26 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Seni affediyorum anne

Seni affediyorum anne

Zeynep Demir - Zeynep Demir
4 Şubat 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Seni affediyorum anne

Seni affediyorum anne

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İlk kez bugün seni affediyorum anne! Özgür bırakıyorum sana beslediğim kırgınlığımı. Taşıyamıyorum artık. Beni bırakıp gittiğin günden beri kavga ediyordum sen ve kaderle.

Bazen, hatta çoğunlukla hayatın bana bir mesaj verdiğini, bana bir şeyler söylemek istediğini düşünüyorum. Karşıma çıkan her insanın, bana bir şeyler öğrettiğini; her simgenin bana ne tarafa gitmem gerektiğini işaret ettiği hissine kapılıyorum. Şimdi ise karşıma çıkan büyük mesajı anlama derdindeyim.

Bunca yaşıma geldim, sokaklarda yürürken yanımdan geçen insanların hakkımda ne düşündüklerini merak ederken buluyorum kendimi. Konuşurken gözlerime değil de bakışlarını dudak hareketlerime indiriyorlar mı acaba mesela? Markette bir ürüne bakarken, kuaförde beklerken, okula doğru yürürken adımlarıma bakıyorlar mıdır diye.

Bu yüzden oldum olası kimsenin doğrusuna ve kararına güvenemiyordum anne, şimdi ise hiç güvenmeyeceğim artık. Herhangi bir konuda zarar görebilecek tek kişinin yalnızca “ben” olmadığını sana söylemek istiyorum. Artık “iki” kişiyim. Zarar görebilecek iki kişi. Sana bu haberi yüzüne bakarak vermek isterdim, gözlerinin içine bakarak. Fakat şuan yanımda olmayışının bilmem kaçıncı gününde yapayalnız kendi kendime veriyorum bu müjdeyi. Artık bir bebeğim var. Bak beşiğinden sana bakıyor…

Bir dilin, bütün kelimelerini aynı cümle içinde kullansam bile hiç annesini göremeyen birinin anne olmaya çalışmasının hikayesini anlatamam sana. Çünkü sen bile annesiz kalmamışken, ben sensiz büyüdüm. Büyüyebildim mi onu bile bilmeden…

Ben bugün diğer günlerden farklı olarak; ‘keşke’lerimin hepsini bebeğimin göbek bağıyla, duvarda hafif yamulmuş raftaki, senin siyah beyaz fotoğrafının yanına koyduğum allı pullu kutuya kaldırdım bu sabah. Sanki bana bir alınmış bir kırılmış gibi baktın, kalbimde “anne” boşluğunu yavrumla dolduracağımı anlamış olmalısın ki, ince dudakların daha bir inceldi. Bakışların kısıldı. Zaten çok da seçilmeyen gözbebeklerin kirpiklerin arasında kaybolmaya başladı.

“Ne var?” diye sordum. “Ee, bu kutu da senin değil mi? Bir tek bunu bana bırakmışsın ya… Niye küstün bana?” diye sordum. Çevirdin başını sanki öte yana.

İçimde bir his; isterdin sen de yanımda olmak… Bir bebeğin göbek bağı nereye bırakılırsa, oraya ait olurmuş der hala yaşayan anneannem. Ben de sana benzer belki umuduyla senden kalan bu kutuya emanet ediyorum. Ama bu göbek bağını, senin gençken ellerinle pulladığın kutuya bırakmak derdin değil. Öyle değil mi?

Kırık bir sandalyenin üzerinde titrerken dizlerim, ellerim rafta, gözlerim yine sende kaldı. Dünyada insan kimi özlüyorsa onun toprağına dönüşüyor biraz. Özeniyor, içinde besliyor ve büyütüyor çünkü. Merak da ediyor. Sık sık sorduğumdan, az cevap veriyor artık nenem. Yaşlandı iyice tabi. “Ellerin” diyor, “Annen gibi uzun ve ince.” Ben de bir heves ellerimi seviyorum anne. Belki de benzemiyor ama sana dönüşüyor baktıkça.

Senin de ben doğunca böyle mi çarptı kalbin?

Seni ilk kez bu gün affediyorum anne!

Özgür bırakıyorum sana beslediğim kırgınlığımı. Taşıyamıyorum artık. Beni bırakıp gittiğin günden beri kavga ediyordum sen ve kaderle. Herkesin yanı başında dururken yareni, bana bu gurbeti yaşatan kaderle davam bitmiyor anne. Bildiğim tek şey var; cenazeler ölenler için değil, kalanlar içinmiş.  Bu yüzden ölmek bir şey değil, yaşamak korkunçmuş bunca zaman.

Seni affediyorum anne
Seni affediyorum anne

Hayatıma yeni bir sayfa açmam gerekiyor bugün anne, pullu kutuyu da ters çevireceğim bu gidişle. İstemesem de, yine mi güçlü olmam gerekiyor? Dimdik ayakta durmak çok yorucu. Duygularımı dava edemeyecek kadar pes etmek istiyorum. Bir kerecik olsun, bile isteye zayıf olmak, içimden geldiğince ağlamak, sızlanmak istiyorum. Birilerinin ellerimden tutup; “sen çok güçlüsün, üstesinden gelirsin, bunca zaman hallettin her şeyi” demesini değil, “içinden geldiğince üzülüp ağlayabilirsin, sen de insansın” demesini istiyorum. Bu zamana kadar hep “sorun değil” diyerek kırıldım, artık “evet kusura ben de bakabilirim” demek istiyorum. Ama yine zamanı değil, yine sonsuz güçlü olmam gereken bir dönemdeyim değil mi? Çünkü benim davamın da asıl sahibi karşıdan bana bakıyor minik ellerini titreterek.

Ben sana “anne” diye seslenemezken, minik bir yavrunun beni “anne” diye çağırması, bir ömür yüreğimi kıracak. Koca koca hesapları gördü kalbim de, göğsümdeki anne mumunu söndürmeye kimsenin gücü yetmedi. Daha ben küçücük bir kız çocuğuyum, büyüyemedim ki… Gülmedim mesela en içten şekilde. Zaten içten gülmeyi öğretemezsin annesiz bir insana. Ah, ne çok öldüm ben de seninle biraz olsun yaşayabilmek için. Ben yalnızlıktan, “hayal ettiğim ben” ile “hayatın beni yaptığı ben” arasında bir boşlukta yaşadım. Kendimi hiç bulamadım anne. Hayatımın her anında yalnızlığımı silemedim. Bir dolu hata yaptım, birçok kez düştüm. Ama merak etme hep kalktım da. Sadece kaldırıp yaramı öpen, “geçti” diyen olmadı. Son cesaret “anne” oldum ben.

Yaşayamadıklarımdan dolayı kendimi de bu gün affediyorum!

İlk kez senin pencerenden bakabilme şansını yakalıyorum. Tereddütlerim, daha çok kaygılarım ve endişelerim var artık. İçimde kocaman büyüttüğüm bir umudum var. Bundan sonra, ikimiz adına iki kerelik annelik yapacağım. Ama aklımdaki en zor soru… Sevgi üstesinden gelir mi dünyadaki bütün bu zorlukların? Sadece sevsem, çok sevsem, çok çok sevsem olur mu?

Sevilmeden, sevmeyi sonsuza kadar tekrar tekrar denesem… Senin gibi güzel bir kızım olur mu?

Bu yüzden Allah’ım ne olur,

Oyuncak bebeğinin saçlarını tarayarak, onu güzelce giydiren; bebeğini heyecanla yanında taşıyarak her yere götürmek isteyen henüz kırılmamış kız çocukların yaşama sevincinden bahşet yüreğime… Dayanma, kabul etme ve sevme gücü ver…

Sevgilerimle…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Son Matrix Filmi – The Matrix Resurrections

Sonraki Haber

Ankara’da kar yağışı etkili oldu

Zeynep Demir

Zeynep Demir

Okuma - yazma yedi yaşında başlasa da, gerçekten okur - yazarlığı on beş yaşında başladı. Ve o günden beri, sürekli okumaya ve yazmaya devam ediyor.

İlgili Haberler

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Türkiye'de Vali, Libya'da Başbakan: Sadullah Koloğlu
Yazarlar

Türkiye’de Vali, Libya’da Başbakan: Sadullah Koloğlu

24 Haziran 2026
Yemişim tramvayı
Yazarlar

Yemişim tramvayı

23 Haziran 2026
Sonraki Haber
Ankara'da kar yağışı etkili oldu

Ankara'da kar yağışı etkili oldu

En Güncel Haberler

Arda Güler tarihe geçti
Spor Haberleri

Arda Güler tarihe geçti

26 Haziran 2026
İzmir'de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı
Yerel Haberler

İzmir’de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

26 Haziran 2026
Avcılar'da dron destekli ‘Huzur Uygulaması’ gerçekleştirildi
Yerel Haberler

Avcılar’da dron destekli ‘Huzur Uygulaması’ gerçekleştirildi

26 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada’da Darlington Nükleer Tesisi’ni ziyaret etti

26 Haziran 2026
Yaşam

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

26 Haziran 2026
Yaşam

Iğdır’da Kerbela şehitleri anıldı

25 Haziran 2026
Yaşam

Meslek lisesi, elektriğini güneşten karşılıyor

25 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

- Haberton
26 Haziran 2026

Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Kayseri’deki Hürmetçi Sazlığı’nda bir tayın suya düşmesinin ardından bölgede yılkı atlarından sorumlu bir personelin...

Duş alma sıklığı sağlık açısından önemli mi? Uzmanlar doğru dengeyi açıkladı

Emekli maaşında yeni düzenleme gelir mi? Gözler kritik tarihte

Telefon bataryası neden hızlı tükenir? En yaygın 7 hata

Sıcaklıklar neden mevsim normallerinin üzerine çıktı? Uzmanlar kritik nedenleri açıkladı

Güncel Haber

Arda Güler tarihe geçti

Arda Güler tarihe geçti

26 Haziran 2026
İzmir'de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

İzmir’de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

26 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton