“Aynı Tiyatro, Farklı Perdeler” Türkiye’de siyaset gelişemedi. Hâlâ. Onca yıl, onca seçim, onca kriz… Ama dönüp dolaşıp aynı çıkmazdayız.
Üstelik bu sadece bir partiye, bir ideolojiye özgü bir sorun değil. Nereye bakarsanız bakın, karşınıza aynı tablo çıkıyor: Aidiyet yok, liyakat yok, hesap çok.
Bu satırları herhangi bir partiye göz kırpmak ya da bir başkasına taş atmak için yazmıyorum. Zaten mesele artık partiler değil; siyasetin kendisi.
Bir zamanlar siyaset bir fikir meselesiydi. Bir yanda ülkücüler, öte yanda solcular; karşı karşıya ama tutkulu, kararlı, neye inandığını bilen bir kalabalık vardı sahnede. Sonra muhafazakâr dalga geldi, Türkiye’nin kaderine uzun yıllar yön verdi. Ancak bu süreklilik, bir siyasi olgunluk getirmedi. Aksine, siyaset koca bir çıkar pazarına dönüştü.
Bugün partilere bakın: Liyakat değil, sadakat esas. Bir işi bilen değil, birini bilen öne çıkıyor. “Ben yoksam parti kaybeder” diyenlerin gölgesinde büyüyen siyasi yapılar, kendi içinde çürümeye başlıyor. Ve ne yazık ki, bu çürüme sadece bir koltuğu değil, tüm toplumu etkiliyor.
Kongreler, seçimler, adaylık süreçleri… Hepsi kurgulu bir tiyatro sanki. Partili olmayanlar delege yapılıyor, sırf belediyede çalışıyor diye bir adayın peşine takılanlar, oylarıyla partilerin kaderini tayin ediyor. Partinin fikri değil, bireyin menfaati öne çıkıyor. Bu mudur siyaset?
Etik deseniz… Güzel bir vitrin süsü sadece. Adaylar son dakikada sahneye çıkıyor, perde arkasında neler döndüğü meçhul. “Hakkıdır” diyoruz, ama nedense hep bir hesap kokusu yayılıyor ortalığa.
Bazı belediye başkanları, kendi oluşturdukları delege sistemiyle seçime giriyor, ama halktan yüzde 40 bile alamıyor. Bu da yetmezmiş gibi hâlâ başarı hikâyesi anlatılıyor. Oysa o koltuk, halkın güveniyle kazanılır; masa başı mühendisliğiyle değil.
Türkiye’nin siyasete ihtiyacı var, evet. Ama bugünkü gibi değil. İçten, temiz, samimi bir siyasete ihtiyacımız var. “Yürek aidatı” ödemeye razı insanların yönettiği bir ülkeye…
Yoksa bu düzende ne partiler kalıcı olur ne de gelecek adına umut.
Benden söylemesi.













