Pınar Gültekin cinayetinin üzerinden 1 yıl geçti, ölüp çilesi bitmeyen kadın, dövülmüş, dişleri kırılmış, bir varilin içinde yakılmış, üzerine beton dökülmüş.
Adli Tıp’ın raporuna göre yaşarken yakılmış. Su gibi dünya güzeli bir genç kadın. “Bir varilin içinde, yaşarken yakılmış.” Bu cümleyi kendinizi Pınar’ın annesinin yerine koyarak okuyun. Empati yaparak okuyun. Yüreğiniz kaldırıyor mu? Ne hissediyorsunuz?
Korkunç bir cinayete kurban gitti Pınar. Üzerinden tam 1 yıl geçti. Bunu yapanların insanlıkla alakası yok. Onların davranışlarını, insanlığını sorgulamıyorum. Benim sorguladığım konu adlı süreçle alakalı. Ey Türkiye Cumhuriyeti’nin yüce yargısı ben bir vatandaş olarak soruyorum, merak ediyorum ! Bu dava neden hala müebbetle sonuçlanmadı? Pınar Gültekin canavarca hisle planlanarak öldürülmüş. Bu dava neden bu kadar uzun sürdü ? Geç gelen adalet, adalet değildir!
Pınar’ın annesi “Ben Muğla’ya her gittiğimde kızımın yanık kokusunu alıyorum” diyor. Bu anneye bu cümleyi kurduranlar böyle bir vahşetin sebebi olamaz! Bunu yaparken gerekçe saydığınız o sebepler sizin caniliğinizi kapatmaz. Bir tarafta canice öldürülen gencecik bir kadın, diğer tarafta kızımın yanık kokusunu alıyorum diyen bir anne var. Durum böyleyken bu ülkede hala katili haklı gören insanlar var. Katili mağdur, Pınar Gültekin’i hak etmiş olarak görecek katille aynı kafada olan insanlar var. Her yanıyla çürümüş, kokuşmuş kadın düşmanı insanlar!
Hiç bir canlı böyle canavarca bir hisle tasarlanarak öldürülmeyi hak etmez. Adaletin yerini bulması dileğiyle…












