Bir zamanlar bakabileceğiniz kadar çocuk dünyaya getirin denen toplumuzda şuan doğurganlık oranının düştüğü konunun uzmanları tarafından paylaşılıyor. Bir zamanlar Türkiye de her şey çok parlak değildi ama çocuk dünyaya getirmenin de bir planı yoktu. Rızkı veren Allah denir çok çocuk nimet sayılırdı.
Soyun devamı bir toplumun yaşaması için elbette genç nüfusa ihtiyaç var . Hayatımızda ne değişti kız çocuklarının okuması arttı mesleğini eline alan kadınların evlenme yaşı gecikti bu süreçte çoğu kadın tek çocuğu tercih ediyor.
Çalışan kadının çoğu zaman desteği yok ev iş çocuk derken yetmediğinin farkında anne çocuk bağı çoğu zaman kopuyor doğum izinleri çocuğun bakılabileceği bir ortam yok. Bakıcı kreş gibi olanaklar çoğu aileye külfet çalışma hayatı sona eren kadın bu sefer de mutsuz oluyor. Çağ tüketim çağı insan sosyal bir varlık çoğu şeyde gözü kalıyor yaşamak istiyor. Bir konuya değindiğimizde başka bir konu ortaya çıkıyor.
Çok eskiden ananelerimizin döneminde köy yaşamı daha fazla idi kadın tarlada evde ocakta çocuk sayısı üç beş olmuş çok önemli değil gerekirse tarlaya çocukta gider. Şehirleşme ile birlikte hayat standartları yükseldi ama kadın eğitimli olmanın dışında hayatını yükünü yine almış durumda evde işte aynı performans bekleniyor. Belki saçını kaşıyacak zamanı yok işten gelen baba yorgunum diyebiliyor evde beklenen iş dışarıdakiyle eşit şunu unutmayalım hakkıyla yapılan bir ev işi asla küçümsenmemelidir.
Gelecek kaygısı var insanoğlunda savaşlar afetler salgınlar geleceğe çocuk emanet etmeye korkuyorlar. Ne oluyor insanlar yaşlanıyor genç nüfus azalıyor çok ilerleyen yıllarda milleti millet yapan ortak kültür ve bağı taşıyacak bir nesil ne kadar kalır bilinmez .
Sadece çocuk dünyaya getirmenin dışında gençler artık aile kurmaya korkuyor ve insanlar yalnızlaşıyor. İyi dilekler niyet edip konuyu herkesin mutlu olabileceği çözüme ulaştırmak için çok emek gerekiyor.













