31 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kokpitte sofra adabı

Kokpitte sofra adabı

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
10 Ekim 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Kokpitte sofra adabı
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Dün bir taksiye bindim. Şoförün telefonunda navigasyon açıktı. Kadın sesi kibarca, “Sağa dönün.” dedi.

Şoför sola döndü.

“Bu alet ne bilir, abi?” dedi. “Ben bu şehirde otuz yıldır direksiyon sallıyorum.”

Yirmi dakika sonra otuz yıllık tecrübeyle birlikte bir ara sokakta çakılı kaldık. Telefondaki kadın susmadı, rotayı yeniden hesaplıyordu. Şoför de kendi hesabını yapıyordu: Yanılmadığını nasıl kanıtlayacağını.

O kadının sesi bana yıllar önce gerçekleşen bir kaza raporunu hatırlattı.

6 Şubat 1996 gecesi, Dominik Cumhuriyeti’ndeki Puerto Plata’dan havalanan Birgenair’in Boeing 757’si, beş dakika sonra Atlas Okyanusu’na gömüldü. İçinde 189 kişi vardı. Hiçbiri kurtulmadı.

Faciaların teknik tarafı çoğu zaman gülünç derecede küçüktür. Günlerce yerde bekleyen uçağın hız ölçen pitot tüplerinden biri tıkanmıştı. Araştırmacılar, tıkanıklığa bir böceğin taşıdığı çamur ya da kalıntıların yol açmış olabileceğini düşündüler. Kaptanın göstergesi uçağın olduğundan hızlı gittiğini söylüyordu; yardımcı pilotunki ise gerçek hızın düştüğünü gösteriyordu. Otomatik pilot da kaptanın hatalı hız verilerini kullanıyordu.

Kaptan da.

Bir böcek bir uçağı düşürmez. Bir böceğe inanan bir hiyerarşi düşürür.

Ses kayıtlarında yardımcı pilotun uyarıları duyuluyor. Kendi göstergesindeki hızın düştüğünü bildiriyor, burnun aşağı indirilmesi gerektiğini söylüyor. Kaptana saygılı bir dille sesleniyor. Uçak titriyor, stall uyarısı çalıyor, sol motorun gücü aniden düşüyor, gövde kendi etrafında savrulmaya başlıyor. O kokpitte bilgi vardı, uyarı vardı, tecrübe vardı. Eksik olan, bunları ortak bir karara dönüştürebilmekti.

O saygılı dilin bizde bir adı vardır.

Hocam.

Bu kelimenin içinde koca bir tarım toplumu yatar. Kitabın olmadığı köyde kütüphane, köyün en yaşlısıdır. Yağmurun ne zaman yağacağını, hangi tarlanın ne zaman sürüleceğini o bilir. Çünkü bilgi yıllarla birikir ve yaşlıyla birlikte toprağa girer. Binlerce yıl boyunca bu mantık işe yaradı. Ak sakal gerçekten de bir arşivdi.

Sonra bir şey oldu. Bilgi yaştan koptu. Göstergeye, ölçüme, deneye, veriye taşındı. Galileo, Aristoteles’in asırlık otoritesine rağmen hareketin yasalarını deney ve matematikle sorguladı. Bilimsel Devrim’in büyük cüreti buydu: Büyüğün söylediğini ölçümün önüne koymamak.

Bizim kaptan da göstergeye bakıyordu, haksızlık etmeyelim. Ama yalnızca kendi göstergesine. Yanındaki göstergenin, yanındaki insanın ve onun gösterdiği gerçeğin, sırf o insan bir ast olduğu için daha az doğru olduğunu düşünüyordu. Bunu yalnızca kokpitte görmüyoruz elbette. Öğretmen tahtaya yanlış bir şey yazar, bütün sınıf görür, kimse elini kaldırmaz. Toplantıda müdür bir karar açıklar, odadaki herkes yürümeyeceğini bilir, herkes başını sallar. Aile sofrasında dede bir şey söyler, torun bir bakar, susar. Hiçbiri kötü niyetli değil. Hepsi terbiyeli. Uçak da çok terbiyeli bir uçaktı.

Sanırım bütün mesele bu. Biz bilgiyi hâlâ rütbeyle tartıyoruz.

Haksızlık etmeyeyim, bu hastalık bize özgü değil. 1977’de Tenerife’de havacılık tarihinin en büyük felaketi yaşandı. KLM’nin en kıdemli, yüzü şirket reklamlarında görünen kaptanı, pisti boşalmış sanıp kalkışa geçti. Uçuş mühendisi, çekingen bir soruyla pistte başka uçak olup olmadığını sordu. Kaptan, emin bir sesle olmadığını söyledi. Beş yüzü aşkın insan öldü. Bir yıl sonra Portland’da, bir United Airlines uçağının kaptanı iniş takımı arızasıyla uğraşırken uçağın yakıtı tükendi. Mürettebat durumu ima etti, ısrar etmedi.

Fark şurada: Batı bu enkazlardan bir kural çıkardı. Kokpit kaynak yönetimi denen bir eğitim doğdu ve kıdemsizlere itiraz etmeleri, kıdemlilere de dinlemeleri öğretildi. Susmak artık saygı değil, kusur sayıldı. Hollandalı kaptanın kibri bir müfredata dönüştü.

Biz enkazdan ne çıkardık? “Allah rahmet eylesin.”

Kant, 1784’te Aydınlanma’yı insanın kendi aklını başkasının rehberliğine ihtiyaç duymadan kullanabilmesi diye tarif etmişti. Aklını kullanmak için yalnızca zekâya değil, cesarete de ihtiyaç vardı. Ne tuhaf. Bizim matbaa tarihimizde aynı cesaretin başka bir sınavı yaşanmıştı. Gutenberg’den yaklaşık üç asır sonra, İbrahim Müteferrika’nın kurduğu matbaa ilk kitabını ancak 1729’da basabilmişti. Osmanlı topraklarında matbaa daha önce de vardı ama Türkçe kitapların basımı gecikmişti. Mesele yalnızca bir makinenin gecikmesi değildi. Bilginin kimlerin elinde kalacağı, kimlerin eline ulaşacağı meselesiydi.

Şimdi o kokpiti büyütün. Uçak bir okul olsun, kaptan müdür. Uçak bir şirket olsun, kaptan patron. Uçak bir parti olsun, kaptan lider. Her birinde göstergeyi farklı okuyan bir genç vardır ve her birinde o genç aynı kelimeyi söyler.

Hocam.

Bazı uçaklarda bu kelime bile söylenemez. Çünkü orada burnu havada olan uçak değil, kaptanın kendisidir. Uyarıyı yapanın kariyeri, uçaktan önce düşer.

Yine de o yardımcı pilota kızamıyorum. O genç adam terbiyesinin kurbanıydı. Ona “Büyüğüne karşı gelinmez.” diyen her akraba, sofrada “Sus, büyükler konuşuyor.” diyen her baba, “Sen daha çok gençsin.” denilerek sözünün kesildiği her toplantı, o gece onunla birlikte kokpitteydi. Elini önündeki levyeye uzatamadı çünkü bütün bir ömür boyunca o eli masadan çekmesi öğretilmişti.

Oysa itiraz etmek bir saygısızlık değil, saygının en yüksek biçimidir. Birinin yanılabileceğini kabul etmek, onu insan yerine koymaktır. Yanılmaz saydığınız biri artık insan değil, put olur. Putlar da uçak kullanamaz.

Merak eden çocuğu düşünün. “Neden?” diye soran, büyüğün cevabıyla yetinmeyen, kurcalayan, bozan, yeniden kuran çocuğu. Bütün bilim o çocuğun büyümüş hâlidir. Biz o çocuğu terbiye etmeye öyle hevesliyiz ki büyüyünce onu kokpitte susan bir adama dönüştürüyoruz. Şimdi yine o eski lafı düşünüyorum. Büyüğün bir bildiği vardır. Olabilir. Varsa söylesin, biz de öğrenelim. Yoksa, bunu anlamanın tek yolu sormak. Çocukken bu lafı duyunca susardım. Şimdi düşünüyorum da, belki büyüğün bildiği tam olarak buydu: Kimse soru sormadığı sürece hiç yanılmayacağını.

Taksiye döneyim.

Sokaktan nihayet çıktığımızda şoför, navigasyonun tarif ettiği caddeye kendi buluşuymuş gibi girdi. “Gördün mü, abi? Kestirmeden getirdim.” dedi.

Bir şey demedim. Parayı uzattım, üstünü almadım bile.

“Sağ ol, hocam.” dedim.

Kokpitte değildik. Ama o yirmi dakika boyunca yardımcı pilot bendim.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Trump, Rusya ile yaptıkları dizel anlaşması için Putin’e teşekkür etti

Sonraki Haber

Van’da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Kendi değerini kendin ver
Yazarlar

Kendi değerini kendin ver

30 Ekim 2026
Biohacking ve gül: Geleceğin bilimi, geçmişin bilgeliği
Yazarlar

Biohacking ve gül: Geleceğin bilimi, geçmişin bilgeliği

30 Ekim 2026
"Affet İsyanım Benim": İnsanın kendi kusuruyla barışıp bir çayla yıkanması
Yazarlar

“Affet İsyanım Benim”: İnsanın kendi kusuruyla barışıp bir çayla yıkanması

30 Ekim 2026
Zamanın Sükûneti
Yazarlar

Zamanın sükûneti

30 Ekim 2026
Cumhuriyet: Bir milletin umuda açılan kapısı
Yazarlar

Cumhuriyet: Bir milletin umuda açılan kapısı

29 Ekim 2026
Cumhuriyetin anlamı
Yazarlar

Cumhuriyetin anlamı

29 Ekim 2026
Sonraki Haber
Van'da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Van'da beyin damar yumağı ameliyatsız tedavi edildi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Virtus Bologna - Beşiktaş: 101-103
Spor Haberleri

Virtus Bologna – Beşiktaş: 101-103

31 Ekim 2026
Avcılar'da metrobüs yolundaki elektrik hattında çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Avcılar’da metrobüs yolundaki elektrik hattında çıkan yangın söndürüldü

31 Ekim 2026
Rize'de sağanak taşkına neden oldu
Yerel Haberler

Rize’de sağanak taşkına neden oldu

30 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bakan Fidan Atlanta’da Alman Mevkidaşı Wadephul ile görüştü

31 Ekim 2026
Yaşam

Dışişleri Bakanı Fidan,ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile bir araya geldi

31 Ekim 2026
Yaşam

Hamile kızını ve birlikte yaşadığı erkek arkadaşını öldürdü

30 Ekim 2026
Yaşam

Muş’ta kar yağışı nedeniyle yollarda kalan araçların sürücüleri kurtarıldı

30 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Polonya Devlet Başkanı Nawrocki, ülkesindeki olaylar nedeniyle Senegal ziyaretini iptal etti

Polonya Devlet Başkanı Nawrocki, ülkesindeki olaylar nedeniyle Senegal ziyaretini iptal etti

- Haberton
30 Ekim 2026

Senegal'e giden Polonya Devlet Başkanı Karol Nawrocki, ülkesinde anayasa mahkemesi çevresinde yaşanan olaylar nedeniyle ziyaretini iptal etti. Nawrocki'nin uçağının havadaki...

Türkiye’de kış saati neden uygulanmıyor? Kalıcı yaz saatinin uyku ve sağlığa etkileri

Kapadokya’da peribacaları neden çöküyor? Doğal oluşumlarda aşınma ve yıkılma tehlikesi

2026 KPSS ön lisans sonuçları açıklandı! P93 puanı nasıl hesaplanıyor, sonuçlara nasıl itiraz edilir?

Afet anında hayat kurtaran hazırlık: Kızılay Haftası’nda bilinmesi gerekenler

Güncel Haber

Virtus Bologna - Beşiktaş: 101-103

Virtus Bologna – Beşiktaş: 101-103

31 Ekim 2026
Avcılar'da metrobüs yolundaki elektrik hattında çıkan yangın söndürüldü

Avcılar’da metrobüs yolundaki elektrik hattında çıkan yangın söndürüldü

31 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton