26 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Bu cümle beş kelimeden oluşuyor

Bu cümle beş kelimeden oluşuyor

Sencer Samet Baysal - Sencer Samet Baysal
21 Eylül 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Bu cümle beş kelimeden oluşuyor

Bu cümle beş kelimeden oluşuyor

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bu anlayışı bilenler sayma gereksinimi bile duymadı. İlk defa duyanlar; cümleyi tekrar okudu, kelimeleri saydı ve “evet beş, ne olmuş?” diyerek bu satırları okumaya başladı.

Bu anlayışa göre bu cümle kendine gönderme yapmaktadır. Kendini yansıtan bu cümleyle ilk defa Türkiye’nin en iyi polisiye dizisinde karşılaşmıştım. Dizide bu anlayış aynen şu şekil açıklanmaktaydı;

“Çocukken oyun oynadığınızda onun bir oyun olduğunu unutursunuz. Kendinize bir gerçeklik yaratırsınız. Hiç bir şey saçma gelmez size. Ama yaptığınızın bir oyun olduğunun farkına varırsanız her şey saçma gelmeye başlayacaktır. Kendinize bir gerçeklik yaratamazsanız, yaşayamazsınız.”

Kazanmaya çalıştığınız sınav, ulaştığınız makam, aldığınız araba, kredisini ödediğiniz ev…

1 saat sonra ölecekseniz;

Bu cümle beş kelimeden oluşuyor
Bu cümle beş kelimeden oluşuyor

Çocukken oynanılan oyundan farkı nedir?

Bunlar bir tür insana hayatının sahte ve kendi kurgusundan ibaret olduğunu yüzüne vuran cümleler.

Bunun farkına varan insan ne yapar mesela?

Bütün kuralları, inançları, hüzünleri savuşturup; neşeye, eğlenceye, mutluluğa mı yönelir?

İslam dininin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’in indirilen ilk kelimesinin kendine göndermesini fark edip, tasavvufa mı yönelir?

Benden cevap beklemeyin, herkesin gerçekliği kendine…

İşte bu anlayışın adı; özdüşünümsellik’dir. Tarzancası da self-reflexivity. “Tarzanca” ifadesini ilk kez Oktay Sinanoğlu’ndan duymuştum. Rahmetli Türkçesi dururken yabancı kelime kullananları “sömürge ruhlu, acente kafalı” olarak niteler ve “Türkçe giderse Türkiye gider” diyerek dilin bir millet için en elzem şey olduğunu her konuşmasında vurgulardı. “Benim mevki, makam, sahnelerle işim olmaz, ben işin kaynağına iner gerekirse tek tek herkesin ayağına giderim” dediği milleti için hayatını adayan Oktay Sinanoğlu gerçekliğini neye dayanarak oluşturduğunu bir konuşmasında şöyle anlatır;

“Ben insanı iki kanatlı bir Zümrüdüanka kuşuna benzetirim. Bu kanatlardan biri akıldır. Diğeri gönül. Akıl, insana ne yapacağını değil nasıl yapacağını söyler. Gönül ise nereye varacağını, hedefini belirler. Bir insan sadece aklını değil gönlünü de geliştirmeli. Gönlü yüzdüren dildir. Dil batarsa, gönülde batar. Toplumun dili de kültürdür.” der.

Aytunç Altındal bir röportajında “bir ölüm listesi yapmışlar, beni de üçüncü sıraya yazmışlar. İlk sırada da Oktay Sinanoğlu var” diye söyler. İşte o Sinanoğlu’nun bahsettiği kültür, tabi ki günümüzün medyası yoluyla topluma kakışlanmış kültür anlayışından çok başkadır.

Ona göre kültür, Hakkari’de bale gösterisi yapmak demek değildir. Arada bir konsere gidip hava atmak değildir. Moda’nın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir. Türkçe’sini bildiğin cümlenin, havalı olsun diye İngilizcesini kullanmak hiç değildir…

Kültür;

  • 26 yaşında dünyanın en genç profesörü olan Oktay Sinanoğlu’nu bilmektir.
  • Bu başarının kaynağının “Türk demek dil demektir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ana dilde eğitim sistemi olduğunu bilmektir.
  • Descartes’ı bilmek kadar, Gazali’yi de bilmektir.
  • Kültür, Picasso’nun dünyaca ünlü bir ressam olduğunu bilmek değil, meşhur resimlerinin sırrının; Nazım’ın dizelerindeki Abidin’e uzandığını bilmektir…

Abidin Dino; 1913 İstanbul doğumlu, Nazım Hikmet’inde bazı kitaplarının kapaklarını çizen ressam, şair, karikatürist ve film yönetmeni olan hezarfen bir kültür adamıdır.

Bu anlayışı bilenler sayma gereksinimi bile duymadı. İlk defa duyanlar; cümleyi tekrar okudu, kelimeleri saydı ve "evet beş, ne olmuş?" diyerek bu satırları okumaya başladı.
Bu anlayışı bilenler sayma gereksinimi bile duymadı. İlk defa duyanlar; cümleyi tekrar okudu, kelimeleri saydı ve “evet beş, ne olmuş?” diyerek bu satırları okumaya başladı.

İşte o Abidin’in iyi arkadaşı olan Picasso, bir gün Dino’nun resimlerini incelerken; “sen bunları neyle çiziyorsun?” diye sorar. Abidin, “fırça ile” der. Picasso; “hayır bu fırça değil başka şeyle çiziyorsun” diye diretse de, Abidin söylemez. Bir zaman sonra Abidin Dino, Picasso’ya “bizim hattatlarda sır kültürü vardır. Birbirlerine çizimleri hakkında sırlar verirler ve o sır iki kişi arasından asla çıkmaz. İşte sorduğun bu soru bir hattatın bana verdiği sırdır. Bir kuş tüyüyle çiziyorum, hangi kuş olduğunu söyleyemem ama onu sana verebilirim.” der ve cebinden çıkardığı kuş tüyünü Picasso’ya hediye eder. Picasso dünyaca ünlü eserlerinden hangilerini o kuş tüyüyle çizdi acaba?

Nazım’da meziyetin aslına hakim olacak ki kendi gerçekliğini ararken “’Saman Sarısı”’’ şiirinde Picasso’ya değil Abidin Dino’ya seslenir beş kelimelik dizesiyle;

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?

Yapamadı, Abidin. Mutluluğun resmini değil şiirini yazmayı tercih etti, sebebini son dizelerine iliştirerek;

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.

İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.

Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır

Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik Meserret Kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.

Anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler…
Dinerdi tüm acılar seninle

Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tuval yeterdi;
ne boya…

Neyse ki mutsuzluğun resmini istememiş, Nazım. Alacağı cevap, Behzat Ç.’nin üç kelimesi olabilirdi…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sudan Başbakanı Hamduk: Darbe girişimi ulusal bir krizdir

Sonraki Haber

Sporcu beslenmesi

Sencer Samet Baysal

Sencer Samet Baysal

Sencer Samet Baysal, 1994 İstanbul doğumlu. Uluslararası ilişkiler mezunu. İçerik editörü ve yazarı. Futbol hakemi.

İlgili Haberler

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Türkiye'de Vali, Libya'da Başbakan: Sadullah Koloğlu
Yazarlar

Türkiye’de Vali, Libya’da Başbakan: Sadullah Koloğlu

24 Haziran 2026
Yemişim tramvayı
Yazarlar

Yemişim tramvayı

23 Haziran 2026
Sonraki Haber
Sporcu beslenmesi

Sporcu beslenmesi

En Güncel Haberler

Böcek ailesinin ölümünde flaş gelişme: Sanıklar için ağır hapis talebi
Öne Çıkan

Böcek ailesinin ölümünde flaş gelişme: Sanıklar için ağır hapis talebi

26 Haziran 2026
Antalya’da korkutan yangın! Uçak ve helikopterler bölgeye sevk edildi
Öne Çıkan

Antalya’da korkutan yangın! Uçak ve helikopterler bölgeye sevk edildi

26 Haziran 2026
EuroLeague açıkladı; Beşiktaş GAİN de katıldı, yeni sezonda 3 Türk takımı olacak
Spor Haberleri

EuroLeague açıkladı; Beşiktaş GAİN de katıldı, yeni sezonda 3 Türk takımı olacak

26 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Suriye’de rahatsızlanıp şehit olan başçavuş toprağa verildi

26 Haziran 2026
Yaşam

Emekli olan 2 öğretmene duygusal veda töreni

26 Haziran 2026
Yaşam

TÜBİTAK Fen Lisesi, ilk mezunlarını verdi

26 Haziran 2026
Yaşam

Dedesinin hediye ettiği saat tutkuya dönüştü; 25 senede 500 saat biriktirdi

26 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bakan Güler, Kara Kuvvetleri personelini kabul etti

Bakan Güler, Kara Kuvvetleri personelini kabul etti

- Haberton
26 Haziran 2026

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk Kara Kuvvetleri'nin 2 bin 235’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin...

Dil öğrenirken yapılan en büyük hatalar

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahtesi nasıl ayırt edilir?

Gece sık sık uyanmak hangi hastalığın habercisi olabilir?

Market fiyatları neden sürekli artıyor? Uzmanlar perde arkasını anlattı

Güncel Haber

Böcek ailesinin ölümünde flaş gelişme: Sanıklar için ağır hapis talebi

Böcek ailesinin ölümünde flaş gelişme: Sanıklar için ağır hapis talebi

26 Haziran 2026
Antalya’da korkutan yangın! Uçak ve helikopterler bölgeye sevk edildi

Antalya’da korkutan yangın! Uçak ve helikopterler bölgeye sevk edildi

26 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton