30 Temmuz 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Köyü içimizde taşımak

Köyü içimizde taşımak

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
24 Mayıs 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Köyü içimizde taşımak
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir gün dünya haritasına baktım uzun uzun. İki yüz devlet, iki yüz bayrak, iki yüz başkent; sınırlarla kesilmiş bir gezegen. Sonra düşündüm: Bu çizgiler nerede duruyor gerçekten? Toprakta değil. Kafalarda. En kalın sınır, iki ülke arasındakinde değil; insanın zihninde, “Dünya benim ülkemden ibaret” diyen o görünmez duvarda.

Ulus devlet denen şey bize çok şey verdi, doğru. Ama bir de aldığı bir şey var, kimse pek konuşmuyor: Ufkumuzu aldı. Her ülkenin vatandaşı, kendi ülkesinin prim yapan cümlelerini ezberleyip durmaya başladı. Kendi avlusunu evren sandı. Kendi mahallesinin dilini tek dil bildi. Bayrak değişiyor, başkent değişiyor ama refleks aynı: Kendine bak, kendini öv, kendinden başkasını anlama.

Bir de şu var. Tepedekiler hep aynı saltanatı paylaştı. Resmî araba, resmî saray, resmî uçak, törenler, ziyafetler. Seçilmiş ya da atanmış, fark etmez; Hazine’den geçinen takımın hayatı hep parlak oldu. Yönetilenler ise çoğunlukla köylüydü ve köylü hep daha iyisine özendi. Özlem yön değiştirmedi: aşağıdan yukarı, hep yukarı. Kimse “Bu düzen yanlış” demedi, herkes “Ben de oraya çıkayım” dedi. İşte sistemin dehası burada. İsyan etmiyorsunuz, sıraya giriyorsunuz.

Köylülük derken tarladan bahsetmiyorum. Bir zihin hâlinden bahsediyorum. Tabularla, dogmalarla, “Böyle gelmiş böyle gider”le örülmüş bir kafa yapısından. Şehirde oturuyor olabilirsiniz, apartmanda, arabayla ama içinizde köyü taşıyor olabilirsiniz. Soru sorulduğunda savunmaya geçen, eleştiriyi hakaret sanan, düşünmek yerine tartışmaya atlayan o refleks; işte o köy. Coğrafi değil, içsel bir yer.

Kendime sordum, size de soruyorum. Şehirde beş kuşak boyunca aynı evde doğup ölmüş kaç ailemiz var? Kitaplığımızda dedemizin babaannesine doğum gününde armağan ettiği Türkçe bir roman duruyor mu? Başkentimizin adı, dünyada bir ressamın adı kadar biliniyor mu? Bu sorular insanı sinirlendiriyor, farkındayım. Çünkü cevapları rahatsız edici.

Ve sinirlendiğimizde ne yapıyoruz? Hemen kalkanı kaldırıyoruz. “Bu soruları Roma’da sorsan kaç cevap alırsın?” diyoruz. Belki haklıyız. Belki de bu, düşünmemek için bulunmuş zarif bir kaçış. Çünkü asıl mesele Roma’nın ne yaptığı değil, bizim soruyla yüzleşip yüzleşemediğimiz. Soruyu başka birine yıkmak, soruyu cevaplamak değildir.

En sevdiğimiz avuntu şu: kendi geri kalmışlığımızı bir “medeniyet farkı” gibi görmek. Onlarınki bir uygarlık, bizimki bir başka. Onlar şöyle yaşıyor, biz böyle inanıyoruz. Sanki köylülük bir tercihmiş, bir derinlikmiş gibi. Oysa medeniyet bir iddia değil, bir sonuç: İnsanın aklını ve doğanın imkânlarını birleştirip hayatı kolaylaştırması. Bunu kim başardıysa şehirleşti; başaramayan, sürekli başkasının uygarlığına özenip durdu ve bu özentiyi “Biz farklıyız” diye paketledi.

Bizdeki en büyük yanılgı neydi biliyor musunuz? Tanzimatçısı da İttihatçısı da Cumhuriyetçisi de kurtuluşu hep sadece eğitimde aradı. Okul açalım, mektep çoğaltalım, halk okusun, her şey düzelsin dediler. Güzel niyet. Ama eksik. Çünkü eğitim ekonomiyi şekillendirmez; ekonomi eğitimi şekillendirir. Toprağında sermaye birikmemiş bir ülke, ne kadar okul açarsa açsın, köleyi işçiye, ağayı sanayiciye dönüştüremez. Temel atılmadan duvar örülmez. Biz hep duvardan başladık.

Köylülük aşılamayınca siyaset de iki kokunun arasında salındı. Bir tarafta kışla parfümü, öbür tarafta cami parfümü. İkisi de aynı boşluğu doldurmaya çalıştı: aşılamamış bir modernleşmenin bıraktığı boşluğu. Halk birinden öbürüne savruldu, her seferinde aynı şeyi yaşadı farklı kostümlerle. Bu ikilem yıllar boyunca sürdü.

Siyaset bu kışla ve cami parfümleri arasında salınırken, halk bu ideolojik kavgayla oyalanırken gözden kaçırılan çok daha büyük bir yara vardı: saydamlık. Keşke, diyorum, bu hesap sorma işi son seksen yılı kapsayacak kadar genişlese. Görsek bir, kimler yutmuş deveyi hamuduyla. Hangi nutuklar atılmış vatan aşkına, şanlı tarihe, gururumuza dair ve o nutuklar atılırken arka cepte ne dönmüş. Çünkü en yüksek sesle vatan diyenler, çoğu zaman en sessizce hesabı götürenler oldu.

Üçüncü Dünya insanını en çok kim kazıkladı, biliyor musunuz? Dışarıdaki düşman değil. Başına çöreklenmiş kendi değnekçileri. Kendi dilinden konuşan, kendi bayrağını sallayan, kendi türküsünü söyleyen ama cebini düşünen adamlar.

En acısı da bu. Bizi en çok bizden olduğunu söyleyenler kazıkladı.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Beyaz Saray yakınlarında silahlı saldırı

Sonraki Haber

CHP Genel Merkezi önünde gerginlik

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Angara’da yaşamak bir sanattır, herkes beceremez!
Yazarlar

Angara’da yaşamak bir sanattır, herkes beceremez!

30 Temmuz 2026
Sevdam Karadeniz: Bu kaçıncı ayrılık
Yazarlar

Sevdam Karadeniz: Bu kaçıncı ayrılık

29 Temmuz 2026
Dijital alkışın bedeli
Yazarlar

Dijital alkışın bedeli

29 Temmuz 2026
Yıldızlı Bir Gece…
Yazarlar

Yıldızlı Bir Gece…

29 Temmuz 2026
Çocuklarımız kimi alkışlıyor?
Yazarlar

Çocuklarımız kimi alkışlıyor?

26 Temmuz 2026
Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: "O acıyı biz "korda" çözeriz gardaşım!"
Yazarlar

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: “O acıyı biz “korda” çözeriz gardaşım!”

26 Temmuz 2026
Sonraki Haber
CHP Genel Merkezi önünde gerginlik

CHP Genel Merkezi önünde gerginlik

En Güncel Haberler

Politika

Önder Sav: CHP’den istifa ediyorum

30 Temmuz 2026
İran'dan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması
Dış Haberler

İran’dan ‘Hürmüz Boğazı’ açıklaması

30 Temmuz 2026
Evinin banyosunda ölü bulundu
Yerel Haberler

Evinin banyosunda ölü bulundu

30 Temmuz 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Gökgöl Mağarası’nı 6 ayda 36 bin 500 kişi ziyaret etti

30 Temmuz 2026
Yaşam

Hastanede gerçeğini aratmayan tatbikat

30 Temmuz 2026
Yaşam

Plajlara kadar taşınan statü yarışı, ruh sağlığını tehdit ediyor

30 Temmuz 2026
Yaşam

Husumetlisine tabancayla ateş açıp, kaldırımdaki yayayı öldüren şüpheli tutuklandı

30 Temmuz 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Gökgöl Mağarası’nı 6 ayda 36 bin 500 kişi ziyaret etti

Gökgöl Mağarası’nı 6 ayda 36 bin 500 kişi ziyaret etti

- Haberton
30 Temmuz 2026

Zonguldak'ta 350 milyon yaşında, Türkiye’nin en uzun 10’uncu mağarası olan ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Gökgöl Mağarası yılın ilk 6...

Sabah yorgun uyanmak testosteron düşüklüğü belirtisi mi?

Çocuklarda ekran bağımlılığı nasıl önlenir? Uzmanlardan ailelere dikkat çeken uyarılar

Aracınız neden fazla yakıt tüketmeye başladı? Yakıt masrafını artıran 10 önemli neden

Yapay zekâ işinizi elinizden alabilir mi? Uzmanlar hangi mesleklerin risk altında olduğunu açıkladı

Güncel Haber

Önder Sav: CHP’den istifa ediyorum

30 Temmuz 2026
İran'dan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması

İran’dan ‘Hürmüz Boğazı’ açıklaması

30 Temmuz 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton