İnsan, nefsiyle yaşayan ve doymayan bir varlıktır. Kâinattaki bütün varlıklar doyduklarını bilirken insan bir türlü doymaz, durmaz. Yüzlerce peygamber gelmiş geçmiş, ne felaketler görmüş insanoğlu ama yine de durdurulamamış…
Yarının meçhul olduğu bu dünyada neyin savaşı olduğunu bir türlü anlayamamış. Hırstan gözleri dönen insanlar, size sesleniyorum: Biraz irademize sahip mi çıksak? Hep kendini düşünen insanlardan, muhtaç olan insanı gören yok. Sevgi zaten bitip tükenmiş. Varsa yoksa para…
Nefsimiz bizi satın almış. Elinde oyuncak olmuşuz. Tembelliğimiz irademizi yenmiş. Ve sonunda doymayan nefsimiz sonsuz bir mutsuzluk sunmuş. Sonunda bakıyorum da kimse mutlu değil. Herkes düşmüş, herkes üzgün, herkes yalnız…
Barış, umut ve sevgi dolu bir dünya olması için önce herkes kendi nefsini dizginlemeyi öğrenmeli. 19. yüzyılın tanınmış eğitimcilerinden olan Fransız yazar Jules Payot, bir bireyin irade terbiyesi sayesinde tutkularından arınıp kendini geliştirmenin ve özgürleşmenin yolunu bulabileceğini söyler. Hayat boyunca edinilen tüm bilgiler ve ailede, okulda alınan eğitim, iradeyi güçlendirmede kullanılabilecek kaynakları bizlere sağlar. Tembelliği yenmemiz gereken düşman olarak tanımlamıştır. Cesaret kırıcı cümleleri bir kenara bırakıp kendimizi geliştirip irademizi güçlendirmeye ne dersiniz?












