Yine az bilinen gerçekler serisine devam ediyoruz… Vasili Arkhipov (tam adıyla Vasily Aleksandroviç Arkipov), Sovyet Donanması’nda bir subaydı ve 1962 Küba Füze Krizi sırasında nükleer bir felaketi önleyerek “dünyayı kurtaran adam” olarak anılır, çok bilinmese de…
O dönemde, ABD ile Sovyetler Birliği arasında gerilim zirvedeydi ve Sovyetler, Küba’ya gizlice nükleer füzeler yerleştirmişti. Bu, Soğuk Savaş’ın en kritik anlarından biriydi.
27 Ekim 1962’de, Sovyet B-59 denizaltı filosu (K-19 olarak da bilinir), Karayipler’de ABD ablukası altında sıkışmıştı. Denizaltı, ABD uçakları ve gemileri tarafından tespit edilmiş, derinlik bombalarıyla (zararsız sinyal bombaları olsa da) taciz ediliyordu. Denizaltı kaptanı Valentin Savitskiy, iletişim hatlarının koptuğunu düşünerek (Moskova’dan emir alamıyorlardı) ve mürettebatın panik içinde olduğunu görerek, nükleer başlıklı bir torpido fırlatmaya karar verdi. Bu, ABD’ye karşı nükleer bir saldırıyı tetikleyebilirdi ve muhtemelen Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açardı.
Ancak Arkhipov, o denizaltı filosunun genelkurmay başkanı olarak (flotilya şefi) görev yapıyordu ve kaptanla aynı yetkiye sahipti. Sovyet protokolüne göre, nükleer bir silahın fırlatılması için iki yetkili subayın onayı gerekiyordu. Arkhipov, Savitskiy’i ikna ederek torpido fırlatılmasını veto etti. “Saldırı emri yok, bekleyelim” diyerek gemiyi su yüzüne çıkardı ve durumun daha fazla tırmanmasını engelledi.
Bu karar, nükleer savaşın eşiğinden dönülmesini sağladı – tarihçiler, bunun “dünyayı kurtaran” anlardan biri olduğunu söyler.
Jeffrey Sachs’ın Anlatımı
Jeffrey Sachs, ekonomist ve barış savunucusu olarak, bu hikayeyi nükleer riskler ve diplomasi üzerine konuşmalarında sıkça örnek gösterir. Örneğin, 2023’te Roma’daki bir konuşmasında, Arkhipov’un “son anda kaptanın emrini iptal ederek nükleer fırlatmayı önlediğini” vurgulamış ve bunu Soğuk Savaş’taki şans faktörüne bağlamıştır.
Sachs, bu olayı günümüz jeopolitik krizlerinde (örneğin Ukrayna savaşı) diplomatik çözümün önemini anlatmak için kullanır; bireysel bir subayın soğukkanlılığıyla felaketin önlendiğini belirterek, şansın ne kadar kritik olduğunu hatırlatır.
Arkhipov, 1998’de öldüğünde bu hikaye pek bilinmiyordu; ancak 2017’de Birleşmiş Milletler tarafından onurlandırıldı.













