25 Nisan 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Doğanın Çığlığı

Doğanın Çığlığı

"The Road " filmi gerçekliğinde yaşam

Nil Karabulut - Nil Karabulut
12 Mayıs 2024 - Güncellenme Tarihi 13 Mayıs 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:3 dakikalık okuma
A A
0
Doğanın Çığlığı

Doğanın Çığlığı

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Dün 2009 yılına ait “The Road” isimli bir film izledim. Her ne kadar filmin yayınlanma tarihi eski olsa da film, henüz varamadığımız ancak bu gidişle çok uzak olmayan bir gelecekteki felaketten bahsediyordu. Neredeyse hiç bir canlının kalmadığı yeryüzü, tüm renklerini kaybederek siyah ve griye bürünmüş.

Filmde: Bilinmeyen bir sebep yüzünden baş gösteren yangınlar, tüm hayvanları, bitki örtüsünü, doğal kaynakları ve dolayısıyla insanlığı yok ediyor. “The Road” 2006 yılında Cormac McCarty tarafından yazılmış bir kitap ve aslında romanın beyaz perdeye aktarılmayan kısımları filmden daha karanlık bir içeriğe sahip. Beyaz perdeye yumuşatılarak yansıtılan haliyle bile üzücü olan film, insanlığın el birliği ile dünyayı yok edişinden sonraki cansız bir evrende, hayatta kalmaya çalışan babayla oğulun umutlarını ve umutsuzluklarını anlatıyor.

Filmin benim için ürkütücü olan tarafı o iki insanın verdiği yaşam mücadelesi değildi. Benim dikkatimi verdiğim kısım, tüm film boyunca dünya bu hale gelene kadar ne aşamalardan geçmişti. Hangi kaynaklar yok edilmişti. Neler gözden çıkarılmıştı. Tükenilmişliğe ve yok olmaya başlayan dünyanın “Beni kurtar” sinyalleri hiç mi fark edilmemişti. Edilmemişti evet…Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi…

Yaşadığımız dünyanın, aldığımız nefesin, kullandığımız temiz su kaynaklarının kıymetini bilmeden, ne kadar değerli olduğuna önem vermeden yaşayıp gidiyoruz. Biz insanoğlunu hayvanlardan ve bitkilerden ayıran özelliğin zekamız, düşünebilme yeteneğimiz yada konuşma yetimiz sanıyoruz. Oysa ki aynı bile değiliz. Konuşmadığını, öylece durduğunu düşündüğümüz bitkiler sadece dünyayı güzelleştirmekle kalmayıp, tüm canlıları beslemek yada temiz bir hava solumamıza yardım etmek için var olmuşlar. Hayvanlar kendi hallerindeki yaşam tarzlarına müdahale etmediğimiz sürece kendi döngülerinin dışına çıkmadan yaşıyorlar. Doğaya katkı olmanın dışında verdikleri hiç bir zarar yok.

Peki ya insanlar? Orman yangınlarını çıkaran, ağaçları kesip yeryüzünü betonlaştırarak kelleştiren sonrada yapay yeşilliklerle güzelleştirdiğini düşünen, uçan, sürünen, koşan, yüzen her hayvanı yediği yetmiyor gibi kendi halinde yaşamaya çalışanlara da işkence etmekten geri kalmayanlarız. Elbetteki bu halimizle doğal bir döngüyü tamamlamaya çalışan ve varlıklarının hakkını veren diğer canlılarla aynı kategoride bile yer alamayız. Zira biz ki herhangi bir felakette kendi cinsimizi sadece yok yere katletmekle kalmayıp yiyebiliyorsak, düşünen iki ayaklı yeryüzü canavarlarından başka ne olabiliriz ki?

Filmlerde ve kitaplarda yer alan kıyametler belki kurgu olduğu için dikkat çekmeyebilir. Hatta pek çok kişi bu felaketleri abartı bularak, insan zihninin yarattığı komplo teorisi olarak komik bile bulabilir. Ancak yavaş yavaş tükenmekte olan kaynaklarımız için alınmayan her önlem, bizi gün be gün kurgu sandığımız bir kıyamet gerçekliğine yaklaştırıyor olabilir. Yapay insanlarla yapaylaştırılmaya çalışılan bir doğaya alkış tutmak, bizi tıpkı filmde anlatılmak istenen gerçek gibi canlı ırkın tükendiği bir dünyadan başka bir yola taşımayacaktır. Varlığımızın hakkını sevgiyle verebilmek dileğiyle…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Adana’da etkili olan fırtına hayatı felç etti

Sonraki Haber

Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

Nil Karabulut

Nil Karabulut

Nil Karabulut, 1971 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Radyo Televizyon mezunu. Uzun süren bir iş yaşamının ardından küçük yaşlardan beri tutkulu olduğu edebiyat ile ilgilenmeye başladı. Halen öykü, roman, deneme ve blog yazarlığı gibi çalışmalar yapmaya devam ediyor.

İlgili Haberler

Yazarlar

Sahi mutluluk nedir?

25 Nisan 2026
Ah nerede o eski bayramlar...!
Yazarlar

Ah nerede o eski bayramlar…!

23 Nisan 2026
23 Nisanlar silinmez!
Yazarlar

23 Nisanlar silinmez!

23 Nisan 2026
23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras
Yazarlar

23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras

23 Nisan 2026
Okulda niteliğin azalma nedenleri
Yazarlar

Okulda niteliğin azalma nedenleri

23 Nisan 2026
Son damladan öncesi
Yazarlar

Son damladan öncesi

23 Nisan 2026
Sonraki Haber
Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

Mete Gazoz Avrupa Şampiyonu oldu

En Güncel Haberler

Motosikletiyle seyir halindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldü
Yerel Haberler

Motosikletiyle seyir halindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldü

25 Nisan 2026
Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi
Öne Çıkan

Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul’da bir araya geldi

25 Nisan 2026
Avcılar’da köpeğine kemerli şiddet uygulayan kişi yakalandı
Yerel Haberler

Avcılar’da köpeğine kemerli şiddet uygulayan kişi yakalandı

25 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Durdurulan minibüste 60 tabanca ile mühimmat ele geçirildi

25 Nisan 2026
Yaşam

Afiş asarken üst geçitten düşüp, otomobilin altında kalarak öldü

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

- Haberton
25 Nisan 2026

Hatay Valiliği tarafından yürütülen 'Hayat Hatay' projesi kapsamında, depremzede kadın kooperatiflerinin ürünlerini sergilediği Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı Belen’de açıldı....

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Motosikletiyle seyir halindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldü

Motosikletiyle seyir halindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldü

25 Nisan 2026
Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi

Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul’da bir araya geldi

25 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton