Rusya Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı başından itibaren Rus hastalara ücretsiz dağıtılacak kanser aşısı geliştirdiğini duyurdu.
Rusya Devlet Haber Ajansı TASS’ın haberine göre, Rusya Sağlık Bakanlığı Radyoloji Tıbbi Araştırma Merkezi Genel Müdürü Andrey Kaprin, gelişmeyi yakın zamanda Rus radyosundan duyurdu.
Aşının, kanseri önlemek amacıyla halka verilmek yerine, kanser hastalarının tedavisi için kullanılacağı ve her hastaya özel olarak hazırlanacağı belirtiliyor.
Moskova’daki Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi Müdürü Alexander Gintsburg, daha önce TASS’a yaptığı açıklamada, aşının tümör büyümesini baskılayıp kanserin yayılmasını durdurabileceğini söylemişti.
Kanseri hedef alan bir tür aşının geliştirilmiş olması bilimsel olarak mümkün. Diğer ülkeler şu anda benzer bir şey geliştirmek için çalışıyor.
Örneğin, 2023 yılında İngiltere hükümeti, kişiselleştirilmiş kanser tedavileri geliştirmek üzere bir Alman biyoteknoloji şirketiyle sözleşme imzaladı ve ilaç şirketleri Moderna ve Merck & Co şu anda bir cilt kanseri aşısı üzerinde çalışıyor.
Hatta rahim ağzı kanserini önlemeye yardımcı olan insan papilloma virüsü (HPV) aşıları gibi, kanseri önlemeyi amaçlayan aşılar bile piyasada mevcut.
ABD’de Florida Üniversitesi’ndeki nörobilimciler, beyin kanseri için potansiyel kişiselleştirilmiş bir mRNA aşısını test ediyor.
Mayıs ayında bilimsel dergi Cell’de yayımlanan bir makalede , nörobilimcilerin tedaviyi ölümcül hasta evcil köpekler üzerinde test etmesinin ardından, dört kanser hastasını içeren bir insan deneyinin sonuçları açıklandı.
Tedavinin çalışma şekli, Rus aşısına benzeyebilir ve her hastanın cerrahi olarak çıkarılan tümöründen RNA adı verilen genetik materyalin çıkarılmasına dayanır.
Daha sonra, her hücrenin içindekilerin taslağı olan haberci RNA (mRNA) çoğaltılır ve yeni tasarlanmış yağlı nanopartiküllerle sarılır; böylece tümör hücreleri, kanser hastasının bağışıklık sistemi için tehlikeli görünür.
Araştırmacılar, iki günden kısa bir sürede hastaların bağışıklık sistemlerinin kanser hücrelerine tepki verdiğini ve onlara saldırmaya başladığını buldu.
Çalışmaya katılan hastaların hepsi beklenenden daha uzun süre hastalıksız yaşadılar veya beklenenden daha uzun süre hayatta kaldılar. Bilim insanları bu tedavinin immünoterapi için gelecekte bir seçenek olabileceği sonucuna vardılar.













