Sessizliğin içinde yankılanan bir isim var; her hecesi bir hikâye saklı, her harfi yürekten kopup gelen bir çağrı gibi…
Ezeli bir dostluğun, sarsılmaz bir sevdanın izleri var o ismin ardında; insan bazen bir kelimeyle ömrünü anlatır ya, işte öyle.
Lal olmuş gecelerin sabahında, gözlerinin ucuna takılan hayallerle, bir umuda yürüyüş başlatır bazı insanlar.
İçimizde büyüyen o güzel insanlardan biri olur, adını her andığımızda içimizi ısıtan, ruhumuzu sarıp sarmalayan…
Maziye dönüp baktığında, ardında iz bırakmış, göğsüne onurla kazıdığın bir yoldaş gibi.
Aşkı, dostluğu ve vefayı yüreğinde taşır; bazen bir bakışıyla, bazen suskunluğuyla anlatır kelimelerin yetmediğini.
Lütuf gibi düşer hayata; insan onun varlığıyla tamamlandığını, yalnızlığının hafiflediğini anlar.
Telaşlı şehirlerin kalabalığında bile huzur bulur yanında olanlar; çünkü o, kalabalıkta bile sessizliği duyan biridir.
Umut olur yorgun gönüllere; bir tebessüm, bir omuz başı gibi yaslanılacak en sağlam yer olur.
Nice fırtınalarla savrulmuş hayatların içinde, sığınılacak bir liman gibi usulca bekler.
Tutkusu, cesareti ve sadakatiyle anlatır gerçek insanlığın ne demek olduğunu.
Anılar biriktirir; her biri ayrı bir hikaye, her biri ayrı bir mevsim gibi…
Şimdi ve daima, ismi gönüllerde bir sır gibi fısıldanır













