14 Eylül 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Özgürce yaşamak hakkımız

Özgürce yaşamak hakkımız

Ayşegül Yenilmez - Ayşegül Yenilmez
25 Kasım 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Özgürce yaşamak hakkımız

Özgürce yaşamak hakkımız

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Özgürce yaşamak hakkımız! Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü.

Bugün kadınlara yıllardır uygulanan şiddete, baskıya, yok saymaya, taciz, tecavüz vb. çirkinliklere ve onları bastırıp sonsuz suskunluğa mahkum etmeyi amaçlayan erkek egemen politikalara yönelik tepki ve mücadeleyi bir kez daha hatırlatan ‘’KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ’’

Bugün ülkenin birçok yerinde kadınlar ve kızlar hakları için sokaklarda, televizyonlarda, sosyal medyada her yerde seslerini yükseltiyorlar tıpkı hep yaptıkları gibi. Yürüyüşlerle, destek mesajlarıyla, eylemlerle onlara yapılan tüm bu haksızlığa, saygısızlığa, ötekileştirmeye tepkilerini bir kez daha haykırıyorlar. Peki bütün bu haykırışlar ve çaba yerine ulaşabiliyor mu? Elbette ve ne yazık ki HAYIR. Çünkü ‘’birileri’’ kadınları dinlemiyor, anlamak istemiyor, yaşam haklarını acımasızca ezip geçmekten onları baskı altına almaya uğraşmaktan çekinmiyor, onlara ve yaşam haklarına saygı duymuyor sahip çıkmıyor, ısrarla susturmak istiyor, sömürüyor, aşağılıyor, şiddete tecavüze tacize psikolojik baskıya ve daha bir dolu çirkinliğe maruz bırakıyor, onları güvensiz ve değersiz hissettiriyor.

Bunun nedeni de yıllardır açıkça ortada duruyor; Bu ülke kadınlarını ve kızlarını seven, önemseyen ya da en azından saygı gösteren bir ülke değil. Geçmişten bugüne süregelen ‘’ataerkil’’ ruh çoğu vatandaşın zihnini ele geçirdi ve sözde erkeğin kadından her zaman, her yerde ve her koşulda daha ‘’üstün’’ olduğu algısı oluştu halbuki gerçek asla böyle değil vicdan sahibi, laik, çağdaş ve duyarlı insanlar da bunun fazlasıyla bilincinde bu yüzden bu haklı hak mücadelesinde kadınlar ve kızlarla el ele yürüyorlar, onlara destek veriyorlar aslında ‘’birileri’’nin yapamadığını yapıp onlara, yaşamlarına ve haklarına sahip çıkıyorlar çünkü medeni bir ülkede her insanın her zaman eşit haklara sahip olması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Ve kadınlar ve kızlar gibi onlar da türlü baskıya maruz kalıyor ama buna boyun eğmiyor, korkmadan seslerini GÜRCE ve ÖZGÜRCE yükseltiyorlar.

Ama bütün bunlara rağmen bu ‘’erkek kadından üstündür’’ algısı bir türlü yıkılamıyor çünkü bazı “geri fikirliler” bu inanca körü körüne bağlanmış durumda. Eski çağlarda da bu durum maalesef çoğunlukla böyleydi, o kadar ki kız çocuğu babası olmaktan utanan bu yüzden onları diri diri toprağın altına gömenler vardı. Yine o dönemde eğer ki tecavüze uğrayan bir kadın varsa yanında kız çocuğuyla beraber Fırat Nehri’ne atılıp boğularak ölmeye terk ediliyor, tecavüzcü ise başka bir yere gönderilerek temize çıkarılıyordu. Aslında bütün bunlar bile şimdilerde kadınlar ve erkeklerin bu ülkemizde “çifte standart” yaşantısı ta o dönemden bu döneme sirayet ettiğini bariz bir şekilde açıklıyor.

“Gerici Zihniyet’in en büyük hatalarından biri de “Benim oğlum ne canlar yakacak”, “Paşa oğlum benim”, “erkekler ağlamaz” vs. saygısız, çirkin ve de geri fikir ürünü kelâmlarla erkek çocuklarını büyütmek oldu bu şekilde yetişen erkekler de kendinde istediği her şeyi yapabilme , özellikle de kadına “sahip olma”, ona zulmetme, el kaldırma hakkını gördü ve kuşaklarca da bu böyle sürüp gitti. Bir neslin şiddeti, dayak atmayı, çocuğuna höt zöt edip onu “pısırık” hâle getirmeyi çocuk yetiştirme biçimi sayması da bunu tetikledi.

İşte bu koşullarda yetişen insanların- erkeklerin- günümüzde kadınları ve kızları düşürdüğü durum ortada, aslında bunları yapmalarının amacı geçmişte büyüklerinden gördükleri bu muamelenin acısını onlardan çıkarmak.

Kız çocuklarına yapılanlara ise değinmeye dahi gerek yok. Senelerce eğitim hakkından nasıl mahrum bırakılmaya çalışıldıklarından, hâlâ önlerini kesmeye yönelik saldırılar ve politikalardan, geri kalmış ülkelerin onları çocuk yaşta evlendirmeyi yasallaştırmasından bahsetmeye gerek dahi yok sanırım hepsi ortada.

“ÂHLAK”, “NAMUS” kavramları üzerinden kadınların kıyafetleriyle, cinsel yönelimleriyle sürekli saçma eleştirilere hatta linç kampanyalarına maruz bırakılmasına ne demeli peki? Hatta farklı cinsel yönelimlere sahip bireylerin sürekli saldırılara uğramasına ne demeli?

Özgürce yaşamak hakkımız
Özgürce yaşamak hakkımız

İşin asıl acı yanı ise, bunu durduracak somut bir adımın bir türlü atılamaması daha doğrusu kadınların bir türlü “korunamaması”. Yasalar kadınlardan değil onlara bütün bu çirkinlikleri yaşatanlardan yana oluyor; “sinir anında oldu”, “pişmanım” tarzı söylemleri ciddiye alıp suçluyu serbest bırakmak, mahkemelerde sırf sanık kravat taktı diye uygulanan ağır tahrik indirimleri vs. yaptırımlar ve en önemlisi bir gece yarısı kararıyla kadınların hatta sadece onların değil çocukların,

LGBTİ bireylerin en önemli yaşam hakkı güvencesi olan İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’nden çıkılması. Sözleşme zaten bir türlü “toplum aile yapısına ters düştüğü” gerekçe gösterilerek bir türlü uygulanamıyordu, çıkılma kararı bu “kadın karşıtı” düzeni daha da güçlü kıldı. Üstelik bu ‘’biz bir sözleşmeye istersek girer istersek de çıkarız’’ şeklinde söylemler bu durumun üzerine tüy dikti bu nasıl olur gerçekten anlamaya imkan yok. Bu günümüzde hukuk ve adaletin durduğu yeri de açıkça bize gösteriyor.

Hem “sevgili, karımı seviyorum” diye haykırıp hem de ona şiddet uygulamak. Hem kadınların “değerli” olduğunu söyleyip hem de onlara yaşamı dar etmeye çalışanları korumak. Hem “kız çocukları kıymetlidir” deyip hem de onları baskılayıp eğitim, sağlık gibi temek haklarından mahrum etmeye çalışmak hem haksızca hayattan koparılan bir kadının ardından “adaletini sağlayacağız” sözleri verip hem de faillere ödül gibi cezalar vermek…

Hakikaten anlaşılır, inanılır gibi değil?

Ne yapılmak isteniyor biz kadınlara böyle?

Ne mi? Elbette BİZİ BASKI ALTINA ALIP ERKEK EGEMEN ZİHNİYETE KÖLE OLMAMIZI SAĞLAMAK elbette. Ama öyle bir dünya yok eninde sonunda bunu kabullenecekler.

Teslim olmayacağız, susmayacağız, yılmayacağız, vazgeçmeyeceğiz haklı davamızdan. İstanbul Sözleşmesi yaşayacak ve yaşatacak, her birimiz gerçekten her anlamda EŞİT, ÖZGÜR VE GÜVENDE olana kadar hiçbir yere gitmeyeceğizve savaşacağız. Sonunda da özgürce yaşayacağımız bir düzeni elbet bir gün kuracağız çünkü biz bunu hakkediyoruz. Biz buna değeriz bu bizim en doğal hakkımız.

ÖZGÜRCE YAŞAMAK HAKKIMIZ

SÖKE SÖKE ALACAĞIZ.

Etiketler: KadınŞiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sarıgül: Seçime Türkiye Değişim Partisi olarak hazırız

Sonraki Haber

İBB toplantısında gerginlik yaşandı

Ayşegül Yenilmez

Ayşegül Yenilmez

Ayşegül Yenilmez, 1998 İstanbul doğumlu. 2020 yılında Doğuş Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu, lise yıllarından beri edebiyat, yazı, şiir ve kitaplarla iç içe, iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmekte bunların yanında Yunanca ve İspanyolca öğrenmeye başladı.

İlgili Haberler

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”
Yazarlar

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”

14 Eylül 2026
Taksi sarı da plakadaki o, "T" ne iş gardaşım?
Yazarlar

Taksi sarı da plakadaki o, “T” ne iş gardaşım?

14 Eylül 2026
Bozulmalar ve bozukluklar
Yazarlar

Bozulmalar ve bozukluklar

13 Eylül 2026
Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır
Yazarlar

Terörün milleti olmaz: Kürtler terörle değil, onurlarıyla anılır

13 Eylül 2026
Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta
Yazarlar

Süveydâü’l-kalb: Kalbin içindeki küçük siyah nokta

13 Eylül 2026
Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi
Yazarlar

Karanfil’in kedileri, Tunalı’nın kasıntıları ve Angara’nın trajikomik gündemi

12 Eylül 2026
Sonraki Haber
İBB toplantısında gerginlik yaşandı

İBB toplantısında gerginlik yaşandı

En Güncel Haberler

Beykoz'da uyuşturucu operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı
Yerel Haberler

Beykoz’da uyuşturucu operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı

14 Eylül 2026
Kaldırıma çarpıp ters dönen otomobildeki baba oğul yaralandı
Yerel Haberler

Kaldırıma çarpıp ters dönen otomobildeki baba oğul yaralandı

14 Eylül 2026
İran: 77 gemiyi yaptırım listesine aldık
Dış Haberler

İran, 77 gemiyi yaptırım listesine aldı

14 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Adana’da okul önlerinde denetim gerçekleştirildi

14 Eylül 2026
Yaşam

Yerde gördüğü Türk bayrağını alan kuryeye vali tebriği

14 Eylül 2026
Yaşam

Bodrum’da Çorum lezzetleri, ‘En Büyük Sofra Çorum’ etkinliğiyle tanıtıldı

14 Eylül 2026
Yaşam

Mardin’de, apartman dairesinde çıkan yangın söndürüldü

14 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bakan Bolat’tan ekonomi mesajı: “Türkiye 16’ncı büyük ekonomi olacak”

Bakan Bolat’tan ekonomi mesajı: “Türkiye 16’ncı büyük ekonomi olacak”

- Haberton
14 Eylül 2026

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Bu yıl sonunda inşallah 1,8 trilyon dolar milli gelir ve 20 bin 500 dolar kişi başına...

Türkiye’de erken çocukluk eğitimi: Kreş ve anaokulu standartları

İnternetten alışveriş yaparken sitenin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır? İşte kontrol edilmesi gerekenler

WhatsApp’tan gelen APK dosyalarına dikkat: Tek dokunuşla telefonunuz tehlikeye girebilir

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız dikkat: Nedeni sadece az yemek olmayabilir

Güncel Haber

Beykoz'da uyuşturucu operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı

Beykoz’da uyuşturucu operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı

14 Eylül 2026
Kaldırıma çarpıp ters dönen otomobildeki baba oğul yaralandı

Kaldırıma çarpıp ters dönen otomobildeki baba oğul yaralandı

14 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton