7 Ağustos 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Ahlâkın sınıfsal kırbacı

Ahlâkın sınıfsal kırbacı

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
11 Ocak 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
2
Ahlâkın sınıfsal kırbacı
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye’de “ahlâk” kavramı, uzunca bir süredir anlamını yitirmiş, içi boşaltılmış ve en kötüsü, iktidar sahiplerinin elinde yoksulu dövmek için kullandığı bir “sınıfsal kırbaca” dönüşmüştür.

Televizyonları açın, gazete manşetlerine bakın, siyasetçilerin o parmak sallayan vaazlarını dinleyin. “Ahlâk” denilen o yüce erdemin, nedense hep en alttakilerden, en savunmasızlardan, sesi en az çıkanlardan talep edildiğini göreceksiniz.

Bu ülkede ahlâk; asgari ücretlinin açlığa karşı sessiz kalmasıdır. Bu ülkede ahlâk; emeklinin bayat ekmek kuyruğunda beklerken “şükretmesidir.” Bu ülkede ahlâk; üniversite öğrencisinin barınamıyoruz dediğinde “nankörlük etmemesidir.”

Peki, ya gücü elinde tutanlar? Ya o “bal tutanlar”? İşte paradoks tam burada başlıyor. Toplumun en tepesindekiler için ahlâk, uyulması gereken bir kural değil, kitlelere dayatılan bir “yönetim aparatıdır.”

Sosyolojik bir gerçektir: Tarih boyunca egemen sınıflar, kendi çürümüşlüklerini gizlemek için, alt sınıflara katı bir ahlâk disiplini dayatmışlardır. Viktorya dönemi İngiltere’sinde de böyleydi, bugünün Türkiye’sinde de böyle.

Bir marketten bebek maması çalan babayı “hırsız” diye linç eden, onu yerlerde sürükleyen, yüzünü ifşa edip “toplumsal ahlâk çöküyor” diye manşet atan medya; milyarlarca liralık vergi borcu bir gecede silinen holding patronunu “saygın iş insanı” olarak alkışlıyor. Mamanın çalınması “ahlâksızlık”, milyarların buharlaşması ise “ticari deha” ya da “teknik bir düzenleme” sayılıyor.

Bu, ahlâkın özelleştirilmesidir. Suçun sınıfsallaşmasıdır.

Siz hiç; “Neden bu kadar lüks içindesiniz? Neden bu ihaleler şeffaf değil?” diye sorulduğunda, “ahlâki bir özeleştiri” veren bir muktedir gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü onlara göre ahlâk, onların koyduğu kurallara itaat etmektir. Kendi yaşamları, bu kuralların dışındadır, muaftır. Onlar “hata” yaparlar, “kandırılırlar” ama asla ahlâksız olmazlar. Ahlâksızlık, sadece kurala uymayan “tebaa”ya mahsus bir damgadır.

Burada derin bir psikolojik harp tekniği de işliyor: Yoksulu suçluluk duygusuyla yönetmek.

Diyanet’in bütçesi bakanlıkları katlarken, lüks araçlar makamın “itibarı” sayılırken; halka “porsiyon küçültme” tavsiyesinin verilmesi, basit bir tutarsızlık değildir. Bu, “Siz fakirsiniz, çünkü yeterince sabretmiyorsunuz, yeterince şükretmiyorsunuz” mesajının bilinçaltına zerk edilmesidir. Yoksulluk, sistemin bir sonucu değil, bireyin “manevi eksikliği” gibi sunulur. Böylece vatandaş, hakkını aramak yerine, kendi nefsini köreltmeye odaklanır. Bu, kapitalizmin abdest almış halidir.

Dahası, Türkiye’de ahlâk, kurnazca bir manevrayla sadece “belden aşağısına” indirgenmiştir. Bir kadının eteğinin boyu, bir gencin sevgilisiyle el ele tutuşması, bir festivaldeki içki kadehi… İktidarın “ahlâk zabıtalığı” yaptığı alanlar bunlardır. Neden? Çünkü bu alanlarda konuşmak kolaydır, kitleleri konsolide etmek basittir.

Ama asıl ahlâksızlık; kamu malını yağmalamaktır, liyakatsizliğin dibine vurmaktır, depremde yıkılacak binalara imar affı vermektir, yetimin hakkını bir avuç müteahhide peşkeş çekmektir. Fakat ne hikmetse, “genel ahlâkı” korumak için seferber olan RTÜK’ler, savcılar, troller; bu devasa, bu organize, bu kurumsal ahlâksızlıklar karşısında lal olurlar.

Çünkü “kamusal ahlâk” talep etmek, güce kafa tutmayı gerektirir. “Kişisel ahlâk” (etek boyu, alkol vs.) üzerinden kavga etmek ise iktidarın çizdiği güvenli alanda top çevirmektir.

Bu düzen, “Lümpen Burjuvazi”nin ahlâk anlayışıdır. Kısa yoldan köşeyi dönmenin zeka, vergi kaçırmanın uyanıklık, adam kayırmanın “bizim çocuğu korumak” sayıldığı bir çürüme halidir. Bu çürümenin kokusu saraylardan, plazalardan yayılır ama hesabı hep gecekondudaki garibana kesilir.

Tarihsel örneklere bakın. Osmanlı’nın son döneminde de Lale Devri’ni yaşayan elitler, halka “kanaatkâr olmayı” öğütlerdi. Fransız İhtilali öncesinde aristokrasi, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” (bu söz çarpıtılmış olsa da zihniyeti temsil eder) kibriyle halkın ahlâkını sorgulardı. Sonuç ne oldu? Tarih, o kibri giyotinle kesti.

Bugün Türkiye’de yaşanan ekonomik krizden daha büyük bir kriz varsa, o da bu “ahlâki çiftestandart” krizidir. Bir toplumda; “Çalıyor ama çalışıyor” cümlesi kurulabiliyorsa, orada ahlâk ölmüş, cenaze namazı kılınmaktadır. Hırsızlığı “çalışma” ile meşrulaştıran bir zihin, güçlünün suçunu örtmek için icat edilmiş en tehlikeli afyondur.

Bu yüzden, bize ahlâk dersi verenlerin yüzüne bakıp şu soruyu sormak zorundayız: Sizin ahlâkınız, sadece yoksulun sabrından mı ibaret? Sizin ahlâkınız, sadece bizim yatak odamızın kapısında mı bekçilik yapıyor? Neden o “yüksek ahlâkınız”, ihale dosyalarının, Sayıştay raporlarının, vakıf vurgunlarının kapısından içeri giremiyor?

Gerçek ahlâk; güçsüzün güçlüye karşı itirazıdır. Gerçek ahlâk; karnı tokken açın halinden anlamak değil, o açlığı yaratan düzeni sorgulamaktır. Gerçek ahlâk; muktedirin değil, vicdanın yasasına uymaktır.

Bugün Türkiye’de ahlâk, ne yazık ki güçlünün elinde bir sopa, güçsüzün sırtında bir yüktür. Ve o sopa kırılmadan, o yük atılmadan; ne ekonomi düzelir, ne de bu toplum “toplum” olur. Unutmayın; ahlâk, açın sabrı değil, tokun utancıdır. Eğer tok olanda utanma yoksa, aç olanda sabır kalmaz. Ve sabrın bittiği yerde, o sahte ahlâk kaleleri de yerle bir olur.

Etiketler: EkonomiTürkiye
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Kuraklıktan siyaset olmaz

Sonraki Haber

Fenerbahçe Opet kupayı 15’inci kez havaya kaldırdı

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Her şeye eyvallah da... İlla edep la!
Yazarlar

Her şeye eyvallah da… İlla edep la!

7 Ağustos 2026
Kutsalın sosyolojisi
Yazarlar

Kutsalın sosyolojisi

7 Ağustos 2026
Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: "Günde 1 Saatinizi Hayalini Kurduğunuz Hayatı İnşa Etmeye Ayırın"
Yazarlar

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

6 Ağustos 2026
Şimdi değil de hayat ne zaman?
Yazarlar

Şimdi değil de hayat ne zaman?

6 Ağustos 2026
Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda
Yazarlar

Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda

6 Ağustos 2026
Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Fenerbahçe Opet kupayı 15'inci kez havaya kaldırdı

Fenerbahçe Opet kupayı 15'inci kez havaya kaldırdı

Yorumlar 2

  1. Sema says:
    7 ay önce

    Harika bir yazı kaleme almışsınız tebrik ediyorum.

  2. Kainat says:
    7 ay önce

    Çok güzel bir yazı olmuş anlamı derin.

En Güncel Haberler

'Casperlar' suç örgütüne yönelik 149 şüpheli hakkında yeni dava
Öne Çıkan

‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik 149 şüpheli hakkında yeni dava

7 Ağustos 2026
İzmit Belediyesi'nde 'rüşvet' iddialarına ilişkin görüntüyü kayda alan Emre Can Özkar'ın ifadesi ortaya çıktı
Öne Çıkan

İzmit Belediyesi’nde ‘rüşvet’ iddialarına ilişkin görüntüyü kayda alan Emre Can Özkar’ın ifadesi ortaya çıktı

7 Ağustos 2026
Yüksel Yıldırım: Gabriele Guarino, Samsunspor’a hayırlı olsun
Spor Haberleri

Yüksel Yıldırım: Gabriele Guarino, Samsunspor’a hayırlı olsun

7 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Tekirdağ’da Kur’an kursu öğrencileri, harçlıklarını Filistin’e bağışladı

7 Ağustos 2026
Yaşam

Böbrek hastası Zehra’nın ‘Ay’ı gözlemleme hayali’ gerçek oldu

7 Ağustos 2026
Yaşam

İtfaiyeci baba, kızını kortlarda şampiyonluğa hazırlıyor

7 Ağustos 2026
Yaşam

3’üncü Selim’in türbesinin örtüsü, Diyarbakır’da ilmek ilmek işleniyor

7 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Altay'a ilk destek Folkart'tan

Altay’a ilk destek Folkart’tan

- Haberton
7 Ağustos 2026

3'üncü Lig'de mücadele edeceği yeni sezon öncesi mali ve idari sıkıntılar nedeniyle hazırlıklarına bugün başlayacak Altay'a ilk can suyu Folkart'tan...

Aşırı Kıskançlık Neden Olur? Sürekli Kıskanma Hissinin Altında Hangi Nedenler Yatabilir?

Para Biriktirmeye Nereden Başlanmalı? Uzmanlardan Etkili Tasarruf İçin İlk Adımlar

Sabah uyanınca ilk 10 dakikada yapılan bu hata gün boyu yorgun hissettiriyor

Yazın Araç Neden Hararet Yapar? En Yaygın Nedenler ve Alınabilecek Önlemler

Güncel Haber

'Casperlar' suç örgütüne yönelik 149 şüpheli hakkında yeni dava

‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik 149 şüpheli hakkında yeni dava

7 Ağustos 2026
İzmit Belediyesi'nde 'rüşvet' iddialarına ilişkin görüntüyü kayda alan Emre Can Özkar'ın ifadesi ortaya çıktı

İzmit Belediyesi’nde ‘rüşvet’ iddialarına ilişkin görüntüyü kayda alan Emre Can Özkar’ın ifadesi ortaya çıktı

7 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton