Değerli okurlar merhaba. Bu hafta, hayat yolculuğunda göstermiş olduğu azmi, cesareti ve mücadelesiyle, hayallerinin peşinden koşmaktan asla vazgeçmeyen, cesur adımları sayesinde başarıyı yakalayan çok özel bir insana misafir olduk.
Kalbinin naifliğini, kalemi ile birleştiren ve ‘İçimdeki Sis’ adlı eseri bizlerle buluşturan sevgili yazar Ebrar Sude KARDEŞ ile birlikteyiz.
Kalbi güzel, mücadele ruhlu bu değerli kalemi, gelin hep birlikte tanıyalım.
Kendinizi kısaca anlatır mısınız?
Ben Ebrar Sude KARDEŞ. 23 yaşındayım. Üniversite’nin Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü okumaktayım. ‘İçimdeki Sis’ kitabının yazarıyım. Ailemle birlikte yaşamaktayım. Bekârım. Özel eğitim almaktayım. Tanı olarak %50 engelli, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bir bireyim. Kitap okumayı çok seviyorum. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum. Sürekli kendimi mutlu edecek aktiviteler buluyorum. Mesela, gitar, dans ve çeşitli kurslara gidiyorum. Sosyalleşmeyi çok severim. Kendime çok güvenirim ve istediğimi başarırım. Hayallerimin peşinden gitmekten vazgeçmeyen ve asla pes etmeyen bir insanım.
Kitap yazmaya nasıl karar verdiniz? En büyük desteği kimlerden aldınız?
Kitap okumayı çok sevdiğim için, yazar Beyza ALKOÇ’A olan hayranlığımla kitap yazmaya karar verdim. Bu ilk yazmam değildir. Ama çıkardığım ilk kitabımdır. Beni her konuda destekleyen en büyük destekçilerim annem ve teyzemdir. Tıpkı bu kitabım da olduğu gibi.
Kitabınızın ismine siz mi karar verdiniz?
Evet ben karar verdim. İsim seçimi bana aittir.

Her kitabın kendi başına bağımsız olmasını mı istiyorsunuz, yoksa kitaplar arasında bağlantılar kurarak bir eser bütünü mü oluşturmayı hedefliyorsunuz?
Kitabım bağımsız değildir. Kitaplar arasında bir bağlantı olacaktır. Devamında karakterlerimiz çoğalacak ve gizemi artacaktır.
Kitap eleştirilerini okuyor musunuz? Olumlu veya olumsuz eleştirilere karşı bakış açınız nedir?
Gerekçelendirilmiş eleştiriler benim için değerlidir. Her okurun metinden beklentisi farklıdır. Eleştirilerin tonunu belirler, bu yorumları savunacak şeyler olarak değil, yazarlık sürecinde dönüştürülmesi gereken alanlar olarak görüyorum. Çünkü kitabın kendi sesini ön planda kalmasını önemsiyorum.

Röportajımızın sonuna doğru gelirken, okurlarımıza ne demek istersiniz, son cümleleriniz ne olur?
Bu kitap benim için yalnızca ilk adım değil, aynı zamanda uzun süredir içimde biriken soruların, sessizliklerin ve gözlemlerin yazıya dökülmüş halidir. Okurum bu metinde kendine ait bir duyguya, bir cümleye ya da bir duraklama anına rastlaması benim için en büyük karşılıktır. İlk kitabı çıkartmak büyük bir cesaret ister, bende bu cesareti göstermek istedim. Bu yolculukta kitabı sahiplenen, okuyan, eleştiren ve benimle düşünen herkese teşekkür ederim. Yolun başındayım ama anlatacak daha çok sözüm olduğuna inanıyorum. Bana vakit ve zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Tekrar yollarımızın kesişmesini diliyor, hepinize sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.













