Isaac Newton, 1643’te (eski takvime göre 1642 Noël günü) İngiltere’nin Lincolnshire bölgesinde, Woolsthorpe-by-Colsterworth köyünde doğdu.
Kökeni tamamen İngiliz’dir; ailesi nesillerdir Lincolnshire’da yaşayan yeoman (küçük toprak sahibi) çiftçilerdi. Babası Isaac Newton (1606-1642), varlıklı bir çiftçiydi ve oğlu doğmadan üç ay önce öldü. Annesi Hannah Ayscough, orta sınıf bir aileden geliyordu. Newton’un soyunda Yahudi kökenine dair hiçbir tarihi kanıt yoktur; ailesi tipik bir İngiliz Anglikan ailesidir.
Newton derin bir dindarlık taşıyan bir Hıristiyandı, ancak inancı dönemin ana akım (ortodoks) Hıristiyanlığından önemli ölçüde sapıyordu. Anglikan Kilisesi’nde yetişmiş olsa da, yetişkinliğinde Üçlü Birlik (Trinity) doktrinini tamamen reddetti ve bunu Kutsal Kitap’ta desteklenmeyen, 4. yüzyılda Athanasius tarafından ortaya atılan bir “yozlaşma” olarak gördü.Bunun yerine, Aryanizm’e (İsa’nın Tanrı’dan aşağı bir varlık olduğu görüşü) yakın bir tektanrıcılık (monoteizm) benimsedi. Tanrı’yı tek ve mutlak egemen olarak gördü, İsa’yı Mesih ve Tanrı’nın Oğlu olarak kabul etti ancak onu Tanrı ile eşit görmedi. Kutsal Kitap’ı literal olarak yorumladı, kehanetler (özellikle Daniel ve Vahiy kitapları) üzerine milyonlarca kelime yazdı ve dinin esaslarının basit olması gerektiğini savundu.Bu görüşleri gizli tuttu, çünkü 17. yüzyıl İngiltere’nde Trinity’yi reddetmek sapkınlık (heresy) sayılır ve kariyerini bitirebilirdi (Cambridge’de kalmak için özel muafiyet aldı). Bilimsel çalışmalarını da Tanrı’nın evreni rasyonel yasalarla yarattığı inancıyla motive etti.
Bu ilgi, Kutsal Kitap’ı daha iyi anlamak, eski “saf” dini restore etmek ve kehanetleri yorumlamak içindi. Yahudilerin kıyamet sürecinde önemli rol oynayacağına inandı (Yahudilerin İsrail’e dönüşünü öngördü) ve Yahudi kaynaklarını Hıristiyan teolojisini “düzeltmek” için kullandı. Bazı yorumcular (örneğin Keynes) onun tektanrıcılığını “Maimonides okulundan Yahudi monoteizmi”ne benzetti, ama Newton kendini Hıristiyan olarak gördü ve Yahudiliğe geçmedi.
Kısaca, Newton’un Yahudilikle bağlantısı entelektüel ve teolojik bir ilgiydi, etnik veya dini bir aidiyet değildi. Newton’un kendisi Yahudi değildi ve Yahudi kökeni yoktu.
Ancak Yahudi kaynaklarına büyük ilgi duydu: İbranice öğrendi.
Talmud, Midraş, Maimonides (Rambam) gibi rabbinik metinleri inceledi.
Kabala’yı (çoğunlukla Latin çevirilerinden) okudu ama genellikle eleştirdi (putperest etkiler içerdiğini düşündü).
Özellikle Yeruşalayim Tapınağı’nın mimarisi, ritüelleri ve ölçümlerini detaylı çalıştı; Tapınağı evrenin bir modeli olarak gördü ve heliyosentrik sistemi (güneş merkezli evren) Tapınak planıyla ilişkilendirdi.

Şimdi gelelim kitaba…
Isaac Newton’un Observations upon the Prophecies of Daniel, and the Apocalypse of St. John (Daniel’in Kehanetleri ve Aziz Yuhanna’nın Vahyi Üzerine Gözlemler) adlı kitabı, 1733’te ölümünden sonra yayımlanmış bir teolojik eserdir. Kitap iki ana bölüme ayrılır: Daniel Kitabı’nın kehanetleri ve Vahiy (Apokalips) Kitabı’nın yorumu.
Newton, bilimsel yöntemlerini İncil kehanetlerine uygular. Kehanetleri tarihsel olarak gerçekleşmiş olaylarla eşleştirir (historicist yaklaşım) ve sembolleri gerçek krallıklar, imparatorluklar ve kilise tarihiyle bağdaştırır. Kehanetlerin tam anlaşılmasının ancak “son zamanlarda” mümkün olacağını savunur (Daniel 12’ye dayanarak).
Daniel Kitabı Bölümü:
Dört büyük imparatorluğu (heykel ve canavar vizyonları): Babil, Pers, Yunan (Aleksandr ve ardılları) ve Roma olarak yorumlar.
Roma İmparatorluğu’nun bölünmesini (10 boynuz) ve “küçük boynuz”u (11. boynuz) Papalık veya Batı Roma’nın yozlaşmış kilisesi olarak görür; bu güç zamanları ve yasaları değiştirmiştir.
70 hafta kehanetini (Daniel 9): Mesih’in gelişini öngörür; bir kısmı İsa’nın ilk gelişinde gerçekleşmiş, kalan kısmı (özellikle son 7 hafta) gelecekteki Yahudilerin restorasyonu ve ikinci gelişi işaret eder.
Taşın (eller olmadan kesilen) heykeli parçalaması: Tanrı’nın krallığının (Mesih’in krallığı) dünyevi krallıkları yok edeceğini simgeler.
Vahiy (Apokalips) Bölümü: Vahiy’i Musa Yasası ve Tapınak ibadetiyle ilişkilendirir.
Daniel’in kehanetleriyle paralellik kurar; aynı sembolleri (canavarlar, boynuzlar) Roma İmparatorluğu ve yozlaşmış kilise (özellikle Papalık) olarak yorumlar.
Yedi kilise, mühürler, borazanlar ve kâseler: Tarihsel olaylar (Roma zulmü, barbar istilaları, kilise yozlaşması) ve gelecek yargılar olarak görür.
Bin yıllık krallık (Millennium): Gelecekte İsa’nın dönüşüyle kurulacak barışçıl bir krallık.
Newton, Yahudilerin fiziksel olarak kendi topraklarına döneceğini, Yeruşalim’i yeniden inşa edeceğini ve Tapınağı’nın yeniden yapılacağını öngörür. Bu, “ikinci dönüş” (Isaiah 11:11) olarak yorumlanır ve son zamanların bir parçasıdır. Yahudilerin dönüşü, Mesih’in ikinci gelişine ve Tanrı’nın krallığının kurulmasına bağlıdır. Newton, Yahudilerin dağılmasını (M.S. 70’ten beri) ve toprakların ıssızlığını vurgular; bu durumun “Yahudilere dönün ve Yeruşalim’i yeniden inşa edin” emrine kadar süreceğini belirtir. Bu görüşü, modern Siyonizm’den yüzyıllar önce ifade etmiş bir “Hristiyan Siyonist” yaklaşım olarak değerlendirilir. Kitap, Newton’un fizik/matematik çalışmalarından farklı olarak, derin teolojik ve tarihsel analiz içerir.
Tam metin Project Gutenberg gibi kaynaklarda ücretsiz erişilebilir. Newton, kehanetlerin çoğunun tarihsel olarak gerçekleştiğini, ancak son kısmın (Yahudi restorasyonu ve kıyamet) geleceğe ait olduğunu vurgular.













