Türkiye’de hukuk reformu tartışmaları, ne zaman başlasa, George Orwell’ın “Hayvan Çiftliği” romanındaki o ünlü cümlenin gölgesi düşer: “Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşittir.”
Hukukun üstünlüğü, her vatandaşın kanun önünde eşit olması demektir. Ancak siyasi gücün ve sadakatin, hukuki süreçlerin önüne geçtiği ortamlarda, bu eşitlik ilkesi absürt bir şekilde eğilir bükülür. İki farklı davanın, aynı suça rağmen, sanıkların siyasi yakınlıklarına göre tamamen zıt kararlarla sonuçlanması, bu durumun en acı komedisidir.
Hukuk reformunun asıl amacı, kanunları değiştirmekten çok, kanunların önünde duran o “daha eşit” vatandaş algısını ortadan kaldırmaktır. Aksi takdirde, her yeni reform sadece eski adaletsizliği yeni bir kılıfa sokar. Bu durum, toplumda adalete olan güveni sıfırlamakla kalmaz, aynı zamanda adliyeleri, eşitliği arayanlarla “daha eşitliği” talep edenlerin çarpıştığı trajikomik bir sahneye çevirir.













