26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Tiyatro ve Beyaz Yaka

Tiyatro ve Beyaz Yaka

Hasan Ali Çölük - Hasan Ali Çölük
5 Aralık 2023
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
5
Tiyatro ve Beyaz Yaka

Tiyatro ve Beyaz Yaka

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kapitalizm tüketmemizi ister, sanat üreticidir. Tiyatro için de tüketimden kaçamıyoruz elbet, bilet almak durumundayız ama oyuncularda bizimle aynı çarkta olduğu için geçinmek ve özel bir tiyatroysa mekan kirası vermek, fatura ödemek zorundadır.

“Kapitalizm köleyi özgürlüğüne kavuşturur ve tüketici haline getirir, ama sınırsız tüketimin ucunda ,tüketicinin kendi kendini tüketmesi vardır. Kendinin gözden düşeceği alanlara yatırabiliriz ofis hayatının bizi tüketmemesi için neler yapabileceğimize dair. Bunlardan biri de edebiyat ve sanat etkinlikleriyle bu hayatın kendimizi bitirmemize neden olabilecek etkilerinden korunmaktı. Tiyatro ilk sıralardaki yerini alıyor.

Oyuncular doğrudan seyircilerin geribildirimini alırken seyirciler de sanatın birebir içindedir, sanatı yüksek dozda almaktadır. Sinemadaki gibi kırpılmış sahneler yoktur, bir edebiyat eserindeki gibi sizin iradenize göre ilerlemez ama bilerek ve isteyerek oradasınızdır. Tiyatroda montaj, efekt ve benzerleri bulunmaz, mevcut imkanlar kullanılır.

Beyaz yakalı iş arkadaşlarımızdan çoğunlukla tiyatro teklifi almayız. Çünkü tiyatro “çok sıkıcı”dır, “fazla tekrar var”dır, “gereksiz”dir. Aynı isteksizliği, onlar alışveriş merkezlerine giderken görmeyiz. Tiyatro zor lokmadır, doğru, ama bir de “cazip” değildir. Genel geçer bir zevke hitap etmediği için birçok kişi tiyatroyu elinin tersiyle iter. Tiyatroyu üstünüze giyemez, arkadaşlarına gösteremez, o an ve çıktığınızda yaşadığınız keyifle kimseye caka satamazsınız. (Ofis/plaza çalışmasının bir getirisi ya da götürüsü elde avuçta ne varsa yemeğe, içmeye, giyime, harcamaktır ki statünüz olsun.)

Tiyatro ve Beyaz Yaka
Tiyatro ve Beyaz Yaka

Bir durum hariç: Ofisçe toplu halde gidiyorsanız. O durumda da sıkıntıdan ölseniz bile “ben aslında tiyatro izleyebilecek kadar kültürlü bir insanım” izlenimi yaratmalısınız. Maalesef zorla güzellik bir yere kadar.Slovenyalı felsefeci Renata Salecl, Seçme İkilemi kitabında kim olduğumuzu seçiyormuş gibi görünsek de aslında hep başka güçlerin ve insanların etkisinde kaldığımızı savunur.  “Seçim gayet bireysel bir mesele gibi görünüyor olsa da, insanların seçim yapma şekli başkalarıyla kurdukları ilişkilerle ve başkalarının onları nasıl gördüğüne dair düşünceleriyle esastan bağlantılıdır.

Dolayısıyla insanlar kendi kendilerini sınırlama biçimlerini durup dururken uyduruyor değildir; yaptıkları seçimler toplumun neye doğru seçim olarak değer verdiği konusundaki algılarına fazlasıyla bağlıdır. Bu da, kendi kendini yaratan yeni bireyin paradoksal bir şekilde neden şöhret kültürünü örnek aldığını açıklar: Bir kişi bir yandan kendisine sıfırdan bir kimlik yaratacak kadar özgür bir birey olarak görülürken, diğer yandan kimliğini -çoğunlukla bir ünlünün hayatından ,rastgele bir popüler modele uydurmaya çalışır.

Konumuzla bağlayalım: Kapitalizm tüketmemizi ister, sanat üreticidir. Tiyatro için de tüketimden kaçamıyoruz elbet, bilet almak durumundayız ama oyuncular da bizimle aynı çarkta olduğu için geçinmek ve özel bir tiyatroysa mekan kirası vermek, fatura ödemek zorundadır.  “Kapitalizm köleyi özgürlüğüne kavuşturur ve tüketici haline getirir, ama sınırsız tüketimin ucunda tüketicinin kendi kendini tüketmesi vardır. Kapitalizm çarkından kurtulamasak da onun kıymet vermediği çünkü kıymet verirse kendinin gözden düşeceği alanlara yatırabiliriz gelirimizin bir kısmını. Burada sadece tiyatrodan nasibimizi almakla kalmaz, iyi bir dayanışma da yaratmış oluruz.

Neyse ki böyle düşünen çalışanların sayısı sandığımız kadar az değil. Beyaz yakalar bir şey adı altında bir hareket, dokuz altı saatlerinden sonrasını değerlendirmek ve tiyatrolara destek olmak için “İşten Sonra Tiyatro” adı altında bir proje yürütüyor. Böyle toplu etkinlikler görmek sevindirici. Bireysel çabalar da bir o kadar sevindirici. Arama motorlarında “sabah iş, akşam tiyatro”, “sabah bankacı, akşam tiyatrocu” gibi aramalar yaptığınızda iş hayatı yüzünden tiyatrodan vazgeçmeyen isimler görebiliyorsunuz.

Başlıkta sorduğum sorunun yanıtı belki çok belki hiç yok. Ama ömrümüzün büyük bölümünün dokuz altı saatleri arasına sıkıştırıldığı ve o saatler dışında yapabileceklerimizin tüketimle sınırlandırıldığı bir dünyada tiyatroya yer ayırdığımız için hiç mi hiç pişman olmayacağız.

Bitmek tükenmek bilmeyen olasılıklar sunuyor hayat. Dünyada bir tane Kemal Sunal yaşamışken; hala hepimizin hayatına dokunabiliyor, sanatsal görünümleri sonsuz çünkü. Sanat bir fikrin, güzelliğin farklı yöntemlerde ifade edilmesi olarak kabul ediliyor. Marx’a göre sanat; insan ve doğanın karşılıklı bir etkileşiminin yaratıcı eyleme dönüşme hali. Yaşamı insanileştiren, mekanik görünümünü perdeleyen şey. Ve insan yeteneğinin, yaratıcılığının son ürünü.

Çok yönlü gelişen ve ayrı toplumsal dinamiklere sahip olan sanat, bu yönüyle yaşama lezzet katar. Sanat doğası gereği idealleştirme üzerine kurulu olsa da esasında bir üstyapı ögesi olarak son derece toplumsaldır. Örneğin her ne kadar bireysel ve absürt bir eser olsa da, bu eser bir sanatçının düşünsel emeğini taşır ve hiçbir sanatçı yaşadığı toplumdan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla tek başına sanatın varlığından bahsedilmesi, kelimenin tam anlamıyla, olanaksızdır. Sanat; kültüreldir, politiktir, ekonomiktir ve daha nicesi.

Karnını doyurmakta zorlanan bir işçinin veya öğrencinin; kafa karmaşasına sebep olan tonla eser içinden güzel olanı bulabilmesini, bulsa bile estetik olarak değerlendire bilmesini ve nihayetinden bundan keyif alabilmesini bekleyemezsiniz. Bu sebeplerden ötürü kapitalizmde toplumun sanatından bahsedilmesi bir yana, emekçinin var olan sanata erişmesi bile bir hayaldir. İnsan ruhunun ve varlığının vazgeçilmez bir ihtiyacı haline gelen sanat; yaşama tadını veren şey, birçok kayıp duygunun da dışavurumudur. Bundan sebeple; sanat gereksiz değildir, olmazsa olmazdır.

Kültür ve sanat başlı başına insanın acil bir ihtiyacı olmamakla birlikte, bilgi çağında vazgeçilmez bir gereksinimdir. Buna karşın sömürenler; sanatın esasında gereksiz bir aktivite olduğunu öne sürerler veya popülerleşen sanata karşı bunu başaramadıkları ölçüde, emekçilere “köle ahlakı”nı dayatırlar. Yaşamdan, insani ihtiyaçlardan ve hatta kendinden vazgeçmeyi öğütlerler. Ne kadar az yer, az içer, az kitap alırsan; tiyatroya, meyhaneye, dansa ne kadar az gidersen; ne kadar az düşünür, sever, teori kurar, şarkı söyler, resim yaparsan; o kadar tasarruf edersin, sermayeni o denli biriktirirsin. (çünkü bütün bu insani aktiviteler ücrete tabidir ya da gereksizdir.)

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Tayyar Öz ile eşi Özlem Öz’e ait 3 şirkete kayyum atandı

Sonraki Haber

Şeker hastalığı hakkında

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük, Erzincan doğumlu. AÖF'de radyo televizyon programcılığı okuyor. Tiyatro ve etnik müzikle uğraşıyor, 

İlgili Haberler

Yazarlar

Sahi mutluluk nedir?

25 Nisan 2026
Ah nerede o eski bayramlar...!
Yazarlar

Ah nerede o eski bayramlar…!

23 Nisan 2026
23 Nisanlar silinmez!
Yazarlar

23 Nisanlar silinmez!

23 Nisan 2026
23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras
Yazarlar

23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras

23 Nisan 2026
Okulda niteliğin azalma nedenleri
Yazarlar

Okulda niteliğin azalma nedenleri

23 Nisan 2026
Son damladan öncesi
Yazarlar

Son damladan öncesi

23 Nisan 2026
Sonraki Haber
Şeker hastalığı hakkında

Şeker hastalığı hakkında

Yorumlar 5

  1. Tunay says:
    2 yıl önce

    Ülkemizde maalesef tiyatroya yeterince değer verilmiyor,mesleklerini icra edemiyorlar,politize etme şansları bile yok,sonucu cezalarla sonuçlanıyor, umarım daha özgürlükçü günler gelecek,Sevgiler

  2. Nazlı says:
    2 yıl önce

    “Sanat gereksiz değildir, olmazsa olmazdır.” özet istenirse bu cümle yeter de atar. Lüks ve gereksiz sayılması anlamsız olan düşüncelerin bırakılması ümidiyle. Emek verenlerin de emeklerinin karşılığını alacağı daha iyi günler görmek dileğiyle. Kaleminize sağlık.

  3. Abdulsamet Doğan says:
    2 yıl önce

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Elinize ve yüreğinize saglık. Aslında beyaz yaka çalışanları için zaman sorununun olmasıdır. Bu sadece iş ile bitmiyor. Eve gittiğinde çalışmaya devam etmeleri onların daha az zaman gerektiren aktiviteler tiyatroya ilgisi olsa dahi onlar için engel teşkil ediyor. Doğru ve isabetle bu konunun önemine vurgu yapmanız bizi sevindirdi. Eğer bir toplumda maddi sıkıntı varsa ordan sanattan bahsetmemiz beklenemez. Çünkü günümüzde sanatı toplum için yapsanızda işin maddi boyutu yatığınız sanat ne ise etkiliyor. Aslında ne kadar da teknoloji çağı olsa da sanata daha çok değer vermeliyiz. Bir nebze de olsa duygularımıza tercüman olduğu için yazarımıza bu konuya değindiği için teşekkür ederim…..

  4. Murat Çelik says:
    2 yıl önce

    Toplumda tiyatro çok ön planda olmayan ve çok değer görmeyen bir sanat dalı evet çoğumuz belki de çocuklarımızla hadi tiyatroya gidelim demiyoruz belkide bu toplum olarak yetiştirilme kaynaklı da ola bilir belki bu ve bu gibi yazı dizeleri sayesinde tiyatroya olan eksikliğimiz giderip ailemizle tiyatro etkinlikleri yapa bilmek umuduyla….
    Kaleminize sağlık

  5. Hasan Ali says:
    2 yıl önce

    Yorumlariniz ve okuduğunuz için teşkkür edirm

En Güncel Haberler

Netanyahu, Lübnan’a saldırı talimatı verdi
Dış Haberler

Netanyahu, Lübnan’a saldırı talimatı verdi

26 Nisan 2026
ABD Başkanı Trump, katıldığı yemekte silah sesleri duyulması üzerine salondan çıkarıldı
Dış Haberler

ABD Başkanı Trump, katıldığı yemekte silah sesleri duyulması üzerine salondan çıkarıldı

26 Nisan 2026
Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı
Yerel Haberler

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü

Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü

- Haberton
26 Nisan 2026

Bolu’nun Gerede ilçesinde S.C. adlı kadın, 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürdü. Olayın ardından kaçan kadın, polis ekipleri tarafından yakalanarak,...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Netanyahu, Lübnan’a saldırı talimatı verdi

Netanyahu, Lübnan’a saldırı talimatı verdi

26 Nisan 2026
ABD Başkanı Trump, katıldığı yemekte silah sesleri duyulması üzerine salondan çıkarıldı

ABD Başkanı Trump, katıldığı yemekte silah sesleri duyulması üzerine salondan çıkarıldı

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton