Yazıma öncelikle A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Filenin Sultanları’nı kutlayarak başlamak istiyorum. Katıldıkları her organizasyonda ülkemizi başarıyla temsil eden, elde ettikleri sonuçlarla milyonlara gurur yaşatan sporcularımızın emeklerini ve başarılarını takdir etmek gerekir.
Ancak ne yazık ki kadınların elde ettiği başarılar her geçen gün artarken, hâlâ bazı kişiler bu başarıları konuşmak yerine farklı konular üzerinden eleştiri üretmeye devam ediyor. Geçmişte yalnızca kendi çevrelerinde dile getirilen bazı düşünceler, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte artık çok daha görünür hâle geldi. Özellikle kadın sporcularımızın uluslararası arenada ülkemizi başarıyla temsil etmelerine rağmen, bazı kişilerin sporcuların performansını değil de giydikleri şortları tartışma konusu yapması düşündürücüdür.
Oysa giyim kişisel bir tercihtir. Özgürlük kavramı tam da burada anlam kazanmaktadır. Nasıl ki tesettürlü bir kadına “Başını aç” demek doğru değilse, şort giyen ya da farklı bir kıyafet tercih eden kadınlara da giyim tarzları üzerinden yorum yapmak doğru değildir. Kişilerin kıyafet tercihleri yalnızca kendilerini ilgilendirir ve bu tercihlerin başarılarıyla ilişkilendirilmesi son derece yanlıştır.
2026 yılının sonlarına yaklaştığımız bugünlerde; bilim, teknoloji, uzay çalışmaları ve yapay zekâ alanlarında insanlık büyük ilerlemeler kaydederken, hâlâ kadınların kıyafetlerinin tartışılıyor olması düşündürücüdür. Bu durum çoğu zaman gelişimden uzak kalmış bazı anlayışların, kadınlar üzerinde söz sahibi olma ve üstünlük kurma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.
İslamiyet, özü itibarıyla anlayış, hoşgörü ve saygı dinidir. Buna rağmen özellikle bazı erkek bireylerin sürekli kadınlar üzerinden yorum yaparak kendilerini bu konuda otorite gibi göstermeye çalışmaları da ayrı bir çelişkidir. Oysa toplumumuzda sıkça dile getirilen “Kalp kırmak Kâbe yıkmaktan daha kötüdür” anlayışının hâkim olduğu bir inanç sisteminde, insanları ayrıştırmak ve kutuplaştırmak yerine anlayışlı olmak esastır.
Ayrıca İslamiyet yalnızca belirli bir kesime değil, tüm insanlara hitap etmektedir. Kutsal kitabımızın Türkçe mealini okuyan herkes, dinin neyi emrettiğini ve hangi değerlere önem verdiğini doğrudan öğrenebilir. Bu nedenle insanların dini yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan yorumlarla değil, bizzat okuyarak ve araştırarak anlamaya çalışması daha sağlıklı olacaktır.
Kadınların başarıları yerine sürekli eleştirilecek bir yön aramak, aslında eleştiren kişilerin bakış açısını ortaya koymaktadır. Çünkü gelişmiş toplumlar; teşekkür etmeyi, özür dilemeyi, takdir etmeyi ve rica etmeyi bilen toplumlardır. Başarı karşısında kusur aramak yerine emeği görmek ve hakkı teslim etmek gerekir.
Bugün Filenin Sultanları’nın başarısını konuşmamız gerekirken hâlâ kıyafetlerini tartışıyorsak, sorgulanması gereken kadınların tercihleri değil, bu başarıları görmezden gelen zihniyettir. Kadınların sporda, bilimde, sanatta ve hayatın her alanında elde ettiği başarıları desteklemek; daha güçlü, daha bilinçli ve daha gelişmiş bir toplumun temel şartlarından biridir.












