Kıymetli Okurlar Merhaba. Bu hafta Almanya’da sevgili yazar-şair İnci Bilgin ile gönüllerinize mihman olmaya geldik.
İnsanın insana sığınacağı en güçlü bağ, maneviyatla örülmüş bir gönüldür. Gönül köprüleri kuranlar, insanlığın sessiz rehberidirler. Maneviyatı güçlü insanlar, topumda birleştirici rol alırlar. Ve bu güzel insanlardan biri olan, kalbinin güzelliğini, kalemi ile buluşturan, okurların yüreğine ilmek ilmek nakşeden kıymetli yazar-şair İnci Bilgin ile birlikteyiz.
Manevi değerlerin ışığında, kalp gözüyle gönülleri aydınlatan kıymetli yazarımızı gelin hep birlikte tanıyalım.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yazarlık sürecinizin çıkış noktasını anlatır mısınız?
Ben İnci Bilgin. 1974 yılında Bayburt’ta doğdum. Çocuk yaşta ailemle birlikte İzmir’e göç ettim. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladıktan sonra eğitimime Avrupa’da devam ederek Avrupa İslam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldum.
Çocukluğumdan beri şiir, öykü, sanat ve roman hayatımın en büyük tutkusu oldu. İçimde hep insanlara faydalı olabilmek ve ardımda kalıcı eserler bırakabilmek arzusu vardı. Yazarlık yolculuğuma ilk adımı, “Ruhunuzu Özgür Bırakın, Sevgi ile Kuşatın” başlıklı öykümle “Ben Bu Devrin İnsanı Değilim” projesinde yer alarak attım.
Akademik hayatımda lisans bitirme tezi olarak hazırladığım “Rabıta Kavramı” çalışmasını daha da geliştirerek “Gönül Bağından İnciler” adıyla kitaplaştırdım ve edebiyat dünyasına kazandırdım.
Eğitimci-yazar kimliğimle aile seminerleri ve sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak görev alıyor, çocuk ve gençlik gelişimi ile kişisel gelişim alanlarında aldığım eğitimleri koçluk sertifikasıyla destekleyerek çalışmalarımı sürdürüyorum. Hâlen Uluslararası Eğitim ve Yazarlar Merkezi (UEYM) Başkanı olarak eğitim ve yazarlık faaliyetlerime devam ediyorum. Evli ve bir çocuk annesiyim.
Yazarlık kariyerinizden bahseder misiniz?
Yazarlık benim için çocukluk hayallerimin gerçeğe dönüşmüş hâlidir. Kalemimin insanların gönüllerine dokunmasını, onlara umut, sevgi ve farkındalık kazandırmasını her zaman en büyük hedefim olarak gördüm.
Bugün itibarıyla toplam beş eserde yer almanın mutluluğunu yaşıyorum. Bunların ikisi ortak proje kitabı, üçü ise şahsıma ait eserlerden oluşmaktadır. Şahsıma ait eserlerimin ikisi yetişkin edebiyatı, biri ise çocuk edebiyatı alanındadır.
Yazarlık serüvenime “Ben Bu Devrin İnsanı Değilim” projesinde yayımlanan “Ruhunuzu Özgür Bırakın, Sevgi ile Kuşatın” adlı öykümle başladım. Ardından lisans tezim olan “Rabıta Kavramı” çalışmamı geliştirerek “Gönül Bağından İnciler” adıyla okuyucularla buluşturdum.

Toplumumuzun en önemli yapı taşı olan aile kurumunu ve manevi değerleri yeniden hatırlatmak amacıyla “Aştan da Üstün Bir Sevda” adlı eserimi kaleme aldım. Hz. Hatice validemizin örnek şahsiyetini ve Efendimizle olan eşsiz sevgisini merkeze alan bu eser, günümüz insanına sevgi, sadakat ve maneviyat üzerine önemli mesajlar sunmaktadır.

Çocukların değerler eğitimiyle büyümesini önemsediğim için “İlk Harf Elif – Büyük Sır” adlı çocuk kitabımı da kaleme aldım. Bunun yanı sıra UEYM’nin Kaleminden Dökülen Nağmeler adlı proje kitabında “Gönlümün Sultanı” isimli yazım ve “Tutsana İnsan” adlı şiirimle yer alarak edebiyatın farklı türlerinde de üretmeye devam ettim.

Benim için yazmak yalnızca eser üretmek değil; gönüllere dokunmak, insanlara ışık olmak ve gelecek nesillere kalıcı bir miras bırakmaktır.
Sizin için edebiyatın tanımı nedir?
Benim için edebiyat, insanın iç dünyası ile dış dünyası arasında dil aracılığıyla kurduğu anlam ve duygu köprüsüdür. Duyguların, düşüncelerin ve yaşam tecrübelerinin estetik bir biçimde ifade edilmesini sağlayan güçlü bir anlatım sanatıdır. Aynı zamanda bireyin kendini tanımasına, toplumu anlamasına ve farklı hayatlara empatiyle yaklaşmasına katkı sunan evrensel bir değerdir. Bu nedenle edebiyatı yalnızca yazılı eserlerden ibaret değil, insanın kendini ve dünyayı keşfetme yolculuğunun vazgeçilmez bir parçası olarak görüyorum.
Kalemin gücüne inanıyor ve her satırın bir insanın hayatında yeni bir kapı aralayabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden eserlerimde sevgi, merhamet, ahlak ve manevi değerleri ön planda tutmaya özen gösteriyorum.
Yazar olarak gelecekte kendinizi nerede olmayı arzuluyorsunuz?
Geleceğe dair en büyük hedefim, eğitim ile edebiyatı bir araya getirerek toplumun her kesimine fayda sağlayacak kalıcı projeler üretmektir.
Çocuklarımızın hayal dünyasını zenginleştirecek, değerler eğitimine katkı sunacak yeni hikâye ve kitap serileri hazırlamayı planlıyorum. Aynı zamanda yetişkinlere yönelik aile, maneviyat ve kişisel gelişim temalarını işleyen eserler üretmeye devam edeceğim.
Bunun yanında eğitim odaklı atölyeler, seminerler ve sosyal sorumluluk projeleriyle daha fazla insana ulaşmayı hedefliyorum. Kitap okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve gençlerin kalemine dokunacak projelerde yer almak da önceliklerim arasında bulunuyor.
Her yeni eserimde okuyucuların yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda gönüllerinde güzel izler bırakmayı ve hayata farklı bir pencereden bakmalarını amaçlıyorum.
Yazmak sizin için ne anlam ifade ediyor?
Yazmak benim için Rabbimin bana lütfettiği bir nimet ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Kalemin, gönüller arasında kurulan en güçlü köprü olduğuna inanıyorum.
Hayatın farkındalığımızın farkına varmakla başladığını düşünüyorum. İnsan kendini tanıdıkça çevresini, toplumu ve olayları daha derin bir bakış açısıyla değerlendirmeye başlıyor. Ben de yazılarımda bu farkındalığı artırmayı, manevi değerleri yeniden hatırlatmayı ve okuyucunun kalbine dokunmayı amaçlıyorum.
Her satırımın bir dua, her kitabımın ise insanlığa bırakılmış küçük ama anlamlı bir emanet olmasını diliyorum. Yazmak benim için sadece kelimeleri yan yana getirmek değil; sevginin, umudun ve iyiliğin izini gelecek nesillere taşımaktır.
İnci Hanım, röportajımıza konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Sizin gibi kıymetli bir edebiyat insanını tanımaktan, tanıtmaktan onur duyduk. Okurlarımıza son olarak, neler söylemek istersiniz?
Edebiyatın insanın ruhuna, eğitimin ise geleceğine yön veren güçlü iki unsur olduğuna inanıyorum. Kalemimin gücüyle çocuklara, gençlere ve yetişkinlere fayda sağlayacak eserler üretmeye, okuma kültürünü yaygınlaştırmaya ve topluma değer katacak projeler geliştirmeye devam edeceğim.
Bu güzel röportaj vesilesiyle bana yer verdiğiniz için teşekkür ediyor, tüm okurlara sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Dilerim kitaplar, hayatımızın her döneminde bizlere umut, bilgi ve ilham olmaya devam eder.













