memnun musunuz? Eski yoğunluğa sahip mi?

Maalesef ödeneksiz küçük tiyatro toplulukları için durum parlak değil. Ekonomik sıkıntılar elbette tiyatro seyircisinin ve hatta tüm kültür sanat tüketicilerinin seçimlerini kısıtladı. Ancak tiyatroya karşı ilgi azaldı demek yanlış olur. Hem kendi oyunumuzda hem de gittiğim oyunlarda genç seyirci oranının yükseldiğini gözlemliyorum. Tiyatronun seyircisiz olamayacağı aşikar. Bugün salonlarda genç seyircileri görmekse geçmiş kuşkuların seyirci yetiştirme konusunda bilerek ya da bilmeyerek başarılı olduğunu gösteriyor.

TV veya dijital platformda yeni projeleriniz olacak mı yakın zamanda?

Niyetim ve isteğim yeni sezonda iyi bir dijital işle geri dönmek. Ana akıma dizi çekmek daha çok göz önünde olmanızı sağlamakla birlikte her hafta gelen reytinge göre oyunun kurallarının konduğu belirsiz bir süreci de beraberinde getiriyor. Ben biraz da başı sonu belli bir işin içinde yer almanın konforunu merak ettiğim bir dönemdeyim. Ayrıca uzun süredir hazırlıkları süren bir sinema filmi projesi var o da beni çok heyecanlandırıyor ancak hâlâ belirsiz olduğu için henüz açıklayamıyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

TIR’ın çarptığı otomobilin sürücüsü öldü; kaza kamerada

Sonraki Haber

Evsiz adam, sokakta ölü bulundu

Çağdaş Özgül

Çağdaş Özgül

Çağdaş Özgül, Mersin/Tarsus'da doğdu. İlk orta ve lise eğitimini burada tamamladı. Çağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Üniversite yıllarında, kurucusu olduğu kültür kulübüyle bir çok kültürel etkinliğin hazırlayıcısı oldu. Yazım dünyasına da bu etkinliklerdeki çalışmaları ile beraber başladı. 2021 yılından bu yana Haberton.com bünyesinde görev yapmaktadır.

İlgili Haberler

Ankara’nın taksileri neden sarı gardaşım?
Yazarlar

Ankara’nın taksileri neden sarı gardaşım?

9 Eylül 2026
Karanlıkta yaşanır, soğukta yaşanmaz
Yazarlar

Karanlıkta yaşanır, soğukta yaşanmaz

9 Eylül 2026
Herkesin bir geçmişi vardır. Bir de geçmemişi
Yazarlar

Herkesin bir geçmişi vardır, bir de geçmemişi

9 Eylül 2026
Savaş Özel ile hayata, şiire ve kelimelere dair
Yazarlar

Savaş Özel ile hayata, şiire ve kelimelere dair

9 Eylül 2026
Cem Huddamoğlu: “Mavi Düşteki Çocuk ”tan “Aşkın Sekizinci Hâli”ne
Yazarlar

Cem Huddamoğlu: “Mavi Düşteki Çocuk ”tan “Aşkın Sekizinci Hâli”ne

8 Eylül 2026
Ulus halindeki balıkçılar ve Kızılay'ın hızlı bebeleri
Yazarlar

Ulus halindeki balıkçılar ve Kızılay’ın hızlı bebeleri

8 Eylül 2026
Sonraki Haber
Evsiz adam, sokakta ölü bulundu

Evsiz adam, sokakta ölü bulundu

En Güncel Haberler

Sonbaharda saç renkleri değişiyor: 2026’nın öne çıkan tonları
Moda ve Kadın

Sonbaharda saç renkleri değişiyor: 2026’nın öne çıkan tonları

9 Eylül 2026
Üsküdar seçiminin ardından yaptığı konuşmalar nedeniyle soruşturma başlatılmıştı: Özgür Çelik ifadeye çağırıldı
Öne Çıkan

Üsküdar seçiminin ardından yaptığı konuşmalar nedeniyle soruşturma başlatılmıştı: Özgür Çelik ifadeye çağırıldı

9 Eylül 2026
Beşiktaş’ta Erzurumspor FK hazırlıkları sürüyor
Spor Haberleri

Beşiktaş’ta Erzurumspor FK hazırlıkları sürüyor

9 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İstanbul Valiliği talimat verdi: 3 plajdaki yüzme alanlarının geçici olarak kapatıldı

9 Eylül 2026
Yaşam

PSB Anatolia Fuarı Sakarya’da kapılarını açtı

9 Eylül 2026
Yaşam

Bakan Bayraktar: Enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz

9 Eylül 2026
Yaşam

Demirci’de siyah ve sarı incirde hasat mesaisi başladı

9 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

69 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı: Gözyaşlarını tutamadı

69 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı: Gözyaşlarını tutamadı

- Haberton
9 Eylül 2026

Eskişehir’de polis ekipleri tarafından 3 ayrı hırsızlık suçundan 69 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Dudu A. yakalandı. Eskişehir...

Yapay Zekâ ile tarım: Türkiye’de Precision Farming uygulamaları

Türkiye’de sağlık okuryazarlığı: Hastaları bilgilendirme sorunu var mı?

Telefonda ‘evet’ demek dolandırılmaya yol açar mı? Uzmanlar asıl riske dikkat çekiyor

Eylül, hasat mevsimi: Türkiye’nin tarımsal üretim takvimi

Güncel Haber

Sonbaharda saç renkleri değişiyor: 2026’nın öne çıkan tonları

Sonbaharda saç renkleri değişiyor: 2026’nın öne çıkan tonları

9 Eylül 2026
İstanbul Valiliği talimat verdi: 3 plajdaki yüzme alanlarının geçici olarak kapatıldı

İstanbul Valiliği talimat verdi: 3 plajdaki yüzme alanlarının geçici olarak kapatıldı

9 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton