5 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Devlet ve bireyin özgürlük sınavı

Devlet ve bireyin özgürlük sınavı

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
4 Nisan 2025
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
1
Devlet ve bireyin özgürlük sınavı
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Devlet nedir? Bu sorunun cevabını, anayasa kitaplarında veya siyasi metinlerde aramak yerine, belki de önce kendi varoluşumuzda, kendi bireysel tecrübelerimizde aramalıyız.

Zira devlet, sadece soyut bir kavram değil, bizzat hayatın içinde deneyimlenen bir varlık hâlidir. Latince kökeniyle “status” kelimesinden gelir; yani hâl, vaziyet, durum demektir. Fakat bugün gördüğümüz üzere devlet, durum olmaktan çıkmış, âdeta canlı bir varlık gibi algılanır olmuştur. İşte sorun tam burada başlar. Çünkü devlet, bireyin hayatını kolaylaştırmak için kurulmuş bir araçtır; ancak araç olma vasfını kaybedip amaç hâline gelince, kendi asli vazifesinden sapmış demektir. Bir araç, nasıl olur da kullananın efendisi olabilir? Nasıl olur da maaşını ödediğimiz kamu görevlisi, kendini halkın üzerinde konumlandırabilir?

Bu ülkede özgürlüğün anlamı ve kıymeti, ancak devletin gölgesinin uzanmadığı anlarda anlaşılır. Çünkü Türkiye’de özgürlük, devletin müsaade ettiği sınırlarda değil, onun göremediği anlarda yeşerir. Devletin özgürlükle olan sınavı tam da burada başlar. Özgürlüğü korumak için kurulan devlet, bizzat özgürlüğü kısıtlayan bir mekanizmaya dönüştüğünde, meşruiyetini de kaybeder. Patronuna hesap vermekten kaçınan bir CEO gibi davranan, vergi ödediği vatandaşa “Sen kimsin?” diye soran bir devlet, asla özgürlüğün teminatı olamaz. Çünkü devlet, esasen bireyin iradesinin ürünüdür. O irade yok sayıldığında, devlet sadece bir baskı aygıtına dönüşür.

İnsan, doğduğunda herhangi bir rejime, ideolojiye veya bayrağa ait değildir. O, çıplak varlığıyla dünyaya gelir. Haysiyetini, onurunu ve vicdanını doğuştan taşır. Devletin görevi, bu haysiyetli varlığa müdahale etmek değil, onun varoluşunu kolaylaştırmak ve anlamlandırmasına yardımcı olmaktır. Eğitim, sağlık ve adalet hizmetlerini sunarak bireyin yaşam kalitesini yükseltmektir. Fakat ülkemizde devlet, bu basit ve net tanımından uzaklaşarak, bireye efendilik etmeye kalkışır. Korkulan bir güce dönüşür. “Kamu görevlisi” ifadesini kullanırız ama aynı görevliden korkarız; çünkü devlet bu topraklarda, vatandaş değil, mürit yetiştirmeyi tercih etmiştir.

Bireyin özgürlüğü, devletin meşruiyetinin en temel ölçüsüdür. Bir yerde özgürlük varsa, hukuk da vardır; hukukun olduğu yerde adalet tesis edilir. Adaletin olmadığı yerde, “güvenlik devleti” yükselir ki, bu da bireyi korumaz, aksine bireyden korkar ve onu bastırır. Otoritenin meşruluğu, bireylerin iradesine dayanır. Bu irade zayıfladığında, devletler güçlü ama adaletsiz yapılara dönüşür. Güçlü ama sorgulanamayan liderler, belirsizlikten korkan toplumların zafiyetlerinden beslenir. Çünkü insan zihni, evrimsel olarak tehlike anında sorgulamak yerine itaat etmeye eğilimlidir. Oysa bu eğilim, demokratik düşüncenin zehridir.

İnsanlar neden otoriter rejimleri desteklerler? Bunun temel sebebi güvenlik arzusudur. Belirsizliği aşmak için, sorgulanamaz otoriteye boyun eğmeyi tercih ederler. Ama bu düzen ve güvenlik vaadi, her zaman özgürlükten çalar. Devlet büyüdükçe birey küçülür; devlet güçlendikçe bireyin sesi kısılır. Bugün “istikrar” denilen şey, aslında bireyin zihnine geçirilmiş dijital bir kelepçeden başka bir şey değildir. Ve bu kelepçe, insanı sadece ekonomik değil, manevi olarak da yoksullaştırır.

Devletin bireyle sınavında neden bu kadar başarısız olduğu sorulmalıdır. Çünkü devlet, bu topraklarda sorgusuz itaat kültürüne, “devlet baba” mitosuna alışmıştır. Bireyin en temel görevi, bu alışkanlıkları sorgulamaktır. Korkularını tanıyıp, onlarla yüzleşmeyi öğrenmektir. Çünkü özgürlük, ancak cesaretle mümkündür. İnsan, sadece haklarını değil, korkularını da bilmeli ve onlara karşı mücadele etmelidir. Bilinçli bir toplum, ancak böyle kurulur. Bilgi, sorgulama ve tartışma ile otoritenin ürettiği illüzyon dağıtılır. Gerçek güç, bireyin zihinsel uyanışındadır. Eğitim, özgür düşünce ve dayanışma ise bu uyanışın temelidir.

İktidarlar geçici; özgürlük ise kalıcıdır. Özgürlük doğal bir haktır ve yasalarla verilip alınamaz. Eğer devletin kuralları, bireyin doğallığını engelliyorsa, meşruiyetini kaybeder. Tarihte Hitler de Stalin de resmi yollardan yönettiler; fakat zulüm, yasalara değil vicdana göre ölçülür. Bir yerde adaletsizlik varsa, birey üç şeyi yapmak zorundadır: Sorgulamak, ses çıkarmak ve dayanışma göstermek. Çünkü bireyin hakkını savunmak, diğerlerinin haklarını da savunmaktır. Sessizlik, sıranın sana gelmesini beklemekten ibarettir.

Devletin gücü, bireyin korkusundan beslenir. Bu korkuyu yenmenin yolu ise açıktır: eleştirmekten, mizah yapmaktan, sorgulamaktan vazgeçmemek. Bürokratlara “efendim” dememek, müdüre el pençe durmamak, liderleri kutsallaştırmamak gerekir. Çünkü kamu görevlileri, bireyin hizmetkârlarıdır; birey ise onların efendisi. Bu anlayış, gelişmiş toplumların işaretidir. Oysa bizde tersinden işliyor süreç; vatandaş müritleşiyor, talepler dualara dönüşüyor. Bir ülkede yalnızca oy zamanı hatırlanıyorsan, orada birey değil, seçmen olmuşsundur. Hak aramak yerine sadaka beklersin. Adalet istemek yerine torpil ararsın. Ve bir gün gelir, sistem seni de öğütür. Sistemin değişmesini istiyorsan, önce sistemin birey üzerindeki baskısını tanıman gerekir. Her “git şikayet et” cümlesi, aslında sistemin nasıl işlediğini gösterir. Çünkü şikayet ettiğin merci, zaten sorunun parçasıdır. Mahkemeye git, diyorlar. Mahkeme sistemi koruyor. Meclise yaz, diyorlar. Meclis sistemin ta kendisi. Cumhurbaşkanlığı’na bildir, diyorlar. Sistem zaten oradan başlıyor.

Sonuç olarak devlet büyüdükçe birey küçülür. Birey güçlenirse devlet haddini bilir. Çünkü özgür birey, sorgular, hesap sorar, üretir ve konuşur. Ve bu yüzden özgür birey, iktidarlar için rahatsız edicidir. Ama gerçek demokrasi, bu rahatsızlığın içinde filizlenir. Unutulmamalıdır ki, özgürlük verilemez; ancak alınır. Ve bir toplumun özgür olması için, bireyin önce kendi aklına ve vicdanına güvenmesi gerekir. Çünkü devlet, bireyin üstünde değil, hizmetindedir; bu temel gerçek asla unutulmamalıdır.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Ankara’da parkın duvarına çarpan TIR’ın şoförü öldü

Sonraki Haber

Özgür Özel’in Mehmet Şimşek’e yönelik iddialarına tepki

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Yazarlar

Diploma yetmiyor: Gençler neden yeni becerilere muhtaç?

5 Haziran 2026
Ankara'nın sabah şifresi: "Hüdayda" ile mesaiye doğru
Yazarlar

Ankara’nın sabah şifresi: “Hüdayda” ile mesaiye doğru

5 Haziran 2026
Yazarlar

Diplomalı muhabir olarak bildiriyorum

4 Haziran 2026
Yazarlar

Haziran hazinleri

4 Haziran 2026
Zeynep Koltuk’tan samimi açıklamalar: “Kendi içime sinmeyen işi kabul etmem”
Yazarlar

Zeynep Koltuk’tan samimi açıklamalar: “Kendi içime sinmeyen işi kabul etmem”

4 Haziran 2026
Şairin ilham kaynağı nedir?
Yazarlar

Şairin ilham kaynağı nedir?

3 Haziran 2026
Sonraki Haber
Özgür Özel'in Mehmet Şimşek'e yönelik iddialarına tepki

Özgür Özel'in Mehmet Şimşek'e yönelik iddialarına tepki

Yorumlar 1

  1. cem says:
    1 yıl önce

    Çok başarılı olmuş. elinize sağlık.

En Güncel Haberler

Haberler

Okulun bahçe duvarından atlarken düşüp, yaralandı

5 Haziran 2026
Manisa FK'lı Yusuf Talum'a talip çok
Spor Haberleri

Manisa FK’lı Yusuf Talum’a talip çok

5 Haziran 2026
İstanbul'da plajlar sezona hazır: Giriş ücreti 2 bin lira olan var
Gündem

İstanbul’da plajlar sezona hazır: Giriş ücreti 2 bin lira olan var

5 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Mardin merkezli 15 ilde yasa dışı bahis operasyonu; 15 tutuklama

5 Haziran 2026
Yaşam

Yalova’da kayıp olarak aranan Yusuf’un sahilde cansız bedeni bulundu

5 Haziran 2026
Yaşam

Kayıp olarak aranıyordu, denizde cansız bedeni bulundu

5 Haziran 2026
Yaşam

Zonguldak’ta 151 dosya uzlaştırma yoluyla kapandı

5 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kendi kaynaklarıyla büyüyen bir Türkiye inşa etmek için gayret ediyoruz

- Haberton
5 Haziran 2026

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Gelecek nesillere daha yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Ülkemizin...

Kalp krizinin sessiz belirtileri neler? Uzmanlardan hayat kurtaran uyarılar

Günde kaç litre su içilmeli? Yaşa göre ideal su tüketimi ve uzmanların önerileri

Dolar yıl sonunda kaç TL olur? Piyasalarda son beklentiler ve kritik senaryolar

E-Devlet’te yeni dönem başladı: Vatandaşları ilgilendiren değişiklikler neler?

Güncel Haber

Okulun bahçe duvarından atlarken düşüp, yaralandı

5 Haziran 2026
Mardin merkezli 15 ilde yasa dışı bahis operasyonu; 15 tutuklama

Mardin merkezli 15 ilde yasa dışı bahis operasyonu; 15 tutuklama

5 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton