“Verdingkinder” Çıplak ayaklı köle çocuklar Bu tanımı daha önce duyan var mı? bilmiyorum ama ilk duyduğumda beni hayretler içerisinde bırakan bir kelimeydi.
Bunun severek izlediğimiz hatta yerinde olmak istediğimiz bir çizgi filmle bağdaştırmak olası gelmiyor ama biraz inceleyelim o zaman.
Heidi 80’li 90’lı yıllarda çocuklar hatta büyükler tarafından severek izlenen; izlerken bize sevgi, dostluk sonsuz mutluluk ve huzur gibi birçok duyguyu veren bir çizgi film.
Oradaki aksi dedesinin yanında bıcır bıcır konuşan her ortamdan zevk alan enerjisi hiç bitmeyen sevimli ve sürekli çıplak ayakla dolaşan bir kız çocuğu.
İzlerken kırlarda kar yağmur demeden çıplak ayakları ile dolaşan, çoğumuza bu gezmenin özgürlük gibi geldiği bir film.
Meğerse arka tarafta büyük bir dram barındıran bu ayakların sırrına bakalım.
“Verdingkinder” 18. yüzyıl İsviçre’sinde maddi durumu iyi olmayan devlete borcu olan, sabıkalı ve çocuklarına bakacak gücü olmayan ailelerin çocuklarına verilen isim.
Bu çocuklar dönemin kiliseleri tarafından ailelerinden alınıp zengin ailelerin yanına tarlalarda ev işlerinde çalışmak için ya satılan yada kiraya verilen çocuklar.
O dönemler çocuk işçi çalıştırmak yasal olmadığı için böyle bir yöntem ailelere maddi destek olmak gibi hoş görülüyordu.
Hatta filmde bize gösterilen Heidi karakterinin Clara’nın yanına gelmesi arkadaş olması için değil onu eğlendirmek için parayla tutulmuş bir hizmetçiymiş ama filmde Heidi içinde ders aldırma yada aynı masada yemek yemeler sadece olayları güzel göstermek için yapılan bir senaryodan ibaret.
Buraya kadar normal olmasa da normal görsek de peki çıplak ayak olayı ne ???dersek işte tamda bu noktada nasıl bir insanlık ayıbı yaşanmış ona bakalım …
Çıplak ayaklar; bu çocukları diğer zengin çocuklardan ayırt etmek için uygulanan bir yöntem yani bilinçli olarak bu çocuklar ayakkabı giydirilmiyor ve bunların işçi çocuklar olduğu çevreye gösteriliyordu.
Bu çocuklar kaldıkları evlerde her türlü istismara maruz kalıyor bunu bilenler görmezden geliyordu sağlık hakları da diğer bütün yok haklar içerisindeydi.
Bu süreç 1970 yıllaŕına kadar devam etti ….
Bu olay birçok ülkeye medeniyet dersi veren; kendini medeni: insan hakları savunucusu gibi gösteren Avrupa’nın karanlık geçmişinden sadece bir tanesi.
İsviçre hükümeti 11Nisan 2013 yılında resmi olarak bu yaşananlardan dolayı özür dilemiş ve şu an 10 bin Verdingkinder’in hayatta olduğu düşünülüyor.
Peki dilenen bu özürler o çocukların yaşadığı olayları kapatabilir mi yada Avrupa bu özürle kendini temizledimi hala bir yerlerde birileri başka şekilde sömürülmeye devam ediyor.
Yıllar sonrada bir özürle bunlarıda kapatacak ve tarihin içinde hataydı yaptıgımız deyip günah çıkartacak….
Sevgiyle kalın ..













