16 Mayıs 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Yeni gün

Yeni gün

Necip Erdoğan - Necip Erdoğan
6 Ocak 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Yeni gün

Yeni gün

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Yeni gün başlamadan sessiz ve boş sokaklara çıkmadan önce senin şarkınla başlardım güne. Zamanlar test yayını yapan bir kanal klipler yayınlardı, lise yıllarının verdiği heyecanla ömrü birkaç gün süren aşklar yaşarken senin romantik şarkılarını dinlerdim.

Okula varmadan, derslerde, ders arasında, eve dönerken, senin şarkılarınla büyüdük, reddedilmenin acısını yine senin romantik filmine davet ettiğim sınıf arkadaşım sayesinde tattım. Acaba “kırılan kalpler nereye gider” bilemem ama sen de gençliğim gibi sessizce geçip gittin hayatımızdan, toprağın bol olsun. Size tüm samimiyetimle ifade edeceğim, ondan önce benim aklıma geldi, yani “masumuyet müzesinden”…

Tıpkı o müze gibi elli ikinci bloktaki sıvaları dökük binanın çapraz komşuları da ilerde bir müze olacaktır,çünkü yasak aşklar,kavuşamayan çiftler, efsaneler her zaman ilgi çeker, uzun cümlelerin arasına detaylar saklayarak yazılan romanların bir çırpıda okunmadığını anladığım zaman karar verdim bu romanı yazmaya,belki “kara kitap”tan sonra… İlk paragrafımda epigraf kullanmış oldum, ama nasıl olsa okuyucu sayısı dikkate alınamayacak kadar az olunca istediğim kadar kullanabilirim; belki de “tanıdık”olmamanın avantajlarından biridir rahat yazmak…

Ama emin olduğum konu ihanet ve aşk gibi çekici de olsa kalemi tutan parmakları yöneten bir kişinin beyinin bir köşesinde geniş bir kütüphane olmalı, yaz aylarında uzun ve boş koridorları olan, mesainin bitmesini masa başında uyuyarak bekleyen memurları olan; tozlu rafları eski kitap kokusu ve sevişmek için yer arayan çiftlerin olduğu bir kütüphaneninin belki yıllarca okunmayan sararmış yapraklı, köşelerinde okuyanların notları olan, son sayfasında on yıl öncesinden belirli aralıklarla günümüze gelen bir zaman makinesini andıran “ödünç alma fişi” sallanan kitaplardan çoğunun içeriğini biliyorsanız, o zaman farkına bile varamadan betimlemeler dökülmeye başlıyor ,uzun cümlelerle anlatacağınız yasak aşk ve ayrıntalara sakladığınız edebiyat dünyası, gizemli ve bakire bir kumsal gibi sizleri ve aynı zamanda beni bekliyor; bu yolculukta beni yanlız bırakmayacağınız umuduyla…

Hayatın karşımıza neler çıkaracağını bilmiyoruz, mesleğimizi,yaşadığımız şehiri yada doğup büyüdüğümüz memleketimizi terk etmek zorunda kalıyoruz. Sadece çocukluk anılarımızı, sokaklarında koştuğumuz, köşebaşlarında dirseğimizi yaslayıp gözlerimizi kapatarak ona kadar saydığımız duvarlara veda etmiyoruz,ilk aşkımıza da veda ediyoruz, ilgisini çekmek için saçlarını çektiğimiz yolda yürürken düşmesi için çelme taktığımız, onun için öğretmenden azar işittiğimiz ilk aşkımıza da veda etmeyi öğretiyor hayat.

Yıllar sonra acaba nerde ne yapıyor sorusuna yanıt ararken teknoloji giriyor devreye,insanlığın en büyük keşfi internet sayesinde yıllar önceki arkadaşlıklar, eski fotoğraflar yeniden günyüzüne çıkıyor,insanlar artık albüm alıp kenarından kırılmış siyah beyaz resimleri kitapların en altında saklamıyor,kişisel hesabınıza eklediğiniz fotoğraflarınızı herkese gösterme imkanı buluyorsunuz,hatta bu imkanı bazen gezdiğiniz tüm şehirlerde birer anı olarak ölümsüzleştirmek de mümkün,ama benim sizlere anlatacağım öykü internet başında saatler harcayarak aranan bir sergüzeşt değil her iki tarafın ve tarafların birinci dereceden yakınlarının dahi aklına gelmeyeceği bir ilişki. “Yasak olan her zaman caziptir”cümlesi ile özetlesek daha iyi olacak sanırım.

52. blok dördüncü katta güzel bir kız olduğunu biliyordu aslında,taşındığı ilk günün gecesinde tesadüfen balkonda görmüştü. Elbette her evli erkek gibi aklında olan eşini ve çocuklarını memleketten getirmekti,alt çaprazındaki yeni komşusunun kızı ile ilgilenmesi normal olmazdı,­ en azından iki çocuklu bir baba için düşünceleri bu yönde olmalıydı.

Toplumumuzda komşu kızına bakılmazdı; karşı cinsi tanıma şansı olmayan gençler için en yakın arkadaşlıkların komşu çoçukları arasında olmasına rağmen neden komşu kızına “yan gözle” bakılmadığını anlayamadığını düşündü.Eski kiracıdan kalma dergiler salonunun ortasında bir tepecik oluşturmuştu. Yeni hayatında ilk geceydi bu gece, ağustos sıcağına rağmen gece tatlı bir esinti getirmişti odasına,artık eşine ve çocuklarına dönen bir baba olmanın rahatlığı ile uykuya dalabilirdi.

Bu klasik zengin kız fakir erkek öyküsü olmayacak ama konu çok klasik de olsa anlatım gücünün zenginliğinin sıradanlığı ortadan kaldırmaya yeterli olduğu kitaplar okudum. 7 numarada aşktan başka cinsellik, evlilik, arkadaşlık kavramları da olacak, ancak iddialı olmak için okulunu, mesleğini aileni dahi unutup bir odaya kapanarak sadece araştırma yapıp yazarak geçirilen saatlerin gerekli olduğuna inananlardanım,hiçbir başarı tesadüf değildir. Bunu hepimiz bir nakarat gibi tekrarlasak da yeteri kadar sindiremediğimiz için uygulamada eksiklikler gösteririz.

Çok yazmak için çok okumak gerektiğini kabul etmek istemeyiz, işte bu öykü ­yada belki ilerde roman deriz­okumayı seven maddi kaygılardan uzak bir dünya ile maddi kazanımlara kolay ulaşmaya çalışan bir dünyanın çatışması olacak, kolay kazanmayı seven, irdelemeyen bir güzellik ve karşısında yaşlı yorgun ama bir lise öğrencisi kadaröğrenme azmi ile yaşayan hayatındaki en eğlenceli zamanın kitap rafları arasında gezindiği zaman olduğunu iddia edecek kadar “bağımlı” bir adamın öyküsü olacak, umarım uzun cümleler,anlaşılması zor betimlemeler ile sizleri sıkmam ancak yüzeysellikten uzak olmak amacıyla sadeliğin doğru ve yerinde kullanıldığı zaman etkili olduğunu düşünenlerdenim,daha önceki alışkanlıklarımdan kopmadan şimdi yazdıklarımı iki yıl yada iki ay sonra silebilirim,mamafih paylaşılması yasak olan duygular yazıldığı zaman paylaşılır.Edebiyat dünyasının bu denli büyük olmasının sebebi yasaklardır.Tıpkı yaşadığım ve anlattığım yasak aşk gibi…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Fatih Erbakan’dan ittifak açıklaması

Sonraki Haber

Enflasyon hayatımıza nasıl girdi?

Necip Erdoğan

Necip Erdoğan

Necip Erdoğan, 02.06.1975 Nizip doğumlu, öğretmen olarak çalışıyor. Evli ve 3 çocuk babası.

İlgili Haberler

Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Ruhsuz kalabalıklar
Yazarlar

Ruhsuz kalabalıklar

13 Mayıs 2026
Yazarlar

Ya sevdiğini al ya da aldığını sev!

11 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Enflasyon hayatımıza nasıl girdi?

Enflasyon hayatımıza nasıl girdi?

En Güncel Haberler

Baygınlık geçiren yolcuyu güzergahını değiştirip, hastaneye yetiştirdi
Yerel Haberler

Baygınlık geçiren yolcuyu güzergahını değiştirip, hastaneye yetiştirdi

16 Mayıs 2026
Arakçi: Amerikalılara savaşın yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor
Dış Haberler

Arakçi: Amerikalılara savaşın yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor

16 Mayıs 2026
Üniversite öğrencisine bıçaklı, sopalı saldırı kamerada
Yerel Haberler

Üniversite öğrencisine bıçaklı, sopalı saldırı kamerada

16 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Kumköy sahilindeki lağım çukurları için suç duyurusu

16 Mayıs 2026
Yaşam

Bakanlıktan ‘yeşil bina’ düzenlemesi

16 Mayıs 2026
Yaşam

Koparmanın 699 bin TL cezasının olduğu, Siirt’e özgü sümbüller çiçek açtı

16 Mayıs 2026
Yaşam

Türkiye’nin en büyük canlı hayvan pazarında ‘kurban’ hareketliliği

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

'Dijital dolandırıcılar, 'oltalama' yöntemiyle yaşlıları ve çocukları hedef alıyor'

‘Dijital dolandırıcılar, ‘oltalama’ yöntemiyle yaşlıları ve çocukları hedef alıyor’

- Haberton
16 Mayıs 2026

Jandarmanın ‘siber devriyeleri’ suç ve suçlularla etkin mücadele için dijital mecralarda aktif rol üstlenirken, jandarma personeli de sahaya çıkarak vatandaşları...

Yoga spor kadar etkili mi? Uzmanlara göre etkisi sanıldığından daha büyük olabilir

Misafir sofraları için uyumlu menü önerileri

Borsada nasıl para kazanılır? Uzmanlar en kritik hatayı açıkladı

Çocuklarda kekemelik neden olur? Uzmanlara göre erken fark etmek büyük önem taşıyor

Güncel Haber

Baygınlık geçiren yolcuyu güzergahını değiştirip, hastaneye yetiştirdi

Baygınlık geçiren yolcuyu güzergahını değiştirip, hastaneye yetiştirdi

16 Mayıs 2026
Arakçi: Amerikalılara savaşın yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor

Arakçi: Amerikalılara savaşın yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor

16 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton