Sosyal medya, bize “bilgiye anında erişim” vaat etti. Bir zamanlar, bir konuda bilgi almak için kitaplara, makalelere başvururduk. Şimdi ise, her şey bir tık uzağımızda. Ancak bu durum, herkesin bir “uzman” olmasına ve bilginin bir çöplüğe dönüşmesine neden oldu.
Bir bakın etrafınıza… Bir ‘uzman‘ olmayan, bir konuda fikri olmayan birine rastlamak neredeyse imkansız. Herkes, siyasetten spora, sağlıktan ekonomiye kadar her konuda bir fikre sahip ve bu fikrini paylaşmaktan çekinmiyor. Bir doktorun yıllarca okuyup edindiği bilgiyi, bir sosyal medya ‘influencer’ının birkaç dakikalık bir videosuyla çürütebilme cesareti, bu durumun en komik ve en trajik yönüdür.
Bu durum, bilgi kirliliği yaratır. Yanlış bilgiler, doğrular kadar hızla yayılır ve insanlar, neye inanacaklarını şaşırırlar. Bir haberin doğruluğunu sorgulamak yerine, onu beğeni sayısına göre değerlendiririz. Ne kadar çok beğeni alırsa, o kadar doğrudur diye düşünürüz.
Evet, bilgiye erişim artık çok kolay. Ama asıl mesele, o bilgi çöplüğünden doğru bilgiyi ayıklayabilmektir. Bir konuda ‘uzman’ olmak, sadece bir şey hakkında konuşmak değil, o konuya gerçekten hakim olmaktır. Ve bu, birkaç dakikalık bir video izleyerek değil, yıllarca çalışarak kazanılır.













