6 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Sansür – Tiyatro Dünyası

Sansür – Tiyatro Dünyası

Hasan Ali Çölük - Hasan Ali Çölük
13 Ocak 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Sansür - Tiyatro Dünyası

Sansür - Tiyatro Dünyası

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Çağın gerisinde kalmış bir zihniyet, Sansür!
Sansür ortaya koyulan eserin, bazı kişiler yahut kurumlar aracılığıyla, kısıtlı bir şekilde sunulması veya tamamen yasaklanmasıdır. Bu yasaklamadaki amaç, toplumun yapısına zarar verilmesini önlemek(!) birlik ve beraberliği korumaktır(!).

Sanat her zaman özgür ifadenin sunulması olmuştur. En katı kuralları olan hatta sanatla uğraşanların ölümle cezalandırıldığı ortaçağ döneminde bile sanat, özgür ifadeyi yerine getirmek için kullanılmaya çalışılmış ve bu uğurda kayıplar vermiştir.

Politik sanat anlayışı; sanatın sistem ve yönetim karşısında düşüncelerini dile getirmesinin, sanatın toplumun karşısında değil de tam olarak toplumun içinde yer aldığının göstergesi olarak doğmuştur. Şüphesiz ki sanatçı toplumun içinde yaşadıklarını göz ardı edemez ve yer yer bunu eserlerinde ortaya koyar. Sanatçı, çağına tanıklık eden kişidir.

Tarihler boyu sanat anlayışı ve sanatçı, topluma öncülük etmiş, uygar dünyanın kapılarını açmıştır. Rönesans’ın doğuşu ve yayılışı bunun en önemli göstergesidir.

Totaliter sistemler sanatı yasaklamaya veya yönlü bir hale getirmeye çalışmış, bunun için sansürü kullanmış, sanatçıları baskı altına almaya çalışmıştır. Başarılı olunamadığı noktalarda ise kendi sanatçılarını (!) yaratma çabasına girişmiş ve dalkavuklarını sanatçı diye ortaya çıkarmıştır.

Tiyatro kültürümüzün temelini oluşturan Gölge oyunu ve Orta oyunu da, yergisel yapısıyla dikkat çekmiş, barındırdığı hiciv ve taşlamalar mizahi bir üslupla, devlet yöneticilerine kadar uzanmıştır. Gölge oyunun başrolünde Karagöz ve Hacivat adlı iki zıt karakter vardır. Karagöz halkın ahlak ve sağduyusunun, saflığının temsilcisidir. Hacivat ise medrese eğitimi görmüş, saraylı bakış açısına sahip aydın kesimin temsilcisidir. (Diğer tipleri: Beberuhi, Çerkez, Tuzsuz Çelebi, Arnavut, Tiryaki, Yahudi, Kürt, Laz, Zenneler…’den oluşur). Gölge oyunu, halkı eğlendirmek için ortaya çıkıp Osmanlı’nın, farklı kültürlerle iç içe yaşadığının simgesini taşımış ve taşlama geleneğinin de en önemli yapı taşı olmuştur.

Orta oyunu geleneği ise, meydanlarda doğmuş ve mizahı kullanarak benimsenmiştir. Her iki türde de yolunda gitmeyen şeyler bu yolla eleştirilmiş ve taşlanmıştır. (Orta Oyunu’nun en büyük ustaları Kavuklu Hamdi ile Pişekâr Küçük İsmail Efendi’dir.)

Günümüze ulaştığımızda sansür, çağın ilerlemesinin aksine, gerici bir zihniyetle büyümüş ve yaygınlaşmıştır. Yasaklanan heykeller, kesilen şarkı sözleri, gösterimden kaldırılan filmler ve en sık olarak da bu engele takılan tiyatro olmuştur.

Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!

Artık bazı küflenmiş yozlaşmış düşüncelerin, sanattan ellerini ve dillerini çekmeleri gerekmektedir. 21.Yüzyıl karanlık çağı diye bir şey olamaz! Olmamalıdır! Sansür, kesinlikle bazı şeylere gözümüzü kapamamızdır. Gözümüzü kapayınca yok olduğunu sandığımız şeyler aslında varlıklarını her zaman koruyacaklardır. Bu deve kuşu zihniyetiyle, ne toplumsal olarak ne de kültürel olarak bir yerlere varmamız mümkün değildir.

Sanatçı diye vücudunu televizyonlarda teşhir eden, tüm özel yaşamını bir kâsede halka sunmaya çalışan, siyasetçi olduğunu iddia eden ama hitabetten hiç anlamayan, ana haber bültenlerini magazin programına çeviren kitle, şüphesizi ki toplum yapısına ve birlik beraberlik anlayışına çok daha zararlıdır. Tüm bunlar özgürce bir kirlenmeyi meşrulaştırırken, bir tiyatro oyunun yasaklanması utanç verici bir durumdur…

Sansür, bir toplumun sanat anlayışının en büyük yarasıdır. Umarız ki bir gün sansür anlayışının, ne kadar da ölümcül bir yara açtığını tüm toplum idrak edebilir…


Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!


Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!

Bir zamanlar ve oyunlarının çoğunu bizzat Kabare Tiyatrosu’nda da 1960 Sıkıyönetim döneminde yine sansürle karşılaşmalarımız oldu. Repertuvar denetimi ve ön uyarı şeklindeki bu müdahaleler sanatla, dramaturgi ile ilişiği olmayan merciler tarafından geliyor ve tabii hız ve heves kesici oluyordu. Bu yüzden bir sıkıyönetim dönemini yabancı yazarlarla geçiştirme yolunu tuttuk. Ionesco‘nun, “Gergedan”ını Kabare oyunu olarak sahneledik. Hoşlanılmayan gerçekleri biz değil de yabancılar söyleyince dokunmuyorlardı. Hasılı, bu işin bir tutarlılığı, ipe sapa gelir yanı yoktu. 

Sansür işte geldi çattı, bugünün de sorunu olarak yine karşımıza çıktı. Bunca yıllık şahsi tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki, sansürcülerin ölçütleri çok değişkendir. Bir dönem, bir önceki dönemin yasakladığını aklar. Öbür dönem onun akladığını yasaklar. Sansürün değer yargıları sanatın, düşüncenin, bilimin, gerçeğin yasalarına uymaz; çoğu zaman bunlarla çelişki halinde olur. Çünkü sansürü uygulayanlar, sanat ve fikir adamı değil, politik iktidarların kontrol memurlarıdır. Bu bakımdan dünyanın neresinde olursa olsun, zaman, bu tutarsızlığı ortaya er geç çıkarır, tu kaka edilen eserler er geç eski tahtlarına geçer otururlar. Ismarlama sanat, güdümlü sanat sevdası ancak bu konuda bilgisi tecrübesi olmayanlardan olabilir

Sanatta Sansür Olmalı mı? sizce

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

ABD kar fırtınasının etkisinde: 2 kişi öldü

Sonraki Haber

Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük, Erzincan doğumlu. AÖF'de radyo televizyon programcılığı okuyor. Tiyatro ve etnik müzikle uğraşıyor, 

İlgili Haberler

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

En Güncel Haberler

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı
Yerel Haberler

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

6 Ağustos 2026
Bursa'da İznik Gölü'ne düşen bir kişi hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Bursa’da İznik Gölü’ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

6 Ağustos 2026
Bursa'da elektrikli  bisiklet uçuruma yuvarlandı: 3 yaralı
Yerel Haberler

Bursa’da elektrikli bisiklet uçuruma yuvarlandı: 3 yaralı

6 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Okul saldırısında ölen Adnan Göktürk’ün babası: Cumhurbaşkanımız taleplerimizi olumlu karşıladı

5 Ağustos 2026
Yaşam

2 yaşındaki bebeği Heimlich manevrasıyla kurtaran personele ödül

5 Ağustos 2026
Yaşam

Çiftliğin havalandırması arızalanınca 4 bin tavuk öldü

5 Ağustos 2026
Yaşam

Denizde boğulma tehlikesi geçiren Batın, kurtarılamadı

5 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Nefes borusuna cisim kaçan kadın, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı; o anlar kamerada

Nefes borusuna cisim kaçan kadın, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı; o anlar kamerada

- Haberton
6 Ağustos 2026

Ankara’nın Altındağ ilçesinde bir kuaförün önünde nefes borusuna cisim kaçan kadın, kuaför çalışanının yaptığı Heimlich manevrası ile kurtarıldı. O anlar...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir?

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

Eskişehir’de şarampole devrilip takla atan otomobilde 2 kişi yaralandı

6 Ağustos 2026
Bursa'da İznik Gölü'ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

Bursa’da İznik Gölü’ne düşen bir kişi hayatını kaybetti

6 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton