15 Eylül 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Yaşam hakkının kıyısında

Yaşam hakkının kıyısında

Hazal Harlıoğlu - Hazal Harlıoğlu
16 Temmuz 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Yaşam hakkının kıyısında

Yaşam hakkının kıyısında

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Yaşam hakkının kıyısında… İnsanların sadece kendi varlığını tanıdığı ve devam ettirmek istediği dünyamızda buna sebep katliamlara sıklıkla rastlamak hatta sadece bu başlık adı altında bir tarihten de bahsetmek mümkün.

Öyle ki bu tarih içeriği bile sadece insan ırkına dahil olanları kapsayacak şekilde kabul görmüştür. İnsanın ayakta kalmak adına geliştirdiği bu narsist güdü halen daha kendini tüm şiddeti ve hiddeti ile sorgusuz sualsiz kimi zamanda sevgisiz devam ettiriyor.  

Son zamanlarda çokça tartışılan daha doğrusu dayatılan “KATLİAM YASASI” insanlığın bu tarafını yine en acı şekilde ortaya koyuyor. Kendini tüm canlılardan üstün gören ve bunu genellikle inanç merkezi üzerinden yücelten insan, yaşamı alan ve verenin Tanrı olduğunu unutmuş gibi davranıyor olsa da tüm hayvanların ayetler de ümmet sayıldığını (Enam 6/38; Araf 7/38; Bakara 2/213) öğrenmeli. Genel savını inançsal hiyerarşi varmış gibi yapan kitle anlamalı ki böyle bir yapısallık İslamiyet için de mevcut değildir.

Hz. Muhammed, Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başına ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Müezza koymuş. Daha sonra sahiplendiği bu kedinin içtiği sudan abdest alacak kadar kendini diğer canlılarla denk gördü. (Hz. Muhammed, kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym “Ya Resul o sudan kedi içti” deyince, Resulullah “Onlar en temiz ağıza sahiptirler.” buyurmuş ve abdest almıştır.) 

Savunu başlıklarından birisi olarak her konuşma içeriğinde dünyanın insanlar için yaratıldığını, burada ki nimetlerin bizlerin varlığı için dünyaya getirildiğini söyleyen sözde büyük alimler özde ise katliam sevici kitle ne zaman yaşatmaktan yana olacak bilinmez ancak hayvanlara yapılan bu eziyet zincirinin katlanarak devam edeceği anlaşılıyor. Bunu biraz daha anlamak için geçmişe hatta çok geçmişe bir bakalım.  

Bundan 114 yıl önce; Tarih 3. Haziran.1910, Fransa’da hayvanlara karşı, kozmetik deneylerinde kullanılmaları sonucu adeta bir soykırım gerçekleştirilmiş. Evet, yanlış okumadınız bir soykırım. Deneyler de öyle bir hayvan kullanım sayısına çıkılmış ki Avrupa’da hayvan kalmadığı için Fransa, ithal etmek için Osmanlı’nın kapısını çalmış. O dönem halk arasında hayvanların özel bir yeri olması ve bakılmaları sebebi ile sayıları çokça olan bu canlıları Osmanlı yetkilileri toplayarak Fransa’ya satma telaşına düşmüşler. Bu uğurda tam 80.000 köpek toplanmış. Bu köpekleri belli bir yerde satış zamanına kadar tutan yetkililer böyle bir satışın olmayacağını öncesinde talepte bulunan Fransa’dan haber gelmeyince anladıkları noktada, bu CAN’ları “Sivri ada” ya götürüp kaderlerine terk ediyorlar. Bir yıl için de açlıktan susuzluktan 80.000 köpek ölüyor. Oruç tutanların çok iyi anlayacağı bu hissi bu canlılar sevap işlemek ya da dünyaya karşı empati geliştirmek için değil, buna terkedildikleri için yaşıyorlar. Hala olduğu gibi… 

Yaşam hakkının kıyısında
Yaşam hakkının kıyısında

Bugün hala sadece köpek saldırı ile ilgilenen ve bu saldırılar sonucu yaşanan hayat kayıpları üstünden ölüm seviciliği yapan tayfa bu hayvanların deprem döneminde yaptıklarını görmeye de bu kadar hevesli olsa diyemeden geçemiyor insan. Enkaz araması yaparken ayakları yara içinde kalan Köpük’ü, arama kurtarma da 12 kişinin hayatını kurtaran Sıla’yı, yine 14 kişinin hayatını kurtaran Paşa ve Paz’ı, Meksika’dan ülkemize hayat kurtarmak için gelip çalışmalar sırasında hayatını kaybeden Proteo’yu ve sahibini enkaz başında hiçbir yere ayrılmadan bekleyen Bozo’yu kimse hatırlamıyor ya da hatırlamak istemiyor.

Onlar bizi en çaresiz anımızda yaşatmaya çalışırken biz umut ve çözüm adı altında onları yok etme derdindeyiz. Öyle ki; alt metninin ne olduğuna bile bakılmadan, insanın yok etme serüveninin yanına bile yaklaşamayacak, hayvan saldırı sayılarına bakıyoruz. Yaşamın kıyısında insan eliyle arafta bırakılmış bu hayatlara bir bakalım, ne dersiniz?

Her gün, gece ve gündüz sokakta olduğunuzu hatta bunun içine doğduğunuzu düşünün. Gözünüzü açtığınız andan itibaren geldiğiniz yeri kavrayacak üstün bir bilince sahip değilsiniz, her gün karnınız doymuyor, susuz geçirdiğiniz anların sayısı bile belli değil, bunun üstüne bağırılıyor, fiziksel şiddet uygulanıyor, işkence görüyorsunuz hatta tecavüze uğruyorsunuz. Hayatınızın bu sarmaldan oluşmasını okurken bile korku ve öfke duygusunu size yüklenirken hayatınızın gerçeği bu olsa, dürtüsellikle donatılmış bilincinizle ne hale gelirdiniz? Ayırt etme gücünüz kalır mıydı? Yavrunuzu korumak ya da kendinizi korumak için saldırmaktan başka çareniz kalmasa ne yapardınız? Ortada hiçbir şey yokken bile aşırı maruz kalınmışlıkların paranoyası size neler yaptırırdı? 

Tüm bu saldırıların en iğrenç ve en akıl almazlarını yaşayan da yaşatan da olan “İnsan”nın, her ay her yıl ortalama gerçekleştirdiği cinayet, saldırı, gasp, tecavüz gibi suç örneklerine bakıldığında bahsi geçen bu saldırıların yanında yaptıklarının ne kadar fazla olduğunu görmek için mikroskop ile bakmak gerekli değil. Peki, çocuğa, kadına, erkeğe, yaşlıya yani insanın, insana işlediği bu suçlar karşında ödediği bedel ya da çektiği ceza aynı mı? Bir insan bir insanı öldürdüğün de tüm insanlığı öldürmek akılla açıklanabilir mi? Çözüm mü? Peki, bizler tarafından gasp edilmiş doğalarında yaşamaya çalışırken dengeleri bozulduğu için saldırganlaşan bu canları öldürmek çok mu hakkaniyetli?  

Kısacası insan kendi ikiyüzlülüğün de neyi bulma telaşında? Üstünlüğünü mü? Uyutmak için kullanılacak ve kısırlaştırmaya göre daha maliyetli olan bu ölüm iksirlerini getirme ve dağıtma ihalelerinin mi? Öz değersizliği ve sevgisizliğini kapatma isteği mi? Ortada binlerce ses çıkarılması gereken sapkın ve sapık örnekler varken çıkarmadığı sesin vicdanının çığırtkanlığını burada mı yapıyor?  

Bu soruların hepsi cevapsız olsa da tek bir cevap var ortada inkar edilemeyecek gerçekliği ile;  

YAŞAM HAKKI ! 

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Bakan Şimşek’ten yeni vergi paketi açıklaması

Sonraki Haber

Diyabet hastası 30 çocuğa 780 adet şeker sensörü bağışlandı

Hazal Harlıoğlu

Hazal Harlıoğlu

Hazal Harlıoğlu,1990 İzmir doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İzmir Özel Türk Koleji'nde tamamladıktan sonra lise eğitimini Milli Piyango Anadolu Lisesinde bitirdi. Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu. İyi derece de İngilizce bilmektedir.

İlgili Haberler

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”
Yazarlar

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”

14 Eylül 2026
Taksi sarı da plakadaki o, "T" ne iş gardaşım?
Yazarlar

Taksi sarı da plakadaki o, “T” ne iş gardaşım?

14 Eylül 2026
Bozulmalar ve bozukluklar
Yazarlar

Bozulmalar ve bozukluklar

13 Eylül 2026
Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır
Yazarlar

Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır

13 Eylül 2026
Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta
Yazarlar

Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta

13 Eylül 2026
Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi
Yazarlar

Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi

12 Eylül 2026
Sonraki Haber
Diyabet hastası 30 çocuğa 780 adet şeker sensörü bağışlandı

Diyabet hastası 30 çocuğa 780 adet şeker sensörü bağışlandı

En Güncel Haberler

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı
Yerel Haberler

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

15 Eylül 2026
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli
Spor Haberleri

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

15 Eylül 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun'da gençlerle buluştu
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’da gençlerle buluştu

14 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Edirne’de apartman dairesinde 10 kaçak göçmen yakalandı

14 Eylül 2026
Yaşam

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

14 Eylül 2026
Yaşam

Adana’da okul önlerinde denetim gerçekleştirildi

14 Eylül 2026
Yaşam

Yerde gördüğü Türk bayrağını alan kuryeye vali tebriği

14 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

Emniyet Müdürü, şehit çocuğunu okuldan özel harekat aracıyla alıp evine bıraktı

- Haberton
14 Eylül 2026

Kayseri Emniyet Müdürü Atanur Aydın, 2026- 2027 eğitim öğretim yılının ilk gününde, şehit polis memuru İlhan Odabaşı’nın kızı Elif’i özel...

Türkiye’de erken çocukluk eğitimi: Kreş ve anaokulu standartları

İnternetten alışveriş yaparken sitenin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır? İşte kontrol edilmesi gerekenler

WhatsApp’tan gelen APK dosyalarına dikkat: Tek dokunuşla telefonunuz tehlikeye girebilir

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız dikkat: Nedeni sadece az yemek olmayabilir

Güncel Haber

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

Bakırköy’de kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binanın çatısı alev alev yandı

15 Eylül 2026
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Bizim için her maç çok kıymetli

15 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton