Son dönemde 15-17 yaşları arasındaki çocukların şiddet eğilimli suça sürüklenen çocuklar haberlerini izler olduk.
Kanunlarımızda 18 yaş altındaki çocukların işledikleri suç şekillerine göre farklı ceza aldıklarını biliyoruz. Türkiye’de çocukların ceza sorumluğunun başlangıcı konusunda asgari yaş sınırı 12 olarak kabul edilmiştir (TCK nun 31/1 maddesi). 12 yaşından küçük çocuklar ile 15 yaşından küçük sağır ve dilsizlerin (TCK nun 33. maddesi) ceza sorumluğunun bulunmadığı kabul edilmiş, bu nedenle 12 yaşından küçük bir çocuğun (veya 15 yaşından küçük bir sağır ve dilsizin) ceza sorumluluğunun var olup olmadığı konusunda bir araştırmaya gidilmesi kabul edilmemiştir.
15 yaşını doldurmuş olmakla birlikte 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar (TCK’nun 31/3 maddesi) ile 18 yaşını doldurmuş ve fakat 21 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizlerin (TCK’nun 33. maddesi) ceza sorumluğunun var olduğu kabul edilmiş, ancak bu kişilerin içinde bulundukları yaş küçüklüğü veya sağır ve dilsizlik hali nedeniyle kusurluluk hallerinin diğer kişilerden daha az olduğu kabul edilerek cezalarında bir indirim kabul edilmiştir. Kanunlarımız suç işleyen çocukları koruyarak topluma tekrar kazandırmayı amaçlamaktadır. Unutulmamalıdır bir çocuk neden şiddet eğilimi gösterir karşısındakine niye zarar verir potansiyel suçlu olabilecek çocuğun aile geçmişi karakteristik özelliklerine bakılmalıdır. Suç ve çocuk kavramlarının aynı cümlede yer alması çok üzücü olmasına karşın kanun çocuğun suça sürüklendiği kabul eder yani çocuğu bu yola hangi durum sebep olmuştur.
Son dönemde unutulmayan canımızı yakan olay Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti, İstanbul‘un Kadıköy ilçesinde 14 yaşındaki bir çocuğa yönelik ölümcül saldırı olayıdır. 24 Ocak 2025 tarihinde gerçekleşen olay, uluslararası basında yer bulmuş ve Türkiye’de gençlik şiddeti üzerine yoğun bir kamuoyu tartışmasını başlatmıştır.
Ahmet Minguzzi’nin davası hala kamuoyunun takip ettiği bir hukuk olayıdır. Ailenin avukatı rüşvete iştirak olduğu gerekçesiyle tutuklanır. Aile tehdit aldığını söyler şuan davada İş insanı Sedat Peker’in avukatı üstlenmiştir. Hukuk süreci devam eden davada acılı aileye istedikleri adalet sürecini biran önce tamamlanmasını canı gönülden istiyoruz.
Yakın dönemde İzmir’de bir karakolun 16 yaşındaki bir çocuk tarafından saldırıya uğraması ve iki polisimizin şehit olması suça sürüklenen çocuk kavramının üzerinde daha çok durulması gerektiğini hatırlatıyor, haberlerde bir öğretmen doktor ya da okul arkadaşını yaralayan ölümüne sebebiyet veren bir çocuk suçlu haberi okumak istemiyoruz. Aile toplum ve kanunlarımız çocukları korumalı çocukların okullarda geniş rehberlik hizmeti verilmelidir. Barış ve sevgi dolu ortamda çocuklarımızın büyümesini istiyoruz.













