5 Ağustos 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Doğanın Çığlığı

Doğanın Çığlığı

"The Road " filmi gerçekliğinde yaşam

Nil Karabulut - Nil Karabulut
12 Mayıs 2024 - Güncellenme Tarihi 13 Mayıs 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:3 dakikalık okuma
A A
0
Doğanın Çığlığı

Doğanın Çığlığı

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Dün 2009 yılına ait “The Road” isimli bir film izledim. Her ne kadar filmin yayınlanma tarihi eski olsa da film, henüz varamadığımız ancak bu gidişle çok uzak olmayan bir gelecekteki felaketten bahsediyordu. Neredeyse hiç bir canlının kalmadığı yeryüzü, tüm renklerini kaybederek siyah ve griye bürünmüş.

Filmde: Bilinmeyen bir sebep yüzünden baş gösteren yangınlar, tüm hayvanları, bitki örtüsünü, doğal kaynakları ve dolayısıyla insanlığı yok ediyor. “The Road” 2006 yılında Cormac McCarty tarafından yazılmış bir kitap ve aslında romanın beyaz perdeye aktarılmayan kısımları filmden daha karanlık bir içeriğe sahip. Beyaz perdeye yumuşatılarak yansıtılan haliyle bile üzücü olan film, insanlığın el birliği ile dünyayı yok edişinden sonraki cansız bir evrende, hayatta kalmaya çalışan babayla oğulun umutlarını ve umutsuzluklarını anlatıyor.

Filmin benim için ürkütücü olan tarafı o iki insanın verdiği yaşam mücadelesi değildi. Benim dikkatimi verdiğim kısım, tüm film boyunca dünya bu hale gelene kadar ne aşamalardan geçmişti. Hangi kaynaklar yok edilmişti. Neler gözden çıkarılmıştı. Tükenilmişliğe ve yok olmaya başlayan dünyanın “Beni kurtar” sinyalleri hiç mi fark edilmemişti. Edilmemişti evet…Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi…

Yaşadığımız dünyanın, aldığımız nefesin, kullandığımız temiz su kaynaklarının kıymetini bilmeden, ne kadar değerli olduğuna önem vermeden yaşayıp gidiyoruz. Biz insanoğlunu hayvanlardan ve bitkilerden ayıran özelliğin zekamız, düşünebilme yeteneğimiz yada konuşma yetimiz sanıyoruz. Oysa ki aynı bile değiliz. Konuşmadığını, öylece durduğunu düşündüğümüz bitkiler sadece dünyayı güzelleştirmekle kalmayıp, tüm canlıları beslemek yada temiz bir hava solumamıza yardım etmek için var olmuşlar. Hayvanlar kendi hallerindeki yaşam tarzlarına müdahale etmediğimiz sürece kendi döngülerinin dışına çıkmadan yaşıyorlar. Doğaya katkı olmanın dışında verdikleri hiç bir zarar yok.

Peki ya insanlar? Orman yangınlarını çıkaran, ağaçları kesip yeryüzünü betonlaştırarak kelleştiren sonrada yapay yeşilliklerle güzelleştirdiğini düşünen, uçan, sürünen, koşan, yüzen her hayvanı yediği yetmiyor gibi kendi halinde yaşamaya çalışanlara da işkence etmekten geri kalmayanlarız. Elbetteki bu halimizle doğal bir döngüyü tamamlamaya çalışan ve varlıklarının hakkını veren diğer canlılarla aynı kategoride bile yer alamayız. Zira biz ki herhangi bir felakette kendi cinsimizi sadece yok yere katletmekle kalmayıp yiyebiliyorsak, düşünen iki ayaklı yeryüzü canavarlarından başka ne olabiliriz ki?

Filmlerde ve kitaplarda yer alan kıyametler belki kurgu olduğu için dikkat çekmeyebilir. Hatta pek çok kişi bu felaketleri abartı bularak, insan zihninin yarattığı komplo teorisi olarak komik bile bulabilir. Ancak yavaş yavaş tükenmekte olan kaynaklarımız için alınmayan her önlem, bizi gün be gün kurgu sandığımız bir kıyamet gerçekliğine yaklaştırıyor olabilir. Yapay insanlarla yapaylaştırılmaya çalışılan bir doğaya alkış tutmak, bizi tıpkı filmde anlatılmak istenen gerçek gibi canlı ırkın tükendiği bir dünyadan başka bir yola taşımayacaktır. Varlığımızın hakkını sevgiyle verebilmek dileğiyle…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Adana’da etkili olan fırtına hayatı felç etti

Sonraki Haber

Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

Nil Karabulut

Nil Karabulut

Nil Karabulut, 1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Radyo Televizyon mezunu. Uzun süren bir iş yaşamının ardından küçük yaşlardan beri tutkulu olduğu edebiyat ile ilgilenmeye başladı. Halen öykü, roman, deneme ve blog yazarlığı gibi çalışmalar yapmaya devam ediyor.

İlgili Haberler

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Yarın da avukat olmak istiyorum!
Yazarlar

Yarın da avukat olmak istiyorum!

1 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

En Güncel Haberler

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı
Yerel Haberler

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

5 Ağustos 2026
Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı
Yerel Haberler

Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

5 Ağustos 2026
Şırnak Emniyet Müdürü Sazak: Uyuşturucu baronlarını şehrimizde yaşatmayacağız
Yerel Haberler

Şırnak Emniyet Müdürü Sazak: Uyuşturucu baronlarını şehrimizde yaşatmayacağız

5 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Srebrenitsa’dan yola çıkan ‘Filistin Konvoyu’ Konya’da

4 Ağustos 2026
Yaşam

Muğla’da yangından etkilenen üreticiler için hasar tespit çalışmaları sürüyor

4 Ağustos 2026
Yaşam

Diyarbakır’da iki aile arasında arazi anlaşmazlığı kavgası: 7 yaralı

4 Ağustos 2026
Yaşam

Vücutlarında 1 kilo 392 gram metamfetamin taşıyan 4 şüpheli tutuklandı

4 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mardin'de dereye düşen 3 yaşındaki Eslem, hayatını kaybetti

Mardin’de dereye düşen 3 yaşındaki Eslem, hayatını kaybetti

- Haberton
4 Ağustos 2026

Mardin'in Derik ilçesinde dereye düşen 3 yaşındaki Eslem Talan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay, akşam saatlerinde Derik ilçesine bağlı kırsal...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir?

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

Kayıp engelli kişi için arama çalışması başlatıldı

5 Ağustos 2026
Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

Edirne’de tek katlı metruk ev alev alev yandı

5 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton