25 Ağustos 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Çalışma hayatına ip uçları

Çalışma hayatına ip uçları

Büşra Ceco - Büşra Ceco
8 Mart 2023
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Çalışma hayatına ip uçları

Çalışma hayatına ip uçları

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Değerli Okuyucularım; Özel yaşamımızda kendi standartlarımızı oluşturmak, korumak, yükseltmek ve/veya geliştirmek için birçok eğitim alıyoruz.

Aldığımız eğitimlerin hafızımızda yer alması ve eyleme dönebilmesi için teorik ve uygulama olarak pekiştiriyor, deneyimliyor, beyin fırtınasına dönüştürüyoruz. Edindiğimiz her deneyim, her bilgi, çıktığımız her yolculuk bu bağlamda bize doğrusal açıdan fayda sağlıyor. Peki aldığımız eğitimleri doğru zamanda ve doğru yerde kullanabiliyor muyuz? Gelin ihtiyaç hiyerarşilerimizi, motivasyon sınırlarımızı tanıyalım.

Yokluğunu ve/veya eksikliğini hissettiğimiz şeylerin, ortadan kaldırılması için harcadığımız çabalar sonucunda, tatminlik duygumuzun karşılandığını hissettiğimizde, ihtiyaçlarımızın yerine getirildiğini ifade edebiliriz. İhtiyaç kategorilerine göre hedef, değer ve önceliklerimizi belirleriz. Bu oluşum arayışımıza baskın gelen bizi en temel kaynağa ulaştıracak anahtarı belirlerken, ihtiyaçlarımızı o an için sıralamamıza ve yeteneklerimizi keşfetmeye yahut kişisel gelişim düzeyimizi de belirlemeye/arttırmaya yönelik hareket etmemizi sağlar. Bu nedenle kısa, orta ve uzun vadede planlar (maddi ve/veya manevi) yapıyoruz.

Harmanlıyor, geliştiriyor ve güncelliyoruz. Varoluşumuzdan bu yana hayat ve hürriyetimizi korumak için muhtaç olduğumuz en yaygın ihtiyaçlar; gelir, barınma, eşya, kıyafet, toplumsal oluşumlar için sanat, kültür, gelenek ve görenekler, mesleğe ait alet ve makine, binek taşıtlar, ilim için kitap vb.

Maslow gereksinimleri teorisi ile şu şekilde kategorize etmektedir. Sıralamayı hiyerarşik olarak alttan üste göre konumlandığını hayal edelim.

  1. Fizyolojik gereksinimler (nefes alma-verme, besin, su, cinsellik, sağlıklı metabolizma, boşaltım, uyku)
  2. Güvenlik gereksinimi (beden, sağlık, ahlak, aile, iş, kaynak ve mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel mahremiyet)
  4. Saygınlık gereksinimi (özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı duymak, başkaları tarafından saygı duyulmak)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdemli, yaratıcı, içten, problem çözücü, önyargısız ve hakikatleri kabul eder olmak)

Her kategori özel hayatımızdaki standartların oluşturulması ve/veya geliştirilmesi hakkında bize önemli ip uçları verdiği gibi, amaç ve hedeflerimize göre iş hayatındaki konumumuzu da aynı hiyerarşi de görebilirsiniz.

Başarılı olmak arzusu, bize hedefimize nasıl ulaşacağımız hakkında sorular sordurmaktadır. Kişi ilk gereksinimlerini tatminlik düzeyinde karşılamadan, ikinci düzeydeki gereksinimlerini algılamayacak ve bu gereksinimlerin gereğini (eksikliğini) hissetmeyecektir (doğrudan ihtiyaç yokluğu söz konusudur). Örnek; beslenme ihtiyacı karşılanmadığında, ilim ihtiyacı için kitap okumamak veya günlük olarak beslenme ihtiyacını karşılasa da güvenli alan içinde bulunmayan ve sürekli tehdit/tehlike algılayan bir kişinin sanat gereksinimi olmayacaktır.

Çalışma hayatına ip uçları
Çalışma hayatına ip uçları

Bu bağlamlarda ihtiyaçların ifade edilebilmesi için en doğru iletişim ve iletişim kaynaklarının doğru kullanılması gerektiğini dip not olarak vermek isterim (doğum, yaşam ve ölüm arasındaki yaşam boyunca ilk insanlardan günümüze kadar birçok kez iletişim kanalları ve tarzları evrimleşmiş ve gelişmiştir).

Hangi işe uygun olduğunuzu, kişilik envanteri ile sonuçlarını bilmek bize ışık tutabilir mi? Hepimizin bildiği üzere bir iş yerine başvuru yaptığımızda mülakatlarda kişilik envanteri dolduruyoruz. Özel olarak verdiğimiz cevapların sonuçlarını ne kadar aday biliyor? Bu durum soru taşlarını doğuruyor, olumsuz sonuçlanan mülakatın sebebi kişilik envanterinin sonucu muydu, yoksa başka bir neden mi var? Kişinin kurgusal ve içgüdüsel olarak bunları sorması, kendini yetersiz hissetmesine sebebiyet verdiği gibi kendine olan güveni konusunda da zor durumlar yaşatmaktadır.

Tam da iş arayışında iken motivasyonun bozulması diğer görüşmeleri etkilemektedir. Kişinin burada sürekli bilinci açık ve olayları yorumlama biçiminin en sağ duyulu yönüyle gerçekleştirmesinde önem var. Bir mülakat esnasında kişilik envanterini doldurmaktansa, bireyin öncelikli olarak kendi envanterini oluşturmasında, eksik yönlerini tamamlamasında fayda bulunuyor. Bu sayede önünüze çıkacak herhangi bir soru, tanımlama veya çözümlenmesi gereken bir maddede kendinizdeki potansiyeli tanıma gücü, karşınıza çıkacak olumsuzluğu yenebilir.

İş yaşamından nasıl etkileniyoruz? Bundan kırk yıl öncesinde her şey o dönemin sistemlerine uygun iken (masa üstü bilgisayar dahi yokken) bugün hologramlı toplantılar düzenleniyor. Her geçen gün yenilenmeye ve değişime ihtiyaç duyuyoruz. Hem şirket açısından hem de bireysel olarak. Değişimin ihtiyacı var olmaktan, felsefeden gelir. Doğa tekniksel ihtiyaçlarımızı doğrudan karşılamadığında; keşif, icat ve iş/beceri geliştirmekle elde ediyoruz. Örneğin “uçmak” ihtiyacı uçağı icat ederek, kullanmamıza fayda sağlıyor.

Metropol semtlerinin riskli yaşamlarında, günlük pratik çözümlerimiz dahi kırsal kesimlere nazaran daha farklıdır. Tehlike algılayışımızda yaşadığımız coğrafyaya göre değişiklik gösterir. Kırsal iklimde yaşayan insanlar ile residence de yaşayan insanların yalnızlık hissiyatı ortak karamsarlığın birer parçalarıdır. Belki de aynı müziğin kopuk birer kaybolmuş parçalarıyız demek en iyi özet olabilir. Büyük şehirlerden köylere göç etmenin moda olduğu dönemde, gelişmekte olan teknolojiyi de bavulumuza koyup köylere gidiyor, organik pazarlar kuruyoruz?

Dağ da şifa bitkisini toplayan çalışan ile plazalar da proje için beyin gücünü çalıştıran aynı havuz da mıdır? Doğrudan bu sorunun cevabı: aynıdır. Kentleşme ile aile yapısının değişmesi bizim temel ihtiyaçlarımızı karşılama gayesinden öteye geçmemektedir. Farklı yüklerin aynı amaca hizmet ediyor oluşu, sosyo-kültürel gelişime ve hayat standartlarının farklılaşması ayrı bir başlıkla tanımlamak, yorumlamak gerekmektedir. Beyaz yakanın kredi tufanı, köyün nüfus problemi kaygısı…

Bireyin yenilikçi, öğrenime açık olması, aynı ihtiyaçlardan doğan zincirlerin oluşmasına ve insanların yaşadığı çağda ne olması gerektiği cevabını veriyor. Eski çalışma ve sosyo-kültürel anlayışta çoğunluk bilincinden bireysellik bilincine yöneldik. Bu bireysellik bilincinde hitap mercii nitekim ki çoğunluktur.

İşimizde, sosyal yaşamımızda, bilgi açlığımızda “değer” arıyoruz. Bireyselleşen dünya da kalıcı olabilmek adına imkanları nasıl değerlendirdiğimiz, onlara olan yaklaşımımız hedeflerimize attığımız adımların da karşılığını veriyor. Bulanık suyu durulaştırma çabalarında, geçmiş şu an ve gelecekten (beklentiler ile) depolamalar yapıyoruz.

Bireyin kendine katkısı, kurumların kendine (marka) katkısı topluma katkısını açıklar. Markanın müşteriler üzerindeki psikolojik ve duygusal olarak kendinden bir parça bulmasının faydasına ve bu sayede de sürdürülebilirliğini arttırma stratejilerini beslemesini sağlamak bu doğrultuda başarılı olma girişimleri söz konusuyken, bu hedefte onları iyi temsil edecek ve inovasyon kuracak çalışanlara ihtiyaçları vardır. Birçok şirketin örgütsel kültürlerine, misyon ve vizyonlarına baktığımızda daha katılımcı ve paylaşımcı tarzlarının olduklarını göreceğiz. Kişisel gelişim serüvenimiz ve ihtiyaç hiyerarşimiz, şirketlerin sürdürülebilirlik serüveni ve ihtiyaç hiyerarşilerini aynı şema da farklı isimlerle açıklayabilir, tüm sektörlere yoğurabiliriz.

Bu katılımcı ve paylaşım bilinci ile yola çıkan şirketlerin; güven, anlayış ve güç tanımlarını kuvvetli bir dinamiğe dönüştürüyor. Siz nerede olacağınızı, nerede olmak istediğinizi, ilkin ne olduğunuza, olmak istediğiniz şey için ne yaptığınıza cevap ararken, sürekli çalışma halinde cevap bulabilirsiniz. Muhakeme yeteneğini geliştiren bireylerin, istediği yaşamı inşa edebilmeleri irade farkındalığını oluşturması ve gerçekleştirmesinde önemli derece de yarar bulunmaktadır. Böylelikle Maslow’un verdiği “Kendini gerçekleştirme ihtiyacı” birçok kademe de uzun vade de tatminlik sağlayacak.

Yararlı olması dileğimle…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Masada uzlaşı ve mutabakat sağlandı

Sonraki Haber

Tuzla’da park halindeki 3 İETT otobüsünde yangın

Büşra Ceco

Büşra Ceco

1992 İstanbul doğumlu, ilköğretim ve lise eğitimini Bandırma'da alan Büşra Ceco üniversite eğitimini ÇOMÜ'de Yönetim ve Organizasyon bölümü ve Anadolu Üniversitesinde İşletme bölümünü tamamlamış, ayrıca Atatürk Üniversitesinde Sosyoloji bölümünde akademik eğitimine devam etmektedir. Eğitim ve Öğretim yıllarında birden fazla STK'de Başkan ve üye olarak görev almıştır. İTÜ Micro MBA Uzmanlığı bulunmaktadır. Sporculuk yıllarına erken yaşlarda başlamış ve üç branşta lisanslı oyunculuk yapmıştır; Bunlar; kros, badminton ve basketboldür. 2011 yılında yaşadığı sakatlıkta geçirdiği ameliyat nedeniyle spor camiasına uzun yıllar ara vermek durumunda kalmış ve 2018 yılında spora Basketbol Hakemi olarak geri dönmüştür. Çalışma hayatında kurumsal ve kurumsal olmayan şirketlerde orta düzey yöneticilik yapmıştır. Aktif olmayı ve literatüre yenilik katmayı, sürekli gelişim ve insana odaklılık misyonuyla gelecek nesillere ışık tutmayı vizyon edinmiştir. İzcilik, at biniciliği, doğa yürüyüşü, tenis oynamak, sanat galerileri ve müzeleri ziyaret etmek, yağlı boya ve kara kalem çalışmaları ile ilgilenmektedir.

İlgili Haberler

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası
Yazarlar

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası

25 Ağustos 2026
Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu
Yazarlar

Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu

25 Ağustos 2026
Yazarlar

Mevlid Kandili: Bir doğumun ötesinde, toplumsal hafızanın ve insanlığın aynası

24 Ağustos 2026
Yazarlar

Kolay insan olmak

24 Ağustos 2026
Benim mağduriyetim, sizin haklılık sebebiniz olmasın!
Yazarlar

Benim mağduriyetim, sizin haklılık sebebiniz olmasın!

23 Ağustos 2026
Ressamlıktan şairliğe: Gamze Türkistanlı ile “Yankı” üzerine
Yazarlar

Ressamlıktan şairliğe: Gamze Türkistanlı ile “Yankı” üzerine

22 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Tuzla'da park halindeki 3 İETT otobüsünde yangın

Tuzla'da park halindeki 3 İETT otobüsünde yangın

En Güncel Haberler

Yerel Haberler

Silivri’de sitede 5 katlı binanın çatısında yangın

25 Ağustos 2026
Rusya'da kimya tesisinde yangın: 1 ölü, 130 yaralı
Dış Haberler

Rusya’da kimya tesisinde yangın: 1 ölü, 130 yaralı

25 Ağustos 2026
Kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı
Yerel Haberler

Kendilerini polis olarak tanıtıp dolandırıcılık yapan 3 şüpheli yakalandı

25 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş

25 Ağustos 2026
Yaşam

Silahlı kavgada yaralandı, 3 gün sonra hastanede öldü

25 Ağustos 2026
Yaşam

Plakası kapalı aracıyla drift atan sürücüye 281 bin TL ceza

25 Ağustos 2026
Yaşam

Buzağıyı otomobilin arka koltuğunda taşıdılar

25 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kılıçdaroğlu: Siyaset zenginleşme aracı değildir

- Haberton
25 Ağustos 2026

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Siyaset zenginleşme aracı değildir. Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa bilin ki vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur. Devletin...

e-Devlet’te borç kontrolü nasıl yapılır? Her borç için farklı ekran kullanılıyor

İnternetten alınan ürün kaç gün içinde iade edilir? 14 günlük süreyi kaçırmayın

Araba rölantide neden titrer? Motor çalışırken hissedilen sarsıntının nedeni bu parçalar olabilir

Telefonunuza gelen bu linklere sakın tıklamayın: Sahte bağlantı nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Silivri’de sitede 5 katlı binanın çatısında yangın

25 Ağustos 2026
Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş Güvenlik ● 2026-08-25 17:34:03 ● Ordu ● Ulusal ● Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) (Fotoğrafta) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60) (Fotoğrafta)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Ordu'nun Çamaş ilçesinde fındık toplamak için gittikleri bahçede yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybeden Melehat (60)-Fatma Gümüş (65) kardeşler, toprağa verildi. Fotoğraf: Ordu,(DHA) Dursun Mehmet ŞAHİN/ÇAMAŞ (Ordu), (DHA)- ORDU'nun Çamaş ilçesinde dere kenarında cansız bedenleri bulunan Melehat (60) ve Fatma Gümüş (65) kardeşlerin fındık toplamak için gittikleri bahçede 30 metre yükseklikten düştükleri belirlendi. Gümüş kardeşler, toprağa verildi. Olay, dün Sarıyakup Mahallesi'nde meydana geldi. Fındık toplamak için bahçeye giden kardeşler, akşam saatlerinde eve dönmeyince yakınları amaya çıktı. Aramalar sonucu 6 çocuk annesi Melehat ve 2 çocuk annesi Fatma Gümüş, dere kenarında ölü bulundu. Yapılan incelemede, iki kardeşin yaklaşık 30 metreden düşerek hayatını kaybettiği belirlendi. Gümüş kardeşlerin Cansız bedenler, jandarma ve sağlık ekiplerinin olay yerindeki incelemelerinin ardından hastane morguna kaldırıldı. ÇİFTE ÖLÜM YASA BOĞDU Melehat ve Fatma Gümüş'ün, iki erkek kardeşle evlendiği öğrenildi. Melehat Gümüş'ün Ali Gümüş ile Fatma Gümüş'ün ise Hacı Mehmet Gümüş ile evlendiği belirtildi. Melehat Gümüş’ün eşi Ali Gümüş’ün hayatını kaybettiği bildirildi. Kardeşlerin cenazeleri, bugün ikindi sonrası Sarıyakup Mahallesi'nde kılınan namazın ardından toprağa verildi

Dere kenarında ölü bulunan kız kardeşler, 30 metreden düşmüş

25 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton