6 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kanayan yara; Kadının adı yok

Kanayan yara; Kadının adı yok

Seyyah Kelebek - Seyyah Kelebek
25 Kasım 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Kadının adı yok

Kadının adı yok

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kadının adı yok! Merhaba sevgili yol arkadaşlarım, umarım iyisinizdir? Bugün toplumsal, kanayan bir yaraya değineceğiz. Kadına şiddet….

Gerçekten kadın olmak ve kadın olmanın iş ve sosyal hayattaki etkileri, kadının toplumsal cinsel öğe haline gelmesi ve kadının toplumdaki tarihçesi.. Ve daha birçok konudan bahsedeceğiz. Haydi başlayalım…

İlk ilkel toplumlardan bu yana kadının tarihsel gelişimine bakacak olursak, ataerkil avcılık yapan bir toplumda, evde sadece yemek pişirmek ve çocuk bakmak gibi görevleri varken, tarihin gelişimi ve Türklerin ortaya çıkışıyla, kadın figürü daha ön plana çıkmış hatta kadınlara oba veya devlet emanet edilmiştir.

Kadın Müslümanlığın gelmesiyle beraber özellikle Osmanlı imparatorluğunda birçok söz sahibi olmuş hatta devlet yönetmiştir. Her alanda söz sahibidir. Kadının bu kadar yükselişine rağmen peki neden şuan bu kadar kadına şiddet olayı yaşıyoruz? Şuan günümüzde ne değişti?

Toplumda ilerleme, teknolojik gelişmeler ve kadınların çalışma hayatına girmesiyle kadın, kendi benliğini bulmuş, kendine özgüveni gelmiştir. Bu da maalesef egosunu yükselmiştir. Yapılan araştırmalara göre, şiddete uğrayan kadınlar genelde çalışan kadınlardır. Özgürlüğünü ilan eden kadın, “artık ben de varım” demektedir. Çalışma hayatında kendini ispatlama derdindedir. Sürekli güçlü ve savunmada durduğu için tartışmaya açıktır. O yüzden de eşine yada hayatındaki kişiye egosunu yansıtır. Ve üstünlük kurmaya çalışır. Bende para kazanıyorum algısı vs, kadın erkek eşitliği gibi…

Sonrada beklenen son….

Kadının çalışma hayatında uğradığı şiddet, genelde taciz ve fiziksel şiddetin dışında psikolojik şiddet ve mobbing olabiliyor. Özellikle çalıştığı yerde kadın sayısı az ve erkek sayısı fazla veya patronu erkekse kadın sürekli o iş yerinde güçlü durmak ve rüştünü ispatlamak durumunda kalıyor. O zaman da kadın olmanın zorluklarını yaşıyor. Hangimiz mobbing yemedik ki? Yada hangimiz haklıyken bayan olduğumuz için haksız duruma düşmedik . Şantaj, taciz vs cabası… Ama kadın susar.. Sustu da yıllarca… Bu yapılanların karşısında sustu…

Ama artık susmuyor kadın… Toplumun ve iş hayatının dayatmalarını kabul etmiyor. Konuşuyor , hakkını arıyor.. Yasal süreçleri takip ediyor…. Gene olmuyor mu gene oluyor kadın cinayetleri, gene ölüyor adsız bir sürü kadın… Zalim gene yapıyor zalimliğini.. Ama kadınlar artık susmuyor… Direniyor.. Arkasına toplumu alan bir kadın var artık, çalışan, akıllı….

Son senelerdeki kadın cinayetlerine bakacak olursak, bir şeyler değişiyor ama yavaş değişiyor….

Habertürk’ün yayınladığı habere göre son 10 yılda kadın cinayetleri 3 kat arttı.

2008 yılında 80 kadın iken, 2009 yılında da 109,2010 yılında 180, 2011 yılında 121, 2012 yılında 210, 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında ise 409, 2018 yılında 440, 2019 yılında 474, 2020 yılında ise 436 kadın can verdi. Üstüne bir de ceza alıp hapse girenler, hemen indirime uğrayıp çıkabildiler.

Ama sıkıntı toplumsal canlar… Aileden gelenek ve görenekten, örf ve adetten kaynaklanıyor. Özelikle ataerkil aile yapılı evlerde, hepimizin yaşadığı şeyleri görmüşüzdür. Yanlış düşünce kalıpları ve anneannelerle büyüdük.

Kadının adı yok
Kadının adı yok

“kesin haketmiştir. Kadın aklıyla kocasına karşı gelmek ha”

“Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin”

“sen kız çocuğusun kızlar böle oturmaz.”

“adam gibi ol”

“eksik etek sen karışma”

“kadın başına sen nere gidiyon”

“busaatte başına kesin bişeyler gelir”

“tabii ki, yapacak kadının görevi çocuk bakmak, yemek yapmak”

(halbuki Kuran-ı Kerim‘de Nisa süresinde de yazar. Kadınların hizmeti, erkeklere ikramıdır. Kocalarına ister YAPAR, ister yapmaz. Ama onlar işlerine geldiği gibi)

İşte toplumumuzda bu kalıplar, değişmediği sürece kadına şiddet devam edecektir.

Hele kadın kırsal kesimdeyse vay haline… Çok eskiden kadınların öküz yerine tarlaya sürüldüğünü ve mallarla (ineklerle) bir tutulduğunu duymuşsunuzdur.

Kadının hiç bir hakkı olmadığı, ırgat gibi çalıştırılıp öküz gibi tarlaya sürüldüğü ve her yönden kullanıldığı, başlık parasıyla mal gibi alındığı, günler geride mi kaldı sizce?

Yoksa şekli mi değişti?

Kadınlar sürekli iş hayatında o kadar zorluğa rağmen sürekli çalıştırılıyor. Ayrıca kadın evde de çalışıyor. Ev, çocuk vs onu idare ediyor. Evin sorumluluklarını yerine getiriyor. Kocasının gönlünü yapıyor.

Görsel malzeme olarak her yerde kullanılıyor. Reklam ve Medya sektöründe, fuarlarda, stantlarda cinsel obje olarak istismar ediliyor. Evde, işte her yerde… Sizce çok şey değişmiş mi?

Kadının yerini toplumsal olarak değiştirmeliyiz. Tüm düşünce kalıplarını yıkmalıyız.

Son olarak toparlayacak olursak, toplumsal düşünce kalıplarını yıkmak için ilk başta gene kadınlarımızı eğitmeli ve bilinçlendirmeliyiz. O şiddete maruz bırakan erkekleri dünyaya getiren ve yetiştiren de kadınlardır. Bu unutulmamalıdır….

Ağaç yaşken eğilir. Dünyayı kadınlar kurtaracak, hiç olmazsa bundan sonraki nesiller bunu bilecek…. Bilinçli erkekler yetişecek. Tüm şiddet gören kadınlar, Özge’ler, Münevver’ler, Sibel’ler, Aybüke’ler, Tuğba’lar,…. Niceleri için 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadına şiddet son bulsun….

Unutmayın! siz doğru tohum ekerseniz, doğru filiz verir ve doğru çiçek açar. İlk başta kadınlar için eğitim diyorum. Allaha emanet olun su gibi olun eyvallah…

Etiketler: CinayetKadınKadına ŞiddetŞiddet
Paylaş8TweetPaylaşGönder
Önceki Haber

3 kadından 1’i fiziksel ya da cinsel şiddet mağduru

Sonraki Haber

Kadın ve Şiddet…

Seyyah Kelebek

Seyyah Kelebek

Elif Sarıkaya, 19.06.1982 doğumlu. Sufizm ve tasavvuf ile ilgileniyor, nefes ve meditasyon çalışmaları var. Girne üniversitesi Sufi Akademisi'nden yeni mezun oldu. Asıl mesleği öğretmenlik. Çocukluktan beri felsefe ve kişisel gelişim okuyor ve kendini eğitmeye çalışıyor.

İlgili Haberler

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Sonraki Haber
kadın ve şiddet

Kadın ve Şiddet...

En Güncel Haberler

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı
Yerel Haberler

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

6 Ağustos 2026
Bursa'da İznik Gölü'ne düşen bir kişi hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Bursa’da İznik Gölü’ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

6 Ağustos 2026
Bursa'da elektrikli  bisiklet uçuruma yuvarlandı: 3 yaralı
Yerel Haberler

Bursa’da elektrikli bisiklet uçuruma yuvarlandı: 3 yaralı

6 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Okul saldırısında ölen Adnan Göktürk’ün babası: Cumhurbaşkanımız taleplerimizi olumlu karşıladı

5 Ağustos 2026
Yaşam

2 yaşındaki bebeği Heimlich manevrasıyla kurtaran personele ödül

5 Ağustos 2026
Yaşam

Çiftliğin havalandırması arızalanınca 4 bin tavuk öldü

5 Ağustos 2026
Yaşam

Denizde boğulma tehlikesi geçiren Batın, kurtarılamadı

5 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Nefes borusuna cisim kaçan kadın, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı; o anlar kamerada

Nefes borusuna cisim kaçan kadın, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı; o anlar kamerada

- Haberton
6 Ağustos 2026

Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir kuaförün önünde nefes borusuna cisim kaçan kadın, kuaför çalışanının yaptığı Heimlich manevrası ile kurtarıldı. O anlar...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir?

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

6 Ağustos 2026
Bursa'da İznik Gölü'ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

Bursa’da İznik Gölü’ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

6 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton