5 Ağustos 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Tiyatronun kökeni

Tiyatronun kökeni

Hasan Ali Çölük - Hasan Ali Çölük
6 Ocak 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
1
Tiyatronun kökeni

Tiyatronun kökeni

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Aslında tiyatronun kökeni ilkel ritüellere dayanıyor. Yani temelleri; insanların kendilerinden üstün kabul ettiği varlıklar için düzenlediği törenler, o törenlerde yapılan danslar ve sesler ile atılmıştır diyebiliriz.

Ancak bu haliyle sanattan oldukça uzak! O yüzden gelin beraber tiyatronun günümüze gelene kadar nasıl değişip geliştiğine bakalım.

Antik Yunan Tiyatrosu

Antik Yunan tiyatrosuyla şu anki tiyatro düşüncesini oluşturan ilk adımlar atılmıştır. Bu dönemde tiyatroya eğitici özellikler verilmiş, toplumun estetik duygusunu geliştirme görevi yüklenmiştir.

Tiyatronun bu dönemde insanları, ahlaka ve erdemli olmaya yönlendirmesi hedeflenmiştir.

Roma Tiyatrosu

Roma tiyatrosunda yazarlar Antik Yunandaki kuralları takip ederek eserleri kendi toplumlarına, kültürlerine uyarlamıştır.

Orta Çağ Tiyatrosu

Orta Çağ’da din adamları; tiyatronun insanı dünyevi zevklere sürükleyerek bağımlı hale getirdiğini söylemiş ve tiyatroyu yasaklamıştır. Ancak sonrasında tiyatro etkinliklerini ellerine almaya karar vermiş ve insanları sadece dine ve ibadete teşvik edecek içeriklerin sunulmasına izin vermişlerdir. Kilise bununla kalmayıp İncil’den bölümleri de oyunlaştırıp sergilemiştir.

Rönesans

Rönesans ile kiliseye olan güven yıkılmış ve bu tiyatroya da yansımıştır. Yazarlar eskiden olduğu gibi yazmaya başlamış ve eserlerinde dinin dışına çıkmıştır. Rönesans kuramcıları Antik Yunan tiyatrosunu kendilerine model belirlemiş ve Antik Yunan tiyatrosundaki kuralları değişmez olarak kabul etmiştir. Böylece Klasik Dönemin de temelleri atılmıştır.

Klasik Dönem Tiyatrosu

Bu dönemde yazarlar Aristoteles’in Poetika adlı eserinde belirlediği tragedya ve komedya kurallarını benimsemiş, bu kuralları detaylandırmıştır. Hatta değişmez üç birlik kuralı bu dönemde oluşturulmuş ve dönemin yazarları bu kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmış, belirlenen kuralların dışına çıkmamaya özen göstermişlerdir.

Klasik Dönem tiyatrosunda iç çatışma ön plana çıkmaktadır. Oyun karakterleri, ağırlıklı olarak duygularını ve düşüncelerini sesli düşünerek seyirciye aktarmıştır.

Genel olarak şiirsel bir dil tercih edilmiş ve tiyatronun soylu kesime hitap etmesi amaçlanmıştır. Bu yüzden klasik dönemde halk, tiyatrodan uzaklaşmıştır.

Romantik Dönem Tiyatrosu

Romantik dönemde klasik dönemden kalan katı kurallar esnetilmiştir. Bu dönemde yazarlar, seyirciyi duygusal olarak etkilemeyi ve vermek istedikleri mesajları duygular üzerinden vermeyi hedeflemişlerdir. Genelde günlük olaylar ve konuşma dilinin kullanılması tercih edilmiştir. Bu yönden romantik dönem sadece soylulara değil halka da hitap etmiştir.

Ancak gelişen ve değişen toplum ile beraber dönem eserleri gerçeklikten kopuk ve fazla romantik bulunarak eleştirilmeye başlanmıştır. Bununla beraber yeni bir düşünce şekillenerek tiyatro dalında hakimiyet kurmaya başlamıştır.

Gerçekçi Dönem Tiyatrosu

19. yüzyılda bilim, sanayi ve psikoloji alanları öne çıkmakla beraber bir sürü alanda gelişme yaşanmıştır. Ve elbette bu gelişmelerden tiyatro da etkilenmiştir.

Hem gerçeği yansıtmadığı eleştirileriyle hem de dönemin büyük gelişmeleri karşısında aşk hikayeleri ilgi çekmemeye ve önemsizleşmeye başlamış, bununla beraber romantizm terk edilmiştir. Eserlerde bilim, toplumsal sorunlar ve hayatın gerçeklerine yoğunlaşılmış, gerçekler olduğu gibi aktarılmıştır. Bu dönemde seyirciyi toplumsal sorunlar üzerine düşündürmek amaçlanmıştır.

Hem metinlerde hem sahnede gerçekçiliğe önem verilmiştir. Bu doğrultuda şiirsel dil yerine günlük konuşma dilinin kullanılması daha uygun bulunmuştur. Sahne dekorlarının da gerçeğe uygun olmasına dikkat edilmiş, böylece gerçekçi bir etki oluşturmaya çalışılmıştır.

Lakin 19. yüzyıl sonlarına doğru gerçekçilik de eleştirilmeye başlanmış ve bu düşünceye zıt görüşler ortaya çıkmıştır.

20. Yüzyıl Tiyatrosu

20. yüzyıl tiyatrosunda fütürizm, ekspresyonizm gibi yeni akımlar ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde sahnede görsel imgelere oldukça önem verilmiştir. Seyirci ve sahne arasındaki ilişki gözden geçirilmiş; söz arka plana atılmış ve görsel iletişim öne çıkmıştır.

Okurken Fark Etmedikleriniz!

Aslında tiyatrolar çoğumuzun ilk okuduğunda anlamadığı ya da okurken dikkatimizi çekmeyen detaylarla dolu. İşte şimdi bunlardan bazılarını inceleyecek; yazarların kullandığı sembollerin ve motiflerin neyi temsil ettiğini göreceğiz.

Üç Kız Kardeş, Anton Çehov

1890 yılında Rus yazar Anton Pavloviç Çehov tarafından kaleme alınan ve dram türünde olan Üç Kız Kardeş, gerçekçi dönem eseridir.

Çehov bu tiyatrosunda; babalarının görevi yüzünden bir süre taşrada yaşamak zorunda kalmış olan üç kız kardeşin, babalarının ölümünden sonra hayallerini süsleyen büyük şehre geri dönme planları yapmasını ele alır. Ancak üç kız kardeş ne kadar hevesli olsalar ve umutlarını kaybetmeseler de harekete geçmeyişleri yüzünden ne Moskova’ya dönebilirler ne kaderin ellerinde olanları da almasına engel olabilirler.

Bu kardeşlerin başından geçenleri anlatan tiyatromuz belki de hiç görmediğiniz başka neleri anlatmaya çalışıyor, gelin bakalım.

Nataşa’nın Yeşil Kuşağı:

Nataşa karakteri, üç kız kardeşin abisi olan Andrey’in eşidir. Kendisi oldukça meraklı ve baskın biridir.

İlk perdede bahsi geçen Nataşa’nın takmış olduğu yeşil kuşak, üç kız kardeşin en büyüğü olan Olga tarafından uygunsuz bulunur. Aslında bu yeşil kuşak üzerinden Olga’nın; Nataşa’nın taşralı olmasından kaynaklı onu zevksiz ve kaba bulduğu gösterilir. Nataşa’nın yeşil kuşağı burada sosyolojik bir simgeye dönüşmüştür.

Dördüncü perdede ise Nataşa, kardeşlerin en küçüğü İrina’nın kuşağını eleştirir. Bu da bizlere aristokrasinin bittiğini gösterir.

Umarım bu yazı sizlere tiyatronun aslında o kadar basit ve yüzeysel olmadığını gösterebilmiş, ve sizler için faydalı olmuştur. Başka yazılarda görüşmek üzere, hoşça kalın!

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Enflasyon hayatımıza nasıl girdi?

Sonraki Haber

Deprem 7.2 şiddetinde olsaydı otel yıkılmayacaktı

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük, Erzincan doğumlu. AÖF'de radyo televizyon programcılığı okuyor. Tiyatro ve etnik müzikle uğraşıyor, 

İlgili Haberler

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Yarın da avukat olmak istiyorum!
Yazarlar

Yarın da avukat olmak istiyorum!

1 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Deprem 7.2 şiddetinde olsaydı otel yıkılmayacaktı

Deprem 7.2 şiddetinde olsaydı otel yıkılmayacaktı

Yorumlar 1

  1. Murat Çelik says:
    3 yıl önce

    Tiyatronun özünü merak edenlere ve tiyatroya ilgi duyanlar için güzel bir yazı dizisi.

En Güncel Haberler

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı
Yerel Haberler

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

5 Ağustos 2026
Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı
Yerel Haberler

Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

5 Ağustos 2026
Şırnak Emniyet Müdürü Sazak: Uyuşturucu baronlarını şehrimizde yaşatmayacağız
Yerel Haberler

Şırnak Emniyet Müdürü Sazak: Uyuşturucu baronlarını şehrimizde yaşatmayacağız

5 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Srebrenitsa’dan yola çıkan ‘Filistin Konvoyu’ Konya’da

4 Ağustos 2026
Yaşam

Muğla’da yangından etkilenen üreticiler için hasar tespit çalışmaları sürüyor

4 Ağustos 2026
Yaşam

Diyarbakır’da iki aile arasında arazi anlaşmazlığı kavgası: 7 yaralı

4 Ağustos 2026
Yaşam

Vücutlarında 1 kilo 392 gram metamfetamin taşıyan 4 şüpheli tutuklandı

4 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mardin'de dereye düşen 3 yaşındaki Eslem, hayatını kaybetti

Mardin’de dereye düşen 3 yaşındaki Eslem, hayatını kaybetti

- Haberton
4 Ağustos 2026

Mardin'in Derik ilçesinde dereye düşen 3 yaşındaki Eslem Talan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay, akşam saatlerinde Derik ilçesine bağlı kırsal...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir?

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

5 Ağustos 2026
Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

5 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton