Merhaba Değerli Edebiyat Severler. Bugün sizleri edebiyatın en kıymetli makamlarından biri olan, şairlik ruhunu şiirleri ile besleyip duygulara tercüman olan, aynı zamanda şiirlerini, sanatın eşsiz güzelliği olan şarkılarla buluşturan sevgili yazar-şair- şarkı sözü yazarı Nuray Aslanel ile birlikteyiz.
Anne şefkati sıcaklığında çocukların kalbine dokunan sevgili yazarımızı, gelin hep birlikte tanıyalım.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Nuray ASLANEL kimdir?
Merhabalar, ben şair, yazar, aynı zamanda şarkı sözü yazarı Nuray Aslanel. Şiir, şarkı sözü, yetişkin ve çocuk edebiyatı olarak edebiyat yolculuğuma devam ediyorum. Kısaca kendimi sizlere tanıtmam gerekirse; 1978 yılında Konya’nın Beyşehir ilçesinde dünyaya geldim. Yazmayı, okumayı, doğada yürüyüş yapmayı ve evde farklı hobilerle uğraşmayı çok severim. Evli ve üç çocuk annesiyim. Uzun yıllar İstanbul’da ikamet ettikten sonra, şimdi ise çalışma ve sosyal hayatımı ailem ile birlikte memleketimde sürdürmeye devam ediyorum.
Kitap yazmaya nasıl karar verdiniz? En büyük desteği kimlerden aldınız?
Aslında kitap yazmak benim çocuk yaşlardan bu yana hep aklımda olan bir şeydi, yani çocukluk hayalimdi diyebiliriz. Yazmayı ve kitap okumayı çok seven bir çocuktum. Küçük yaşlarda başladığım bu yolculuktan asla vazgeçmedim, istesem de vazgeçemezdim zaten. Çünkü yazmak benim ruhuma öyle işlemiş ki o ilham geldiği zaman kendimi durdurmam mümkün değildi. Yer, mekân, zaman fark etmeksizin aklıma gelen her şeyi bu zamana kadar yazmaya çalıştım ve böylelikle elimde şiirlerim, şarkı sözlerim ve hikâyelerim birikmiş oldu. Ama tabii ki bu yeterli değildi; yazdıklarım bu şekilde tozlu raflarda, defterlerin arasında öylece kalamazdı. Artık hayallerim için bir şeyler yapmak ve bir adım atmam gerekliydi ve bu şekilde yazdıklarımı kitaba dönüştürmeye karar verdim. Önce antoloji kitapları ile başladığım bu yolculukta, sonrasında şiir kitabı ve çocuk kitabımı çıkartarak edebiyat yolculuğumu resmen başlatmış oldum.
Edebiyat yolculuğumda beni yalnız bırakmayan, desteklerini benden esirgemeyen eşim ve çocuklarım her zaman yanımda oldular. Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır, iyi ki varlar.
Onun dışında öyle bir isim var ki, o isim benim hayallerimin mimarı ve yolumu aydınlatan ışık olmuştu. Bu kişi, tesadüf eseri tanıştığım editörüm İlknur Artuğ. Editörüm, sevgili hocam İlknur Artuğ, benim kitap çıkarmama vesile olan, her zaman yanımda duran muhteşem bir editör, muhteşem bir insandır. İyi ki onu tanımışım, iyi ki de benim karşıma çıkmış. Kendimi bu konuda çok şanslı hissediyorum. Beraber çalışmış olduğumuz bir tane şiir kitabı ve bir de eğitim temalı çocuk kitabı olarak iki tane güzel kitap çıkarttık. Emekleri için İlknur Hocama çok teşekkür ediyorum.

Sizi çocuk edebiyatına yönelten ve yazmanıza sebep olan etken nedir?
Beni çocuk edebiyatına yönlendiren etkenlerden en önemlisi çocukları çok seviyor olmamdır ve bu duygu bana Bir Zamanlar Çocuk Olmak: Zeynep ve Ali adlı çocuk kitabımı çıkarmama sebep oldu. Eğitim temalı olan çocuk kitabımın konusunu sırf çocukları düşünerek özel olarak seçtim. Teknoloji çağını yaşadığımız bu dönemde, çocuklarımızın telefon ve tabletlere olan bağlılığına dikkat çekmek için; eski zamanlarda çocuklar telefon, tablet, televizyon yokken de nasıl mutlu olduklarını, aile sevgisini, aile bağlarını, arkadaşlık sevgisini, paylaşmayı, hayvan sevgisini ve hayal dünyalarının ne kadar geniş olduğunu, onları telefondan, tabletten uzaklaştırıp mutluluğun onlarda olmadığını göstererek bu yönde faydalı olabilmek adına çocuklara anlatmaya çalıştım. Bir çocuğa dahi ulaşabildiysem ne mutlu bana. Çünkü elinde kitap yerine telefon olan çocukları görmek beni gerçekten çok üzüyor. Onları o kadar çok seviyorum ki çocukluk yaşlarının geri gelmeyeceğini, çocukluk dönemlerini yaşamadan büyüyeceklerini düşünmek beni mutsuz ediyor. Bu yüzden geleceğimiz olan çocuklarımız için her şeyin en iyisini ve en doğrusunu yapmak için çok çalışmak ve elimizi taşın altına koymak zorundayız. Bu çocuklar hepimizin; onlar bizim umudumuz, geleceğimiz. Onlara faydalı olabilecek her şey için elimizden geleni yapmaya çalışmalıyız ve bütün bunları düşünerek çocuk kitabı yazmaya karar verdim.
Onlara olan bu ilgim, beni çocuk kitabı yazmamda çok büyük rol oynadı. Bütün güzel hikâyeleri onlar için yazmak, onların kalplerine girmek, hayallerine ve hayatlarına güzel şeyler katabilmek adına çocuk kitabım ortaya çıktı. İyi ki de yazmışım. Okullarda yaptığımız buluşmalarda, söyleşilerde hepsinin gözlerindeki o ışık, o heyecan, o sevgi beni öyle mutlu ediyor ki inanın bana, karşılıklı olan bu duygunun, bu sevginin herhangi bir karşılığı ve tarifi yok.

Proje ve planlarınız var mı? Biraz ipucu alabilir miyiz?
Tabii, benim yazım çalışmalarım zaman zaman ara versem de hâlâ devam ediyor. Yapmak istediğim çok şey var. Öncelikle yeni bir kitaba başlamayı düşünüyorum. Yetişkin edebiyatı olarak roman türünde ufak ufak çalışmalara başladım. Onun dışında istenildiği takdirde çocuk kitaplarına, hikâyesine uygun çocuk şarkısı sözü yazmayı düşünüyorum. Kendi çocuk kitabıma yazdım ama henüz hayata geçiremedim. Biraz üstünde çalışmam gerekiyor. Projelerimin arasında tiyatro oyunu yazma fikri var. Uzun zamandır düşünüyorum, şu an yavaş yavaş birikimler başladı kafamda. Ve yine bir çocuk kitabı yazabilirim belli hikâyelerden oluşan. O ilhamın gelmesini bekliyorum. Zaman buldukça inşallah tek tek hepsini hayata geçirmek için elimden gelen çabayı, gayreti göstermeyi planlıyorum.

Şimdiye kadar kaç eser verdiniz?
Benim şu anda kendime ait iki eserim bulunmakta. Bu eserlerim; ilk olarak çıkardığım, yetişkin edebiyatı türündeki kitabım ‘Baharda Başlar Uyanışlar’ adlı şiir kitabım. İkinci kitabım ise çocuk edebiyatı türünde yazmış olduğum ‘Bir Zamanlar Çocuk Olmak’ Zeynep ve Ali adındaki çocuk kitabım. Onun dışında yayınevimin çatısı altında çalışan birçok yazarla ortak çalışmamız olan antoloji dalında on adet eserim bulunmakta ve daha nice güzel eserleri edebiyat dünyasına katmak için çalışmalarım devam ediyor.
Buradan bu eserlerin çıkması için çaba gösteren, emek harcayan ve şimdiye kadar bana hiçbir sıkıntı yaşatmayan yayınevim Kiba Yayıncılık’a, Sayın Beyza Bakırcı hocama ve Mustafa Tenger Yayın Grubu’na, saygıdeğer editörüm İlknur Artuğ hocama, çocuk kitabımın resimlerini ve kapağını çizen illüstratör Eda Eroğlu Oral hocama, her zaman maddi manevi benim yanımda olup desteklerini benden esirgemeyen sevgili eşim ve çocuklarıma, benim kitaplarımı okuyan okumayan beni destekleyen bütün okurlarıma ve burada bana bu imkanı veren Sayın Gülsen Çakmak hocama, Haberton Gazetesi’ne minnet ve şükranlarımı sunuyor, herkese çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın.
Röportajımızın sonuna gelirken bizlere zaman ayırıp söyleşimize konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz Nuray Hanım. Daha nice eserlere ulaşmanız dileğiyle. Kaleminiz daim, okurlarınız bol olsun.
Beni gazetenize misafir ettiğiniz, kendimi anlatma fırsatı verdiğiniz ve bu güzel röportajı benimle gerçekleştirdiğiniz için Haberton Gazetesi’ne ve sizlere çok teşekkür ediyorum Gülsen Hanım. Çok güzel bir röportaj oldu, sağ olun.












