5 Ağustos 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - İktidar güç ve toplum

İktidar güç ve toplum

Talat Yalçın - Talat Yalçın
6 Şubat 2022 - Güncellenme Tarihi 23 Şubat 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
İktidar güç ve toplum

İktidar güç ve toplum

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kıymetli okurlarım bu hafta sizlerle “Dünden Bugüne” diyerek başladığım meselelerden biriyle devam edeceğiz. Yolculuğumuzun bu haftaki durağında geçmişten günümüze iktidar güç sahiplerinin topum düşüncesini belli perspektiflerle ele almaya çalışacağım.

Tarihin derin ve tozlu raflarında yerini alan binlerce yıllık yolculuğun büyük kısmında yönetenler ve yönetilenler arasındaki meseleler sözüm ona sürekli gündem olmuştur. Her yönetici grubu yönettiği toplumda kalıcı bir iktidar gücünü elinde bulundurmak istemiş ve ondan vazgeçmemek için çeşitli yöntemler kullanmıştır.

İlk toplumlardan günümüze bu yapısal durum değişmemiş ama uygulanan yöntemler elbette değişmiş ve gelişmiştir. İktidar sahipleri kimi devirlerde gücü elinde bulundurmak için normalin ötesinde reaksiyonlar sergileyerek topluma ve rakiplerine baskı ve zulüm yöntemini seçmiş ve kendi gücünü hâkim kılmak istemiştir. Kimi zaman iktidar gücünü orantılı olarak paylaşmayı göze almış ama temel iktidar gücünü elinden bırakmamıştır.

İnsan düşünce gelişimi, iktidar ve toplum arasındaki düzeyi ve uygulama yöntemlerini belirleyen esaslar arasında olmuşsa da toplum yaşam biçimleri, sahip olunan imkânlar ve din en etkili nedenlerdendir. Özellikle din, toplumları bir sınır içinde tutma, istek ve düşünce limitleri belirleme konusunda kullanılan en etkin araç olmuştur.

Elbette bu durum hem iyi hem de kötü olarak ele alınabilir. Orta Çağ karanlığı diye tabir edilen dönemde baskı ve zulüm rejimleri ne kadar üst ve ileri düzeydeyse, Türk Devletlerinde uygulanan yönetim şekli ve İslâm dininin getirdiği iktidar anlayış ve yönetimi yani rejim şekli o denli paylaşımcı ve adil bir düzen üzerine kurulmuştur. Bu noktada resmin ana sorusu şudur, iktidar neden vardır? Bu soruya verilen cevap eğer güce sahip olmak ve onu elinde tutmak ise yönetim baskı, zulüm ve yıkılmaya mahkûm olan esaslar üzerine kurulmuştur. Lakin cevap eğer topluma hizmet ve görevi yerine getirmek ise işte o zaman iktidar ve güç bir araç olarak kalır ve yönetim, temelleri sağlam sütunlar üzerine kurulur.

Adalet, eşitlik, hakkaniyet, toplum emniyeti, güvenliği ve yaşam standardının gelişimi, görev ve sorumluluk bilinci gibi sayılabilecek dinamikler merkezde yer alır. Bu nedenle orta çağ Avrupa’sında bilim ve sanat ilerleme kaydedemezken, doğu kültür ve medeniyeti halen bilime temel olan meseleleri o dönemde medreselerde öğretiyorlardı. Batıda hastalıklara cin, şeytan gibi nedenler uydurulur ve bazen kişiler diri diri yakılırken doğuda ilaçlar, merhemler geliştiriliyordu.

Orta Çağ’da ve tarihin belli dönemlerinde dini kullanarak toplum ve iktidar üzerinde bir güç oluşturulan zamanlara Avrupa’da çokça rastlanır. Engizisyon döneminde Hıristiyanlığı kullanan din adamları bilindiği üzere kralları bile aforoz edecek güce sahiplerdi ve bu durum onları sarsılmaz bir güç hâline getiriyordu. Eski Roma döneminde de, derebeylik dönemlerinde de benzer uygulamalar olmuştur. O dönemlerde krallar gücü ellerinde tutmak için hem dini hem savaşları kullanmışlardır.

Savaş neden bu durumun içindedir, çünkü savaş; yetkinin toplanması ve güç sahipleri dışındakiler için yaşamın sınırlandırılması anlamına gelir. Örneklere Sovyet Rusya komünizmi de eklenebilir. Hem siyasal hem dini açıdan baskıcı unsurları topluma dikta ederek gücü yekpare kontrol altında, yani elinin altında bulundurma biçimlerine ne isim verilirse verilsin sonuç ve amaç aslında aynıdır.

Türk ve İslâm medeniyetinde durum nasıldır? Bilindiği üzere ilk Türk devletlerinden bugüne değin yaşamış neredeyse tüm krallıklar, devletler, imparatorlukların ortak özelliklerinden birisi “Divan” meclisleriydi. Divanlara yaşlı yani tecrübeli askerler, din adamları, akıl kişiler seçilirdi. Bu seçim akrabalık veya babadan oğla değil beceri ve ilim ile olurdu.

Örneğin, Semerkant da yaşayan bilge bir adam Rey şehrindeki divana çağrılır fikri alınırdı. Elbette hanlık, hanedanlık babadan oğula geçmiştir fakat yönetim yetkisi divanlar ve toylar aracılığıyla paylaştırılmıştır. İslâm sonrası bu duruma “Meşveret” denilen yeni bir biçim eklenmiştir. Kelime anlamı danışmak, fikir almak demektir. Örneğin, İslâm devletinde Peygamber Efendimizden sonra başa geçen halifelerden Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman peygamber ailesine akrabalığı neredeyse yoktur. Onları halife yapan şey ileri görüşlülükleri ve peygamber efendimizin yanında pişmiş olmalarıydı. Hz. Ali (r.a) her ne kadar efendimizin akrabasıysa da halife seçilmesinde bunun etkisi olmamıştır. Sonraları da, tayin edilen valilerin ve devlet başkanlarının yönetim ve idare anlayışlarında paylaşma, fikir alma, hesap verebilme konularına hassasiyet gösterdikleri birçok örnekle sabittir.

Kıymetli okurlarım bu hafta sizlerle “Dünden Bugüne” diyerek başladığım meselelerden biriyle devam edeceğiz. Yolculuğumuzun bu haftaki durağında geçmişten günümüze iktidar güç sahiplerinin topum düşüncesini belli perspektiflerle ele almaya çalışacağım.
Kıymetli okurlarım bu hafta sizlerle “Dünden Bugüne” diyerek başladığım meselelerden biriyle devam edeceğiz. Yolculuğumuzun bu haftaki durağında geçmişten günümüze iktidar güç sahiplerinin topum düşüncesini belli perspektiflerle ele almaya çalışacağım.

Bu konuya verilebilecek bilinen örneklerden birisi; Osmanlı Padişahı ve Fatih olan Sultan Mehmet hakkında ki kıssadır. Malumunuz yabancı ve gayrimüslim olan mimar yaptığı kusurlu sayılan iş nedeniyle adamın kolunun kesilmesi ve konu yargıya taşınmıştır. Görülen dava sonucu yargının Fatih Sultan Mehmet Han’a ceza vermesi ve İslâm’da çok caydırıcı bir ceza olan “Kısasa kısas” olarak kolunun kesilmesine hüküm verilmesi olayı çok manidardır. O olayda, cezayı veren kadı ile padişah arasında da şöyle bir mesele geçmiştir,

Fatih Sultan Mehmet Han davanın görüleceği salona kılıcıyla girer ve kadının hükmü vermesinden sonra kılıcını çekerek kadıya, “Eğer adil bir karar vermeseydin bu kılıçla kelleni alırdım.” der. Bunun üzerine kadı oturduğu minderin altından bir gürz çıkarır ve şöyle cevap verir, “Eğer adil karara padişah olduğun için itiraz etseydin başını bu gürz ile ezerdim!” der. Koca cihan padişahına karşı kadı bu cesareti nereden alıyor dersiniz? Elbette İslâm’ın adalete verdiği büyük ehemmiyetten ve güçten alıyor. Öyle ki, adalet konu olunca iktidar sahipleri bile gerektiğinde adalet karşısında titremek durumundadırlar. Çünkü inanan bir iktidar sahibi için önemli olanın güç değil o gücün kendisine görev olarak verildiği ve görevinin topluma hizmet olduğunun bilincinde olmasıdır. Ve elbette Allah’ın (c.c.) “Yapılan her zerre iyiliğin de, kötülüğün de karşılığının olacağı,” vaadidir.

İnanç, yani dinin iktidar üzerinde tartışmasız bir etkisi olduğu doğrudur. Bu etkinin önemli olan kısmı, kişilerin yani iktidar sahiplerinin gücü nasıl kullanmayı tercih ettikleridir.

Kıymetli okurlarım. Düşünce ikliminde tarihin sayfalarına baktığımızda karşımıza binlerce örnek çıkar. Hepsi aslında bir ibrettir ve ibret, alınması gereken önemli bir durumdur. Tarihin tekerrürden yani hatalardan ibaret olmaması için ibret alınması hususu önemlidir. Geçmişini bilmeyenlerin geleceklerini inşa edemeyeceklerini söyleyen atalarımıza ve halka hizmet hakka hizmettir diyerek yaşamış tüm iktidar sahiplerine selam olsun diyor hepinize esenlikler diliyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

İnsanoğlunun en iyi yoldaşıdır yalan ve sırları ..

Sonraki Haber

Omicron ve Covid-19

Talat Yalçın

Talat Yalçın

1982 Erzurum doğumlu, tarih hayranı ve yazar.

İlgili Haberler

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Gamsız mektup
Yazarlar

Gamsız mektup

2 Ağustos 2026
Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!
Yazarlar

Ankara’nın parklarında romantizm sökmez, racon işler!

2 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Omicron ve Covid-19

Omicron ve Covid-19

En Güncel Haberler

Gündem

Osmaniye’de fabrikada facia! Kaynak sırasında çıkan yangında 2 işçi hayatını kaybetti

5 Ağustos 2026
Özgür Çelik'ten Üsküdar seçimi sonrası çok konuşulacak iddialar! "Sinsi plan yapıldı"
Öne Çıkan

Özgür Çelik’ten Üsküdar seçimi sonrası çok konuşulacak iddialar! “Sinsi plan yapıldı”

5 Ağustos 2026
TBMM'ye tarihi teklif! Numan Kurtulmuş: Yeni dönemin kapısı aralanacak
Öne Çıkan

TBMM’ye tarihi teklif! Numan Kurtulmuş: Yeni dönemin kapısı aralanacak

5 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Okul saldırısında ölen Adnan Göktürk’ün babası: Cumhurbaşkanımız taleplerimizi olumlu karşıladı

5 Ağustos 2026
Yaşam

2 yaşındaki bebeği Heimlich manevrasıyla kurtaran personele ödül

5 Ağustos 2026
Yaşam

Çiftliğin havalandırması arızalanınca 4 bin tavuk öldü

5 Ağustos 2026
Yaşam

Denizde boğulma tehlikesi geçiren Batın, kurtarılamadı

5 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Çiftliğin havalandırması arızalanınca 4 bin tavuk öldü

Çiftliğin havalandırması arızalanınca 4 bin tavuk öldü

- Haberton
5 Ağustos 2026

Bolu'nun Mudurnu ilçesinde bir tavuk çiftliğinde elektrik panosundaki arıza nedeniyle havalandırma sisteminin durması sonucu yaklaşık 4 bin tavuk öldü. Olay,...

Yapay zekâ dolandırıcılığı nedir? Sesinizi ve görüntünüzü kopyalayarak hedef alabiliyorlar

İnsanlar neden giderek daha unutkan oluyor? Günlük alışkanlıklar hafızayı sessizce zayıflatıyor

Sürekli terleme hangi hastalıkların habercisi olabilir?

Kelebekler gerçekten sadece 1 gün mü yaşıyor? Yıllardır doğru sanılan bilgi ortaya çıktı

Güncel Haber

Osmaniye’de fabrikada facia! Kaynak sırasında çıkan yangında 2 işçi hayatını kaybetti

5 Ağustos 2026
Özgür Çelik'ten Üsküdar seçimi sonrası çok konuşulacak iddialar! "Sinsi plan yapıldı"

Özgür Çelik’ten Üsküdar seçimi sonrası çok konuşulacak iddialar! “Sinsi plan yapıldı”

5 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton