TRY - Türk Lirası
EUR
15,2213
USD
13,4772
GBP
18,2044
CNY
2,1319
-5 C
Ankara
-0.1 C
İstanbul
3.5 C
İzmir
26 Ocak 2022, Çarşamba
Diğer
    Ana SayfaYazarlarUzak bir yol öyküsü

    Uzak bir yol öyküsü

    Avatar of turgut gözütok
    Turgut Gözütokhttps://haberton.com/
    Turgut Gözütok, 1984 doğumlu Erzurum Şenkaya ilçesine de liseyi bitirdi ,Bursa'da ikamet ediyor, şiir ve edebiyat üzerine yazı yazıyor.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Uzak bir yol öyküsü! Geçmişten gelen bir ayrıntı gibi durdu koca şehrin ortasında, akşam karanlığı çökmek üzereyken omuzunda taşıdığı bunca yüke rağmen hâlâ dimdik ayakta hala sabreden umut doluydu yüreği,

    Yıl 1981 Türkiye’si, Anadolu‘nun ücra bir köyünden gelmişti bu şehre, yağız yiğit bir delikanlı olan Halil’in hikayesi burda başlıyordu, adını duyduğu fakat hiç tanımadığı bu şehre yabancı kalışı normaldi, çünkü ilk defa çıkmıştı köyünden, fakat bilgili kültürlü bir o kadarda zeki biriydi. Halil, her şeyi bir çırpıda anlardı, hani birazda Anadolu kurnazlığı derler ya işte onlardan biriydi.

    Gurbet demiyordu geldiği bu şehre, çünkü artık gidecek bir köyü arkasına dönüp bakacak bir evi kalmamıştı. Tüm benliğiyle kendini bu şehre adamaya gelmiş gibiydi, oysa geldiği yıl Türkiye’nin kaos ve darbe ortamından geçen yıllardı, hiç unutmayacağı o ilk günü şöyle dile getiriyordu.

    Pek fazla kalabalığın olmadığı bir caddede yürürken karanlık iyice bastırmıştı bilmediğim bir yer olduğu için kalacak bir otel aramaya başladım kime sorsam bir adres bir yer göstermiyordu

    En sonunda kendi çabamla bulduğum ücra bir otele girdim sanırım eski bir bina olmasından dolayı boyaları dökük yerler pislik içinde idi, otelci ilk önce bana oda vermek istemedi her şeyimi kimliğimi araştırdı, hemşerim bu aralar durumlar vahim ve ortalık karışık, sende kendine dikkat et diyerekten uyarılarda bulundu. Zar zor ikna edip bir haftalık parasını peşin vererek kalacağım odanın yolunu tuttum, pek bir sesiz ama tekin olmayan bir mekan görüntüsü vardı.

    Odaya girince ufak bir dolap, yıkanmamış çarşaflar üzerine örtülü yatağı görünce hiç yoktan iyidir deyip fazla yargılamadım. Bu büyük şehirde geçireceğim ilk gecenin burası olması aslına hiç de tuhaf değil diye geçirdim aklımdan.

    Yatağa uzanıp Sivas’ı, dökülen tavanı seyrederken, aklına gelen bir sürü şeyi belki düşünmemek istiyordu arkada bıraktığı bomboş yılları kayıp giden bunca sene ama nafile artık geçen gitmiş, ve gelinen son nokta ise bilmediği bir şehrin ücra bir oteliydi, gece uzun olacaktı Halil için zira daha yeni başlıyordu hikayemiz.

    Hikayemizin devamı her hafta siz değerli okuyucularımızla olacaktır.

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler

    İlgili Haberler