Sürdürülebilir Finans Forumu’nda Türkiye’nin yeşil dönüşümü için yatırım fırsatları ele alındı
Finans sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının ekonomi, çevre ve toplum üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği Forum’un bu yılki teması “İklim ve Kalkınma Hedeflerine Uyumlu Finans” oldu.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Sayın Osman Çelik’in açılış konuşmasıyla başlayan Forum’da; iklim ve kalkınma hedeflerine uyumlu yatırım akışları, geçiş finansmanı, sosyal etki yatırımları, karbon piyasaları, yeşil tahviller ve dijitalleşme konuları değerlendirildi.
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile UN Global Compact Türkiye’nin iş birliğiyle düzenlenen Sürdürülebilir Finans Forumu’nun 11’incisi İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “İklim ve Kalkınma Hedeflerine Uyumlu Finans” temasıyla düzenlenen Forumda, sürdürülebilir finansın geleceğini şekillendirmek üzere finans ve reel sektörün önde gelen başlıca temsilcileri bir araya geldi.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, QNB Türkiye, Şekerbank, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın ana sponsorluğunda ve İstanbul Finans Merkezi ev sahipliğindegerçekleştirilen Forum, 2013’ten bu yana finans sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının ekonomi, çevre ve toplum üzerindeki etkilerinin tartışıldığı en kapsamlı platformlardan biri olmayı sürdürüyor.
Açılış Konuşmalarında Ortak Mesaj: “Dönüşümün Temeli Sürdürülebilir Finans”
Forum;
- Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik,
- UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı,
- SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel’inaçılışkonuşmalarıyla başladı.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik yaptığı konuşmada, Türkiye’nin adil ve kapsayıcı bir yeşil finans ekosistemine sahip olması için yürütülen çalışmaları aktararak, şunları söyledi: “
“Küresel finansal mimari, iklim dostu yatırımları önceleyen yeni bir döneme girdi. Türkiye de bu dönüşümün aktif bir parçası. Uluslararası finans kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde, ülkemizin kalkınma önceliklerine hizmet eden finans modellerini hayata geçiriyoruz. Bu yıl uluslararası finansal kuruluşlardan sağlanan dış finansman tutarı 15 milyar doları aştı. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sulama modernizasyonu, iklime dayanıklı tarım, düşük karbonlu ulaşım ve şehirlerin iklim risklerine karşı güçlendirilmesi gibi alanlarda projeleri destekliyoruz. Yayınladığımız Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanı ile özel sektörün dönüşümüne de rehberlik ediyoruz. Ayrıca Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planımızla, 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda adil, kapsayıcı ve yenilikçi bir yeşil finans ekosistemi inşa ediyoruz.”
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, konuşmasında “Sermayenin hızını ve yönünü doğru belirlemek, iklim eylemine yönelik hedeflerin başarısı için kritik. Mevcut gidişatla ilgili hiçbir şey yapmasaydık, bugün dünya 4 derecenin üzerinde bir ısınma patikasında olacaktı. Yani Paris Anlaşması işliyor ama yeterince hızlı değil. Geçici bir aşım neredeyse kaçınılmaz; fakat aşımın derinliği ve süresini bugünkü kararlar belirleyecek. Yıllık 1,3 trilyon dolar iklim finansmanı hedefine ulaşmak için bugünkü seviyenin en az beş katına çıkılması gerekiyor. Artık eksik olan tek şey, cesur finansal kararlar. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ve ev sahipliği ile Avustralya’nın müzakerelere liderlik edeceği iş birliği modeli; adil ve kapsayıcı bir iklim diplomasisi için önemli bir fırsat. Ancak beklentiler büyük ve bunların merkezinde karbon yoğun sektörlerin dönüşümünü destekleyecek güçlü politika ve finansman mekanizmalarının devreye girmesi yer alıyor” ifadelerini kullandı.
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel yaptığı konuşmada, sürdürülebilir finansın dönüşümdeki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye sürdürülebilirlik yolculuğunda somut adımlar atan ülkeler arasında ön sıralarda yer alıyor. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve Yeşil Taksonomi ile sürdürülebilirlik raporlamasında, finansal piyasalarda ve iklim politikalarında bütüncül bir çerçeveye kavuştuk. Unutmayalım ki, finans olmadan dönüşüm olmaz. Dönüşüm olmadan kalkınma olmaz. Ve kalkınma sürdürülebilir olmadıkça geleceğimiz olmaz. Bu nedenle iklim ve kalkınma hedeflerine uyumlu bir ekonomik sistem inşa edilebilmesi için, finans sektörünün karbonsuzlaşma, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yatırımlar alanındaki rolünün güçlenmesi gerekiyor. Türkiye’nin 2026 yılında COP31’e ev sahipliği yapacak olması ayrıca ülkemizde bu alandaki çalışmalara ivme kazandıracaktır. Bu forumun, yeni iş birliklerini ve sürdürülebilir finansın gelecekteki fırsatlarını şekillendirmek için önemli bir platform sunduğuna inanıyorum.”













