26 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Korku ve Umut insanı ayakta tutar

Korku ve Umut insanı ayakta tutar

Zeynep Demir - Zeynep Demir
9 Kasım 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Korku ve Umut insanı ayakta tutan hayat savaşına karşı beraber savaşan iki güçlü cephedir. Ne korkmadan ne de umut etmeden yaşayamayan insanlara…

Bir gün dayanamayacağım bir noktaya geldiğimi anladığım anda gitmeye karar verdim dişçiye. Çok da güzel bir ayrılık cümlesi, uzunca da bir devamı olabilirdi lakin, canı yakan bir kalp sızısı değil diş ağrısıydı.

Randevuyu aldığım anda başladı karnımın ağrısı. Sayılı günler çabuk geçer dediler, geçmedi saatleri dakikaları saymaya başladım. Kafanı takma hemen biter sonra unutursun dediler, yok takmadan duramadım. Beklenen gün geldiğinde dizlerimden sıcak sıcak başlayan korku furyası yukarı doğru çıkmaya başladığında ani bir mide bulantısına dönerek hızla kulaklarımdan çıkmaya başladı.

O soğuk koltuğa uzandığımda bana doğru gülerek yaklaşan, parmaklarını oynatarak eldivenini yerleştirirken çok sevimli olduğunu düşünen, sözde hiçbir şey hissetmeyeceğimi söyleyen doktor kılıklı amca beni rahatlatmıyor daha da çok geriyordu. Ah be doktor ya, sen beyaz bir melek olmalıydın değil mi? Kurtarıcı, şifa kaynağı… Benim gözlerim neden şuan seni sekiz kollu bir ahtapot görüyor o zaman?

Gözlerimi sıkıca kapattım. Çocukken geceleri uyandığımda, gözlerimi açtığım anda yanıma birilerinin geleceğini hayal etmem gibi bir savunma psikolojisiydi bu. Kışın bir de sobanın ışıkları tavana vurdu mu sorma gitsin. Oluşturduğu şekillerden illa bir canavar hayal ederdim, neden başka çocuklar gibi uçan balon, dondurma, at gibi figürler aklıma gelmezdi benim de…

Korku ve Umut insanı ayakta tutar
Korku ve Umut insanı ayakta tutar

Daha küçükten sağ ve sol yanımızdaki melek anlatımlarıyla görünmeyen varlıklara alıştırılmış bir toplumda, şeytan her zaman seni kandırmaya çalışır ve damarlarının içinde gezer diye ikna edilmiş bir çocuk nasıl korkmaz yalnız uyumaktan. Korktuğumuzdan ağlasak, bu sefer yok öyle görünmeyen varlıklar diye bir de tersine ikna edilmeye çalışılırdık.

“İki ameliyat oldum, bu kadar titremedim be doktor.” Dedim bir ara. Maskesinin altından attığı kahkahadan sonra bir utanma da gelmedi değil…

Şu korkular nasıl da biçim değiştiriyordu süre gelen yıllarda. Kimisi soyut korkular, kimisi somut. Ama hep bir korku yaşar insan. Bebekken açlık, çocukken canavar, ergenken beğenilmeme, biraz yetişince kabul görmeme, orta yaşta sevilmeme, yaşlılıkta yalnız kalma. Sadece bunları yaşayınca şanslılardan olduğumuzu söylesem yeridir halbuki.

Korku denilen duygu, tehlike ânında alarm vererek kendimizi korumamızı sağlaması açısından, insanın varlığını sürdürebilmesinin en önemli önkoşuludur. Fakat sadece tehlike anında korkmuyoruz. Kendimizi yetersiz, savunmasız hissettiğimizde de korkuyoruz.

Ayrıca hayatta beklentisi olan, bir maddeselliğe ya da manevi olarak bir olguya bağlı kalan herkeste bir korku duyusu gelişir. Korku bizi hayatta tutan en büyük direktir. Hayvani bir iç güdü…

Peki nasıl ters köşe edecektim ben bu korkuyu, doktor “haftaya gel diğer dişini de çekelim” dediğinde. Tekrar mı yaşayacaktım şimdi bunu?

Dişçiyi geçtim de, bu ay zam istedim diye işten çıkarılma korkum ne olacaktı? Ya da çocuğumun kalbinin delik olduğunu öğrendiğimde? Akşama kocam geldiğinde yemeği beğenmediğinde kafama fırlatır mıydı tabağı? Alt komşum gece terlikle yürüyüş sesimden rahatsız olurda kapıma gelir miydi? Çocuğum üniversite sınavını kazanamazsa? Geçen gün yaptığım dedikodu ortaya çıkarsa ne cevap vereceğim? Babam hasta, ya kaybedersek? Bu ay faturaları ödeyemezsem, kira için de ev sahibi kapıma dayanır mı? Hastalığım da artmış, ölürsem çocuklarıma kim bakar? Söylediğim yalanlar bir ortaya çıkarsa, çok sevdiğim ya beni sevmezse, ya da çocuğum olmazsa…

Herkesin seçebileceği bir madde var bu listede.

Korku ve Umut insanı ayakta tutan hayat savaşına karşı beraber savaşan iki güçlü cephedir. Ne korkmadan ne de umut etmeden yaşayamayan insanlara…
Korku ve Umut insanı ayakta tutan hayat savaşına karşı beraber savaşan iki güçlü cephedir. Ne korkmadan ne de umut etmeden yaşayamayan insanlara…

Kırmızı köşede kocaman, iri yarı, altın kemer sahibi, ısınan “korku”yu ters köşe edebilecek tek bir rakip var. O da mavi köşede sakince bekleyen “umut”.

Umut insanı yaşama bağlayan ince bir iplik ve var oluş savaşıdır. Sadece ruhu beslemesine rağmen bedeni de ayakta tutan bir “bekle, yaşa, hayal et” biçimidir. Filozof Gabriel Marcel’a göre umut insanda varoluş duygusunu oluşturur. Bu kavram, kendi içinde çelişkilidir. Ne pasif bir bekleyiştir, ne de gerçekleşmesi olanaksız koşulların gerçekçi olmayan bir şekilde zorlanmasıdır.

Bilincimiz umut etmeye o kadar müsait yaratılmıştır ki, artık beklentiniz bittiyse bile “belki bir gün” olgusu hiç geçmez. Bir yerlerde saklanmış ve hiç ummadığımız anda sahneye fırlayarak, rolünü bir gün oynayacaktır.

Umut geçmişi ve geleceği birbirine bağlar, yaşananlardan beslenerek bizi geleceğe baktırır. Bazen hoş bir bekleme bazen ise acı bir bekleyiş. Fakat umutsuzluk halindeyken bile mutlu olunabilir. Çünkü tam bir umutsuzluk halinde bile durumun umutsuzluğu kabul edilirken de aşılır.

Velhasıl kelam; Korku ve Umut insanı ayakta tutan hayat savaşına karşı beraber savaşan iki güçlü cephedir. Ne korkmadan ne de umut etmeden yaşayamayan insanlara…

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

AHMET ARİF

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Perre’deki konutlar depremlerden etkilenmiş

Sonraki Haber

Kur’an’ı Türkçe’ye tercüme ettiren ilk kişi, Atatürk

Zeynep Demir

Zeynep Demir

Okuma - yazma yedi yaşında başlasa da, gerçekten okur - yazarlığı on beş yaşında başladı. Ve o günden beri, sürekli okumaya ve yazmaya devam ediyor.

İlgili Haberler

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Türkiye'de Vali, Libya'da Başbakan: Sadullah Koloğlu
Yazarlar

Türkiye’de Vali, Libya’da Başbakan: Sadullah Koloğlu

24 Haziran 2026
Yemişim tramvayı
Yazarlar

Yemişim tramvayı

23 Haziran 2026
Sonraki Haber
Kur'an'ı Türkçe'ye tercüme ettiren ilk kişi, Atatürk

Kur'an'ı Türkçe'ye tercüme ettiren ilk kişi, Atatürk

En Güncel Haberler

Arda Güler tarihe geçti
Spor Haberleri

Arda Güler tarihe geçti

26 Haziran 2026
İzmir'de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı
Yerel Haberler

İzmir’de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

26 Haziran 2026
Avcılar'da dron destekli ‘Huzur Uygulaması’ gerçekleştirildi
Yerel Haberler

Avcılar’da dron destekli ‘Huzur Uygulaması’ gerçekleştirildi

26 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Dışişleri Bakanı Fidan, Kanada’da Darlington Nükleer Tesisi’ni ziyaret etti

26 Haziran 2026
Yaşam

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

26 Haziran 2026
Yaşam

Iğdır’da Kerbela şehitleri anıldı

25 Haziran 2026
Yaşam

Meslek lisesi, elektriğini güneşten karşılıyor

25 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

Sazlığa düşen tayı kurtarmak için suya atladı; o anlar kamerada

- Haberton
26 Haziran 2026

Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Kayseri’deki Hürmetçi Sazlığı’nda bir tayın suya düşmesinin ardından bölgede yılkı atlarından sorumlu bir personelin...

Duş alma sıklığı sağlık açısından önemli mi? Uzmanlar doğru dengeyi açıkladı

Emekli maaşında yeni düzenleme gelir mi? Gözler kritik tarihte

Telefon bataryası neden hızlı tükenir? En yaygın 7 hata

Sıcaklıklar neden mevsim normallerinin üzerine çıktı? Uzmanlar kritik nedenleri açıkladı

Güncel Haber

Arda Güler tarihe geçti

Arda Güler tarihe geçti

26 Haziran 2026
İzmir'de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

İzmir’de evde çıkan kavgada 9 yerinden bıçaklanarak ağır yaralandı

26 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton