7 Mayıs 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kanla yazılan gün: 8 Mart ve kadının milli iradesi

Kanla yazılan gün: 8 Mart ve kadının milli iradesi

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
8 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Kanla yazılan gün: 8 Mart ve kadının milli iradesi
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

8 Mart, çoğu zaman çiçekler, mesajlar ve sembolik kutlamalarla anılsa da, tarihsel olarak yalnızca bir anma günü değildir.

O, emek, eşitlik ve siyasal özne olma mücadelesinin yoğunlaşmış bir tarihsel hafızasıdır. Kadınların kamusal alana, emeğe ve karar mekanizmalarına katılımı modern toplumlarda kendiliğinden gerçekleşmiş bir gelişme değildir; aksine çoğu zaman bedel ödenerek, direnişle ve kimi zaman trajedilerle kazanılmış bir tarihsel sürecin sonucudur. Bu nedenle 8 Mart’ın kökeninde yer alan “kanlı hafıza”, modern demokrasilerin ve hak rejimlerinin ne kadar sancılı bir toplumsal mücadele zemininde kurulduğunu hatırlatır.

International Women’s Day’ın ortaya çıkışı, 20. yüzyılın başında sanayileşmenin hızla dönüştürdüğü kentlerde çalışan kadın işçilerin yaşam koşullarına karşı geliştirdikleri kolektif direnişlerle ilişkilidir. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve güvencesiz üretim ortamları, kadın emeğini görünmez ve değersiz kılan bir ekonomik düzenin parçasıydı. 1908 yılında New York’ta tekstil işçisi kadınların gerçekleştirdiği grevler, yalnızca çalışma koşullarına yönelik bir itiraz değil; aynı zamanda kadınların kamusal alanda söz söyleme hakkını talep ettiği tarihsel bir kırılma anıydı.

Ancak bu mücadelenin arka planında modern sanayi toplumunun karanlık yüzü de bulunur. Bu yüz, çoğu zaman üretim ilişkilerinin soğuk istatistikleri içinde görünmez hâle gelir; fakat kimi olaylar vardır ki toplumsal vicdana kazınarak tarihin yönünü değiştirir. Triangle Shirtwaist Factory Fire bu olaylardan biridir.

1911 yılında New York’ta meydana gelen bu yangında, çoğu henüz genç yaşlarda olan kadın işçilerden 146 kişi hayatını kaybetmiştir. Trajedinin büyüklüğü yalnızca yangının kendisinden kaynaklanmaz; fabrikanın kapılarının kilitli olması ve güvenlik önlemlerinin neredeyse hiç bulunmaması, işçilerin kaçma ihtimalini ortadan kaldırmıştır. Bir anlamda bu yangın, alevlerin içinde değil, kapatılmış kapıların ardında yaşanmıştır. Pencerelerden atlayan genç kadınların görüntüsü, modern sanayi toplumunun ilerleme anlatısına kazınmış en acı sahnelerden biri hâline gelmiştir.

Sosyolojik açıdan bu olay, basit bir endüstriyel kazanın ötesinde anlam taşır. Çünkü burada görülen şey yalnızca bir fabrikanın yanması değildir; emek ile sermaye arasındaki eşitsiz ilişkinin, insan hayatını üretim disiplinine tabi kılan bir sistemin görünür hâle gelmesidir. Yangında hayatını kaybeden kadınların büyük bölümü göçmen işçilerdi; yeni bir hayat kurma umuduyla geldikleri şehirde, modern kapitalizmin en kırılgan halkasını temsil ediyorlardı. Dolayısıyla bu trajedi, kadın emeğinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal olarak da nasıl değersizleştirildiğini gösteren tarihsel bir sembole dönüşmüştür.

Tam da bu noktada güçlü kadın figürü bireysel bir özellik olmaktan çıkar ve kolektif bir tarihsel deneyimin ürünü hâline gelir. Güç, yalnızca bireysel dayanıklılık ya da kişisel başarı anlamına gelmez; aynı zamanda eşitsizliklere karşı örgütlenebilme, hak talep edebilme ve toplumsal dönüşüm yaratabilme kapasitesini ifade eder. Kadınların işçi hareketleri, sendikal örgütlenmeler ve siyasal mücadeleler içindeki varlığı bu nedenle yalnızca kadın hakları açısından değil, demokratik toplumların gelişimi açısından da belirleyici olmuştur.

Bu bağlamda kadın mücadelesi ile milli irade kavramı arasında çoğu zaman gözden kaçan derin bir ilişki vardır. Milli irade, bir toplumun kolektif karar verme gücünü ve siyasal meşruiyetini ifade eder. Ancak kadınların kamusal alandan dışlandığı bir toplumsal yapı, gerçekte eksik bir iradeyi temsil eder. Kadının emeği üretimin merkezinde, fakat sesi karar mekanizmalarının dışında kaldığında ortaya çıkan şey, toplumsal temsilin yarım kalmış biçimidir. Dolayısıyla kadınların kamusal alandaki varlığı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda milli iradenin tamamlanmasıdır.

Bu açıdan bakıldığında 8 Mart, yalnızca bir anma günü değil; modern toplumların vicdanını diri tutan tarihsel bir hatırlama mekânıdır. Çünkü hakların büyük kısmı sessizce verilmemiş, mücadeleyle kazanılmıştır. Bugün kadınların eğitimden siyasete, ekonomiden kültüre kadar pek çok alanda görünür hâle gelmesi, geçmişte ödenmiş bedellerin ve kolektif direnişlerin sonucudur.

Bu nedenle 8 Mart’ın gerçek anlamı, kutlamadan çok hafızada saklıdır. O hafıza bize şunu hatırlatır: Demokrasi yalnızca sandıklarla değil, toplumun tüm üyelerinin eşit biçimde görünür olduğu bir kamusal alanla mümkündür. Kadının sesi, emeği ve iradesi olmadan hiçbir toplum tam anlamıyla demokratik bir bütünlük kuramaz.

Belki de bu yüzden 8 Mart, tarihin sessiz sayfalarında kalmış bir trajedinin yıldönümü değildir. O, insanlık tarihine kanla yazılmış bir sorudur:
Bir toplum, emeğini görünmez kıldığı kadınların sesini gerçekten duymadan ne kadar özgür olabilir?

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Batman’da 426 kilometrelik yol ağı kardan kapandı

Sonraki Haber

Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 394’e yükseldi

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF işletme ve Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" Kitabının Yazarı

İlgili Haberler

Yazarlar

Hasta düştüm hey ağalar…

7 Mayıs 2026
Maskeli karnavalı: Sosyal medya
Yazarlar

Maskeli karnavalı: Sosyal medya

6 Mayıs 2026
Bunu kendinize söylemelisiniz! Kabul ediyorum; mükemmel olmak zorunda değilim, olduğum halimle değerliyim
Yazarlar

Bunu kendinize söylemelisiniz! Kabul ediyorum; mükemmel olmak zorunda değilim, olduğum halimle değerliyim

5 Mayıs 2026
Sevgili yazar Ebrar Sude Kardeş ile söyleşi
Yazarlar

Sevgili yazar Ebrar Sude Kardeş ile söyleşi

5 Mayıs 2026
Gündemdeki reklam üzerine iletişim gözüyle değerlendirme
Yazarlar

Gündemdeki reklam üzerine iletişim gözüyle değerlendirme

4 Mayıs 2026
Hayallerini Boğaza Bırakan Bir Kalemin Hikâyesi
Yazarlar

Hayallerini Boğaza Bırakan Bir Kalemin Hikâyesi

4 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 394'e yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 394'e yükseldi

En Güncel Haberler

Papa 14’üncü Leo, ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile görüştü
Dış Haberler

Papa 14’üncü Leo, ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile görüştü

7 Mayıs 2026
DEM Parti'li Doğan: Öcalan'ın doğrudan iletişim kuracağı koşulların oluşturulması elzem
Politika

DEM Parti’li Doğan: Öcalan’ın doğrudan iletişim kuracağı koşulların oluşturulması elzem

7 Mayıs 2026
Bakan Yumaklı: Nisan ayında 112 bin 557 gıda denetimi gerçekleştirdik
İş Dünyası

Bakan Yumaklı: Nisan ayında 112 bin 557 gıda denetimi gerçekleştirdik

7 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Sapanca Gölü’nde su seviyesi yükseldi

7 Mayıs 2026
Yaşam

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 8’inci Çocuk Araştırmaları Kongresi başladı

7 Mayıs 2026
Yaşam

Şanlıurfa’daki cinayetin şüphelisi, Yunanistan’a kaçma hazırlığındayken yakalandı

7 Mayıs 2026
Yaşam

Şehit onbaşının cenazesi, 61 yıl sonra memleketi Tokat’ta getirilip defnedildi

7 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 8’inci Çocuk Araştırmaları Kongresi başladı

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 8’inci Çocuk Araştırmaları Kongresi başladı

- Haberton
7 Mayıs 2026

Türkiye genelinden öğrencilerin hazırladığı bilimsel çalışmaların sunulduğu 8’inci Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi (UÇAK), 7- 9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Aydın...

Kilo vermenin en hızlı yolu nedir?

Toplumsal cinsiyet adaleti: Kadınlar artık daha görünür

Sürekli yorgun hissetmenin fark edilmeyen 7 nedeni

Vitamin eksikliği nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Papa 14’üncü Leo, ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile görüştü

Papa 14’üncü Leo, ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile görüştü

7 Mayıs 2026
Sapanca Gölü'nde su seviyesi yükseldi

Sapanca Gölü’nde su seviyesi yükseldi

7 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton