25 Nisan 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Sansür – Tiyatro Dünyası

Sansür – Tiyatro Dünyası

Hasan Ali Çölük - Hasan Ali Çölük
13 Ocak 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Sansür - Tiyatro Dünyası

Sansür - Tiyatro Dünyası

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Çağın gerisinde kalmış bir zihniyet, Sansür!
Sansür ortaya koyulan eserin, bazı kişiler yahut kurumlar aracılığıyla, kısıtlı bir şekilde sunulması veya tamamen yasaklanmasıdır. Bu yasaklamadaki amaç, toplumun yapısına zarar verilmesini önlemek(!) birlik ve beraberliği korumaktır(!).

Sanat her zaman özgür ifadenin sunulması olmuştur. En katı kuralları olan hatta sanatla uğraşanların ölümle cezalandırıldığı ortaçağ döneminde bile sanat, özgür ifadeyi yerine getirmek için kullanılmaya çalışılmış ve bu uğurda kayıplar vermiştir.

Politik sanat anlayışı; sanatın sistem ve yönetim karşısında düşüncelerini dile getirmesinin, sanatın toplumun karşısında değil de tam olarak toplumun içinde yer aldığının göstergesi olarak doğmuştur. Şüphesiz ki sanatçı toplumun içinde yaşadıklarını göz ardı edemez ve yer yer bunu eserlerinde ortaya koyar. Sanatçı, çağına tanıklık eden kişidir.

Tarihler boyu sanat anlayışı ve sanatçı, topluma öncülük etmiş, uygar dünyanın kapılarını açmıştır. Rönesans’ın doğuşu ve yayılışı bunun en önemli göstergesidir.

Totaliter sistemler sanatı yasaklamaya veya yönlü bir hale getirmeye çalışmış, bunun için sansürü kullanmış, sanatçıları baskı altına almaya çalışmıştır. Başarılı olunamadığı noktalarda ise kendi sanatçılarını (!) yaratma çabasına girişmiş ve dalkavuklarını sanatçı diye ortaya çıkarmıştır.

Tiyatro kültürümüzün temelini oluşturan Gölge oyunu ve Orta oyunu da, yergisel yapısıyla dikkat çekmiş, barındırdığı hiciv ve taşlamalar mizahi bir üslupla, devlet yöneticilerine kadar uzanmıştır. Gölge oyunun başrolünde Karagöz ve Hacivat adlı iki zıt karakter vardır. Karagöz halkın ahlak ve sağduyusunun, saflığının temsilcisidir. Hacivat ise medrese eğitimi görmüş, saraylı bakış açısına sahip aydın kesimin temsilcisidir. (Diğer tipleri: Beberuhi, Çerkez, Tuzsuz Çelebi, Arnavut, Tiryaki, Yahudi, Kürt, Laz, Zenneler…’den oluşur). Gölge oyunu, halkı eğlendirmek için ortaya çıkıp Osmanlı’nın, farklı kültürlerle iç içe yaşadığının simgesini taşımış ve taşlama geleneğinin de en önemli yapı taşı olmuştur.

Orta oyunu geleneği ise, meydanlarda doğmuş ve mizahı kullanarak benimsenmiştir. Her iki türde de yolunda gitmeyen şeyler bu yolla eleştirilmiş ve taşlanmıştır. (Orta Oyunu’nun en büyük ustaları Kavuklu Hamdi ile Pişekâr Küçük İsmail Efendi’dir.)

Günümüze ulaştığımızda sansür, çağın ilerlemesinin aksine, gerici bir zihniyetle büyümüş ve yaygınlaşmıştır. Yasaklanan heykeller, kesilen şarkı sözleri, gösterimden kaldırılan filmler ve en sık olarak da bu engele takılan tiyatro olmuştur.

Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!

Artık bazı küflenmiş yozlaşmış düşüncelerin, sanattan ellerini ve dillerini çekmeleri gerekmektedir. 21.Yüzyıl karanlık çağı diye bir şey olamaz! Olmamalıdır! Sansür, kesinlikle bazı şeylere gözümüzü kapamamızdır. Gözümüzü kapayınca yok olduğunu sandığımız şeyler aslında varlıklarını her zaman koruyacaklardır. Bu deve kuşu zihniyetiyle, ne toplumsal olarak ne de kültürel olarak bir yerlere varmamız mümkün değildir.

Sanatçı diye vücudunu televizyonlarda teşhir eden, tüm özel yaşamını bir kâsede halka sunmaya çalışan, siyasetçi olduğunu iddia eden ama hitabetten hiç anlamayan, ana haber bültenlerini magazin programına çeviren kitle, şüphesizi ki toplum yapısına ve birlik beraberlik anlayışına çok daha zararlıdır. Tüm bunlar özgürce bir kirlenmeyi meşrulaştırırken, bir tiyatro oyunun yasaklanması utanç verici bir durumdur…

Sansür, bir toplumun sanat anlayışının en büyük yarasıdır. Umarız ki bir gün sansür anlayışının, ne kadar da ölümcül bir yara açtığını tüm toplum idrak edebilir…


Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!


Nasıl bir zihniyettir ki, sanatın var olanı gösterme gücüne engel olmaya çabalayıp bu çabasını haklı göstermeye çalışabilir…  

Birilerinin bize, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini, ne yiyip ne içmeyeceğimizi söyledikleri bir çağda yaşamıyoruz!

Bir zamanlar ve oyunlarının çoğunu bizzat Kabare Tiyatrosu’nda da 1960 Sıkıyönetim döneminde yine sansürle karşılaşmalarımız oldu. Repertuvar denetimi ve ön uyarı şeklindeki bu müdahaleler sanatla, dramaturgi ile ilişiği olmayan merciler tarafından geliyor ve tabii hız ve heves kesici oluyordu. Bu yüzden bir sıkıyönetim dönemini yabancı yazarlarla geçiştirme yolunu tuttuk. Ionesco‘nun, “Gergedan”ını Kabare oyunu olarak sahneledik. Hoşlanılmayan gerçekleri biz değil de yabancılar söyleyince dokunmuyorlardı. Hasılı, bu işin bir tutarlılığı, ipe sapa gelir yanı yoktu. 

Sansür işte geldi çattı, bugünün de sorunu olarak yine karşımıza çıktı. Bunca yıllık şahsi tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki, sansürcülerin ölçütleri çok değişkendir. Bir dönem, bir önceki dönemin yasakladığını aklar. Öbür dönem onun akladığını yasaklar. Sansürün değer yargıları sanatın, düşüncenin, bilimin, gerçeğin yasalarına uymaz; çoğu zaman bunlarla çelişki halinde olur. Çünkü sansürü uygulayanlar, sanat ve fikir adamı değil, politik iktidarların kontrol memurlarıdır. Bu bakımdan dünyanın neresinde olursa olsun, zaman, bu tutarsızlığı ortaya er geç çıkarır, tu kaka edilen eserler er geç eski tahtlarına geçer otururlar. Ismarlama sanat, güdümlü sanat sevdası ancak bu konuda bilgisi tecrübesi olmayanlardan olabilir

Sanatta Sansür Olmalı mı? sizce

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

ABD kar fırtınasının etkisinde: 2 kişi öldü

Sonraki Haber

Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük, Erzincan doğumlu. AÖF'de radyo televizyon programcılığı okuyor. Tiyatro ve etnik müzikle uğraşıyor, 

İlgili Haberler

Yazarlar

Sahi mutluluk nedir?

25 Nisan 2026
Ah nerede o eski bayramlar...!
Yazarlar

Ah nerede o eski bayramlar…!

23 Nisan 2026
23 Nisanlar silinmez!
Yazarlar

23 Nisanlar silinmez!

23 Nisan 2026
23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras
Yazarlar

23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras

23 Nisan 2026
Okulda niteliğin azalma nedenleri
Yazarlar

Okulda niteliğin azalma nedenleri

23 Nisan 2026
Son damladan öncesi
Yazarlar

Son damladan öncesi

23 Nisan 2026
Sonraki Haber
Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

Denizkurdu-1 2024 Tatbikatı nefes kesti

En Güncel Haberler

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
Dış Haberler

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

25 Nisan 2026
Bottan Fırat Nehri'ne düşen kampçının cansız bedeni bulundu
Yerel Haberler

Bottan Fırat Nehri’ne düşen kampçının cansız bedeni bulundu

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu'nda kafede vatandaşlarla sohbet etti
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda kafede vatandaşlarla sohbet etti

25 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Durdurulan minibüste 60 tabanca ile mühimmat ele geçirildi

25 Nisan 2026
Yaşam

Afiş asarken üst geçitten düşüp, otomobilin altında kalarak öldü

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Diyarbakır’da MHP’ye 500 kişi katıldı

Diyarbakır’da MHP’ye 500 kişi katıldı

- Haberton
25 Nisan 2026

Diyarbakır’da aralarında farklı siyasi partilerden ayrılanların da bulunduğu 500 kişi, törenle Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) katıldı. MHP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

25 Nisan 2026
Bottan Fırat Nehri'ne düşen kampçının cansız bedeni bulundu

Bottan Fırat Nehri’ne düşen kampçının cansız bedeni bulundu

25 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton