Memleketin ahvali malum. Herkesin dilinde bir “ilerleme” türküsü ama kimse nereye, nasıl gideceğimizi tam da kestiremiyor. Çözüm mü? Basit, net: Atatürk ve onun ilkelerine sahip çıkmak!
Bu ülke, bu vatan, öyle kolay kurulmadı beyler, hanımlar! Anadolu insanının canını dişine takarak, dişiyle tırnağıyla kazıdığı bir tarihtir cumhuriyet. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın arkasında dağ gibi duran o adsız kahramanlar, asıl büyük güçtür. Padişahlık sevdalılarının kursağında bıraktığı cumhuriyet, halka seçme ve seçilme hakkını iade etti. Kadınlarımızın baş tacı yapıldığı, cumhuriyetin en değerli unsurları kılındığı bir düzen bu. Anlamak gerek!
Atatürk’ü anlamak, öyle rakı sofralarında “Ne büyük adammış!” muhabbetleri çevirmekle olmaz. Samimiyet, sahtekarlığa pabuç bırakmaz. Atatürkçülük, süslü laflar etmekle, gösteriş budalılığıyla yürümez. Ne öyle şekilciliğe prim veririm, ne de şekilcilik yapanların kafasındaki boş gösterişe itibar ederim. Bu iş, bir fikir eylemidir!
Fikir üretmek, topluma faydalı olmak, işte budur en büyük Atatürkçülük! Öyle oturup ahkam kesmekle, kuru hamasetle Atatürkçü olunmaz. Fikri olmayandan, üreten olmayandan, bu memlekete zerre faydası dokunmayandan Atatürkçü mü olurmuş? Olmaz, olamaz! Nokta.













